• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Dönüşemeyen gemiler tarih olacak

21 Ocak 2022 Cuma 00:00
12
14
16
18

Dönüşemeyen gemiler tarih olacak


   ► Yeşil Mutabakat kapsamında, deniz taşımacılığından kaynaklanan sera gazı salınımlarının 2050’de yüzde 50 azaltılabilmesi için sıfır emisyonlu gemilerin 2030’a kadar küresel filoya katılması gerekiyor

           SEZA NUR DEMİRPARMAK      
     Denizcilik sektörü, Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı kapsamında yeşil dönüşüme odaklandı. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) deniz taşımacılığından kaynaklanan sera gazı salınımlarının azaltılmasına yönelik tedbirler kapsamında, 2008’e kıyasla 2030’a kadar karbon yoğunluğunu yüzde 40 ve 2050’ye kadar toplamda yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Ticari gemilerin ömrünün yaklaşık 20 yıl olduğu göz önüne alındığında, emisyonların 2050’de yüzde 50 oranında azalabilmesi için sıfır emisyonlu gemilerin 2030’a kadar küresel filoya katılması gerekiyor. Hedeflenen zamana kadar yeşil dönüşüme uyum sağlayamayan gemilerin tarih olacağı ön görülüyor.
     Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Denizcilik Fakültesi Gemi Makinaları İşletme Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Nuran, 2030 yılından başlayarak tüm yeni inşa gemi makinelerinin karbon içeriği taşımayan yakıtlarla çalıştırılması gerektiğini belirtirken, Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran ise yeni karbon emisyon ve sera gazı limitleri, bunlara bağlı verimlilik endeksleri, kısıtlamalar, makine ve sistemlerindeki değişiklik ihtiyaçlarının kısa vadede mevcut gemileri kullanışsız hale getireceğini aktardı.

“2030’DAN SONRA KURALLARI KARŞILAMAYAN GEMİLER OYUN DIŞI KALACAK”
     Dünya Ticaret Filosu’ndaki gemilerin neredeyse tamamının mevcut halleriyle belirlenen hedefleri karşılayamayacağını aktaran GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Kıran, “2030’dan sonra kuralları karşılamayan gemilerin oyun dışı kalması kaçınılmaz olacak. Hedefler doğrultusunda tüm dünyada kısa mesafe seyir yapan yeni gemilerde bataryalı sistemlere geçiş hızlanıyor, hidrojenin kısa mesafe çözümü olarak kullanılması araştırılıyor. Uluslararası gemiler için ise sürtünme azaltıcı teknolojiler, pervane verimine yönelik sistemler, güverte üzeri rüzgâr ve güneş sistemleri gibi farklı çözümler mevcut. Uzun vadeli hedeflerde hidrojen, amonyak gibi yakıtların kullanılması kaçınılmaz. Bu yakıtların avantajlarının yanı sıra depolama ve tedarik zorlukları, emniyet riskleri, yüksek fiyat gibi dezavantajları da bulunuyor. Bazı ülkeler tarafından yeni alternatif yakıtların pilot projeleri başlatıldı. Ancak bu yakıtlar ticari olarak sürdürülebilir olmadığı ve dünya limanlarının büyük bölümünde temin edilemediği için armatörler tarafından şimdilik tercih edilmiyor” diye konuştu. Mevcut gemiler için zorlu bir süreç başladığını vurgulayan Kıran, “Yeni karbon emisyon ve sera gazı limitleri, bunlara bağlı verimlilik endeksleri, kısıtlamalar, makine ve sistemlerindeki değişiklik ihtiyaçları kısa vadede elimizdeki gemileri kullanışsız hale getirecek” dedi.

“YENİ KURALLAR İLE KOSTER FİLOMUZU KAYBEDEBİLİRİZ”
Akdeniz çanağında seyir yapan, koster denilen küçük sayılabilecek kuru yük gemilerinin dönüşümde daha sancılı bir süreç geçireceğini belirten Kıran, “Yaşlı sayılabilecek koster filomuzun yenilenmesi yıllardır gerekli, finansmanın sağlanamaması nedeniyle gerçekleşemedi. Yeni kurallar ile koster filomuzu kaybetme riski taşıdığımızı düşünüyorum. Akdeniz çanağında piyasayı belirleyen hâkim güç olmak hedefiyle; doğru bir yönetim modeli ve finansman ile koster filomuzu yenilemekle kalmayıp, bölgede yeterli sayıda gemiye sahip olmamız stratejik açıdan çok önemli” diye konuştu. Dünyada Yeşil Mutabakat 2050 yılı hedefi olan, sıfır emisyonlu gemi kavramına uyumlu gemilerin henüz olmadığını söyleyen Kıran, “Tüm ülkeler 2030 yılı ile bu tip gemileri tasarlama, uygun teknolojiler ile donatma ve inşa etmek için çalışıyor. Dünya Deniz Ticaret Filosu’nun 2050 Yeşil Mutabakat hedeflerine varması için, 2030 yılı ile bu tip gemi teknolojisinin geliştirilmesi gerekiyor” dedi.
     Gemi sanayimizin ağırlıklı olarak AB ülkelerine Yeşil Mutabakat hedeflerini karşılayan bataryalı/hibrit, inovatif gemiler ihraç ettiğini dile getiren Kıran, “Tuzla Tersaneler Bölgesinde 2020 itibariyle hizmete aldığımız römorkörümüz, ‘Dünyanın İlk Bataryalı Tam Elektrikli Römorkörü’ unvanı ile tüm dünyada gıpta edilen bir proje oldu. Amacımız bu römorkör tipi ile Tuzla Tersaneler koyunu ‘Dünyanın İlk Dekarbonize Bölgesi’ yapmak” ifadelerinde bulundu.

“DÖNÜŞMEYEN GEMİLERİN HURDAYA GİDİŞİ KAÇINILMAZ”
     Yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlayamayan gemilerin hurdaya gidişinin kaçınılmaz olduğunu aktaran Kıran, “Teknolojilerin hızla geliştiği ve ticari olarak da verimli hale geldiği noktada finansal kaynakların bulunabilirse, gemiler için yenilemeler ve dönüşümler başarıyla tamamlanabilecek. Çözüm gerektiren en temel sorun finansmana erişim” diye belirtti. Kıran, “Türk tersaneleri son dönemde bakım-onarım alanında 350’nin üzerinde Ballast Water Treatment ve 150’nin üzerinde Scrubber sistemini mevcut gemilere uyguladı. Bu rakamlar Avrupa’nın önde gelen bakım-onarım merkezi olduğumuzun en büyük işareti. Alternatif yakıtlarla ilgili önemli gelişmeler devam ederken, bir yandan da karbon yakalama sistemi pilot projeleri devam ediyor. Hangi teknolojinin ön plana çıkacağını söylemek için henüz erken. Uzunca bir süre hem yeni gemi yatırımları hem de gemilerin dönüşümleri beraber kullanılacak” açıklamalarında bulundu.

“ARMATÖRLERE CİDDİ MALİYET ARTIŞLARI SÖZ KONUSU”
     Kıran, gelişmiş ülkelerin yeşil dönüşüm için ciddi miktarda finansal kaynak yarattığını söyledi. Yeni teknolojilerin yaygın kullanımı henüz gerçekleşmediğinden, armatörler açısından ciddi maliyet artışlarının söz konusu olacağını dile getiren Kıran, “Avrupa menşeli pek çok firmanın maliyet düşürmek amacıyla projeleri oluyor ve hükümetler destekliyor. AB’nin sadece taşımacılık için altyapı ve filo yenilemeleri dahil olacak şekilde ayırdığı fon 24 milyar euro civarında. Ülkelerin ayrıca ayırdığı fonlar da var” dedi. Kıran, AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Vergisi (SKDM)’den elde ettiği gelirlerin önemli bir kısmını katkı yapan sektörlerin yeşil dönüşümüne ayırdığını aktardı.
     Türkiye’nin ETS altyapısını kurması gerektiğini söyleyen Kıran, “Sistemi kurduktan sonra zamanı geldiğinde çalıştırmaya başlarsak en azından karbon salınım bedellerini toplayarak ülkemiz ve sanayimiz için kullanabilmemiz mümkün olur. Aksi halde sürekli vergi gibi doğrudan Avrupa’ya para ödeyeceğiz. Doğru stratejiler belirlemezsek diğer ülkelerin Ar-Ge çalışmalarını ve yeşil dönüşümlerini dolaylı olarak fonladığımız bir konuma gelme riskimiz var” diye konuştu.

“DÜNYA GEMİ SİPARİŞİ SIRALAMASINDA 4’ÜNCÜ SIRADAYIZ”
     Dünyadaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 3’ünün deniz taşımacılığından kaynaklandığını belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Gemi Makinaları İşletme Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Nuran ise “Dünya Ticaret Filosu’nun neredeyse tamamı karbon salınımına sebep olan fosil yakıtlarla donatılmış durumda. Daha düşük karbonlu yakıt olan doğal gaz ve methanol ile çalışan gemiler dahil Dünya Ticaret Filosu da dönüşümün gereklerini karşılamıyor. 2030 yılından başlayarak tüm yeni inşa gemi makinelerinin karbon içeriği taşımayan yakıtlarla çalıştırılması gerekiyor. Ancak bu yakıtın ne olacağı henüz kesin değil. Bunun anlamı 2030 yılından sonra bugün üretilen gemi makineleri artık tarih olacak” diye belirtti. İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) raporlarına göre, 78 faal tersanemiz bulunduğunu ve gemi inşa kapasitemizin 4,44 milyon DWT’a ulaştığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Nuran, “Dünya gemi siparişi sıralamasında 4’üncü sıradayız. Tüm dünyada sıfırdan kurulacak bu yeni pazarda Türk gemi inşa sanayisi, gerekli yatırımlarla gemi makinesi imalatında pay sahibi olabilir” diye konuştu.

“TÜRK TİCARET FİLOSU BÜYÜK ORANDA YENİLENEBİLİR”
     İMEAK DTO’nun 2020 yılında yayınladığı sektör raporuna göre, Türk Deniz Ticaret Filosu gemilerin yaş ortalamasının 23,6 olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Nuran, bunun bir gemi filosu için yüksek bir ortalama olduğunu belirtti. Salınan karbon emisyonunun miktarının, makinenin yakıt harcamasıyla doğrusal orantılı olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Nuran, “Daha az yakıt harcamanızı sağlayacak önlemler enerji verimliliğini arttırır. Mevcut gemilerin enerji verimliliğini trim optimizasyonu, gemi form değişikliği, pervane modifikasyonu, atık ısı geri kazanımı ile kısmen arttırmak mümkün. Düşük karbonlu yakıtlarla çalışan makinelere dönüşüm mümkün ancak pahalı. En kolay yöntem gemilerin daha düşük hızlarda seyrederek daha az yakıt yakmaları. Bu da taşıdığı yükü daha uzun sürelerde teslim etmesi anlamına geliyor. Tüm bu çözümler geçici, önümüzdeki yıllarda Türk Ticaret Filosunun büyük oranda yenilenmesi söz konusu” dedi.

“GEMİLERDEN HER YIL İYİLEŞTİRME BEKLENECEK”
     Karbon salınımlarını azaltma için kullanılan iki yöntem olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Nuran, “Birincisi enerji verimliliğini yükselterek yakıt sarfiyatını azaltmak, ikincisi karbon içeriği düşük yakıtlar kullanmak. Mevcut gemiler belirlenen Enerji Verimliliği Mevcut Gemi Endeksi sınırları içerisinde kalmaları durumunda başlangıçta ticari faaliyetlerine devam edebilecekler. Karbon Yoğunluk Göstergesi (CII), belirli bir derecelendirme seviyesi dahilinde geminin operasyonel karbon salınımının sürekli iyileştirilmesini sağlamak için gereken yıllık azaltma faktörünü belirler. Dolayısıyla gemilerden her yıl bir öncekine göre bir iyileştirme beklenecek ya da derecelendirmede aşağı düşecekler. Dönüşüm çok maliyetli olacağından, özellikle yaşlı gemiler için birçok gemi sahibi bu yolu tercih etmeyecektir. Bu değeri tutturmak için bazı gemiler hız/yakıt harcama oranın optimum olduğu ekonomik sürat adı verilen hız sınırlama yoluna gidebilir. Ancak uzun vadede zaten yakıt harcama yüksek eski gemiler, artan karbon vergileri ile rekabetçi üstünlüğünü kaybedeceği için hizmet dışı kalacak. Karbon vergileri için fiyatlandırmalar AB ETS dahilinde yapılacak. 5 bin GRT üstü gemiler bu sistemde değerlendirilecek ve gemiler bu yıl emisyonların yüzde 20 oranında vergi ödeyecek. 2026’da bu oran yüzde 100 olacak” ifadelerini kullandı. Son yıllarda karbon salınımlarının azaltılması için birçok farklı yakıt denendiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Nuran, “Doğal gaz ile çalışan makinelere sahip gemi sayısı 2020 yılında 175, metanol ile çalışan gemi sayısı 2021 yılında 13 oldu” dedi.


+ Benzer Haberler
» Elektriğe zam ALS’linin nefesini kesti
» Klima ile serinlemenin maliyeti artıyor
» KV indirimi ihracatı ve üreticiyi teşvik edecek
» “Yabancı yatırımcının ilgi odağı olmaya devam ediyoruz”
» Ukraynalı turistin yerini İngiliz dolduracak
» Konut davalarında patlama yaşanıyor
» Tarladaki kimyasalı ‘atıktan gübre’ silecek
» Elektrik zammı yenilenebilir enerjiye talebi artırdı
» Patatesi ucuza yiyemeyeceğiz
» Süt ürünlerinde kriz kapıda!


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.05.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni