• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Nükleer çöplük haline geleceğiz”

26 Kasım 2021 Cuma 00:00
12
14
16
18

“Nükleer çöplük haline geleceğiz”


   ► Algedik, Paris İklim Anlaşması’nın Meclis’ten geçtiği gün, Türkiye’yi nükleer atık konusunda dezavantajlı konuma getirebilecek iki düzenlemenin daha kabul edildiğini belirtti

           KÜBRA TOPAL      
     Türkiye’nin 2015 yılında imzaladığı ancak onaylamadığı Paris İklim Anlaşması, 6 Ekim 2021’de Meclis’ten geçmişti. Aynı gün genel kurulda nükleer ve radyoaktif maddelerle ilgili iki kanun daha kabul edildi. Bunlardan ilki, ‘Kullanılmış yakıt idaresinin ve radyoaktif atık idaresinin güvenliği üzerine birleşik sözleşme’ye Türkiye’nin katılımıyla ilgiliydi. Bir diğeri de ‘nükleer enerji alanında üçüncü şahıslara karşı hukuki mesuliyete dair sözleşme’yi değiştiren protokolün onaylanmasını kapsıyordu.  Bu kanunlara göre, nükleer atıkların giriş-çıkışlarının düzenlenmesinin Türkiye’de nükleer atıklar ile ilgili bir ticaretin olması anlamına geldiğini söyleyen İklim, Enerji, Çevre Sorunları Araştırma Derneği Başkanı Önder Algedik, “Bu durum tehlikeli, doğal olarak kafalarda Türkiye’nin nükleer çöplük olabileceği öngörüsünü doğruyor” dedi.

“AKKUYU NÜKLEER SANTRAL PROJESİ’Nİ DURDURULMALI”
     Kanunların içeriğini açıklayan Algedik, “İlki, nükleer atıkların ülkeye giriş çıkışı, transferi ile ilgili uluslar arası anlaşmaya taraf olduğumuz bir kanun. Bu kanun ile Türkiye’ye girebilecek nükleer atıkların girişi, çıkışı dahil düzenlemeler getiriyor ve devamında bazı şüpheleri doğuruyor. Örneğin ilk kanuna göre, Ermenistan’daki nükleer atıklar Fransa’ya gitmek istediği zaman Fransa Türkiye’den geçirebilirsiniz diyecek ya da Rusya, Afrika’dan atıklarım vardı sizden geçecek diyebilecek. İkincisi ise nükleer kazalarda üçüncü taraflara olan yükümlülüklerimiz ile ilgili bir kanun. Bir nükleer kaza olmasını durumunda bu işin üçüncü taraflarına dair sorumluluk taşıyacağımız düzenlemeyi belirliyor. Bu ikisi kulağa hoş gelebilir ama şöyle bir durum var, nükleer atıkların giriş-çıkışlarını düzenlemek demek Türkiye’de nükleer atıklar ile ilgili bir ticaretin olması anlamına geliyor. Nükleer kazalarla ilgili böyle bir anlaşmaya taraf olma meselesine gelince aslında bizim üçüncü taraflara karşı nükleer kazalara karşı sorumluluk taşımamamızın en iyi yolu Akkuyu Nükleer Santral Projesi’ni durdurmak” ifadelerini kullandı.  

“NÜKLEER ATIK KANUNU 7 DAKİKADA YÜRÜRLÜĞÜ GİRDİ”
     Yaklaşık 3 yıldır mecliste kalan nükleer atıklar ile ilgili kanunun 7 dakikada yürürlüğüne girdiğini dile getiren Algedik, “Kimse bu konuda açıklama yapmadığı için bir şeyden haberimiz yoktu. Ama bir şekilde bu noktaya gelindi. Kamuoyunda önden Paris İklim Anlaşması’nı imzaladık arkadan nükleer anlaşmayı mı kabul edildi şeklinde algılandığını düşünüyorum. Bu durum sadece 3 milyar dolar kredi meselesi değil, bu iki nükleer anlaşma meselesidir. Plastik atıklardaki suistimalin en ufağını nükleerde görsek bunun ne kadar radyoaktif bir maddenin salınımına neden olduğunu hesaplayamayız” diye konuştu.

“MECLİSLER TAKİP EDİLMELİ”
     Nükleer atıkların yeniden kaynak olarak kullanılması sınırlı kullanımı olduğunu vurgulayan Algedik, “Bu kolay bir şey değil. Şu an tıp alanında kullanılan nükleer atıklar bir düze daha kolay kontrol edilip işleme sokuluyor. Ama nükleer santraldekiler plütonyum gibi çok üst tehlikede olan malzemeye dönüşebildiği için daha tehlikeli. Dolayısıyla nükleer atıklar öyle çok kolay dönüştürülebilen bir şey değil. Dolayısıyla Türkiye’nin nükleer çöplük haline gelebilmesi çok olası. Bu konuda yapılması gerekenler vardı ama biz çok önce bir fırsat kaçırdık. Çünkü Ekim’de mecliste Paris İklim Anlaşması’ndan hemen 7 dakika sonra nükleer atıklar ile ilgili bahsettiğimiz uluslar arası anlaşmaya geçtik, 7 dakika sonrada nükleer kazalarla ilgili anlaşma geçti. Keşke meclisi daha iyi izleseydik keşke sesimizi daha çok çıkartabilseydik bu değişebilirdi. Ama bu demek değildir ki bunun telafisi yok. Çünkü bu ülkede bazı şeyler olduktan sonra da değişebildiğini gördük” diye konuştu.
     Yapılması gerekenin siyasetin takipçisi olunması gerektiğini söyleyen Algedik, “Çünkü yaklaşık 3 yıl boyunca bu iki kanun mecliste kalmış ve kimse bu konu hakkında konuşmamış. Biz takip ediyor ve bu konuda gücümüz olsaydı engelleyebilirdik. O yüzden mutlaka meclis izleyin ve oy verdiğiniz partilerin meclis ortamında ne yaptıklarının takipçisi olun. Herkes konunun takipçisi olsa kanunların bu kadar kolay geçeceğini düşünmüyorum” dedi.


+ Benzer Haberler
» UPK’dan üretim sorununa çözüm önerisi
» Ülke geneli OSB’lerde 72 saatlik elektrik kesintisi
» Dönüşemeyen gemiler tarih olacak
» Pandemi ‘promosyon’ alışkanlıklarını değiştirdi
» Mermerciler müşteriye fiyat veremiyor
» İnşaat sektöründe bitmiş konut sıkıntısı
» Salep değil nişasta içiyoruz!
» Maske üreticisinin kârını ‘kutu’ aldı
» Ekmek fiyatında artış baskılandı
» Akaryakıt zammı taksicileri vurdu!


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.01.2022
  Ticaret 21.01.2022
  Ticaret 20.01.2022
  Ticaret 19.01.2022
  Ticaret 18.01.2022
  Ticaret 17.01.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni