• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

SSB, 2022’de 4 milyar dolar üzerinde satış hedefliyor

25 Mayıs 2022 Çarşamba 13:00
12
14
16
18

SSB, 2022’de 4 milyar dolar üzerinde
satış hedefliyor


   ► İzmir’de gerçekleştirilen ESSZ’de, SSB’nin 750’nin üzerinde proje yürüttüğü belirtildi

           GÜLCİHAN ALTINKAYA      
     Ege Üniversitesi Savunma Teknolojileri Topluluğu (Ege SAVTEK) tarafından düzenlenen, ‘Ege Savunma Sanayi Zirvesi’ (ESSZ) gerçekleştirildi. Savunma sanayinin önde gelen şirketleri ve iş insanlarının üniversite öğrencileriyle bir araya geldiği zirveye, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), ASELSAN, TUSAŞ gibi sektörün önde gelen şirketleri ile iş insanları katıldı. Zirve toplantısında konuşan Savunma Sanayii Başkanlığı Vakıf ve İştiraklerle İlişkiler Müdürü, Kurumsal İletişim ve Protokol Müdürü Onur Aslan, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatının 248 milyon dolardan başlayarak 2021 itibariyle 3 milyar doları geçtiğini söyledi.

“750’NİN ÜZERİNDE PROJE YÜRÜTÜYORUZ”
     2002 yılında toplam savunma ve havacılık cirosunun 1 milyar dolar civarında olduğunu söyleyen Aslan, “2021 yılında yeniden 10 milyar doların üzerine çıktığımızı söyleyebiliriz. Savunma ve havacılık ihracatımız 248 milyon dolarlardan başlayarak 2021 itibariyle 3 milyar doları geçti. 2022 yılı satışlarımıza baktığımızda ise 2022’yi 4 milyar doların üzerinde kapatacağımızı şu an itibariyle görebiliyoruz. Çok daha fazlası da gelebilir. Ar-Ge harcamalarına baktığımız zaman ciddi miktarlarda arttığını görüyoruz. Ar-Ge harcaması yapan şirketlere bakıldığında savunma sanayiinin mutlaka ilk üçe girdiği görülüyor. Ar-Ge olmazsa olmaz alanlardan bir tanesi” dedi.
     SSB’nin projelerden bahseden Aslan, “Şu anda Savunma Sanayi Başkanlığı’nda yarıdan fazlası son beş yıl içinde başlatılmış 750’nin üzerinde proje yürütüyoruz. Yaklaşık 75 milyar dolar tutarında bir proje stokundan bahsedebiliriz” dedi.

“1925 YILINDA İLK ÖZEL SAVUNMA SANAYİ FABRİKASI KURULDU”
     Savunma sanayiinin çok büyük bir pazar olduğunu söyleyen Aslan, “Burada çok büyük bir ihracat potansiyelinden bahsediyoruz. Dünyadaki savunma harcamalarına bakıldığında, en büyük harcamayı yapan Amerika Birleşik Devletleri (ABD). Bu harcamayı Çin ve Rusya takip ediyor. Körfez ülkelerinin de kendi gelirleri nedeniyle harcama yaptığını görüyoruz. Türkiye etrafında bulunan coğrafya nedeniyle bir şekilde zorlu da olsa kendi ürünlerinin kalitesini ve başarısını gösterdi. Bu da bize savunma sanayi ihracatı açısından olumlu olarak dönüyor. Askeri satışlara göre ilk on firmanın birçoğu Amerikalı ve Çinli firmalar. Türkiye 2020 yılı itibariyle ilk 100 firma içinde yer almaya başladı” ifadelerine yer verdi.
     Verilerle Türk savunma sanayinin geldiği durumu açıklarken önemli projelerden de bahseden Aslan, “Bahsettiğim konular savunma sanayiinin önemini ortaya koyuyor. Milli mücadelenin başlangıcında Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü’nün kurulduğunu görüyoruz. Şu anda da aynı isimle kendini devam ettiren birim 1921 yılında kuruldu. 1925 yılına baktığımızda ilk özel savunma sanayi fabrikası kuruldu. Şakir Zümre bizim için çok önemli karakterlerden bir tanesi. İlk uçak pompasını ve ihracatını yapan farklı bir savunma sanayi büyüğümüz. 1926 yılına baktığımızda ise Tayyare ve Motorculuk A.Ş.’nin kurulduğunu görüyoruz. Kayseri’de kurulan ve şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emrinde olan fabrika, Kayseri ana akım fabrikası hava kuvvetlerince hizmet veriyor” diye konuştu.

“SAVUNMA SANAYİİ SON DERECE TEKNOLOJİK BİR ALAN”
     1950-1971 yıllarında SSB’nin üretimden uzak kaldığını söyleyen Aslan, “Çeşitli hibelerle çok ucuza aldığımız ekipmanlarla askeri ihtiyaçlarımızı gidermeye çalıştığımız bir dönemdi. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra gelen ambargo ile Türkiye’de savunma sanayiinde kendi işini kendin yapmanın ne kadar önemli olduğu farkındalığına vardık. 1985 yılına geldiğimizde Savunma Sanayii Başkanlığı’nın kuruluşunu görüyoruz. İlk olarak bütün ürünlerini yerli olarak üretmeye başlayamadı. Savunma sanayi son derece teknolojik bir alan ve bütün ürünleri ilk günden itibaren kendinizin yapması çok olası ve mümkün değil. Bugün yaptığımız pek çok şey aslında 1991’lerden başlayarak ve üzerine koyarak kümülatif olarak ilerlediğimiz faaliyetler. Daha sonra 2000’li yılları görmeye başlıyoruz. Burada ortak üretimden, teknolojik kendi tasarımlarımızı ve kendi üretimlerimizi yaptığımız bölümlere geçiyoruz. 2015’ten sonra tamamen kendi tasarımlarımızla ilerlediğimiz özgün tasarım ve ileri teknoloji hamlesi dediğimiz bir hamlede olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.

“SAVUNMA SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ FAALİYETLERİNİ YÜRÜTÜYORUZ”
     En önemli görevlerinden bir tanesinin savunma sanayinin geliştirilmesi olduğunu ifade eden Aslan, “Proje ve sanayi üretimi yaparak, çeşitli ürünleri üreterek ya da satın alarak ordumuza ve güvenlik güçlerimize verirken mutlaka savunma sanayiinin geliştirilmesi faaliyetlerini yürütüyoruz. İkinci olarak modernizasyon faaliyetlerini yürütüyoruz. Bu hem elimizdeki ürünlerin modernize edilmesi hem de yeni ürünlerle güvenlik güçlerimizin teçhiz edilmesi anlamına geliyor. Son olarak tedarik faaliyetlerimiz var. Burada geliştirdiğimiz ve rafta hazır ürün haline getirdiğimiz ürünlerin tedarikini yapıyoruz” dedi.

“YENİ TEKNOLOJİLERİ PROJELERİMİZDE YANSITMAYA ÇALIŞIYORUZ”
     Askeri Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASELSAN) Lider Mühendisi Soner Malkoç ise “ASELSAN 1975 yılında kuruldu. Bir ihtiyaçtan ve sürekli gelişimi merkezine koyan bir yapıdan geliyoruz. Özellikle savunma sanayindeki ihtiyaçtan ortaya çıkıyor. 1992’de radar sistemleriyle devam ediyor. İlk hava savunma radarı 2008’de teslim edildi. Onun dışında 2014 önemli bir tarih. O güne kadar savunma sanayinde faaliyet gösteren yoğun çalışmaları olan ASELSAN başka bir alanda çalışma yapmaya başladı. Genel olarak bahsetmeye çalıştığımız şey ise değerlerimiz. Birçok şirkette olduğu gibi bizde de olan mükemmellikten başlayarak, gelişim, yenilik ve güven. ASELSAN’da mükemmellik ve yeni teknolojileri projelerimizde ve yaptığımız işlerde yansıtmaya çalışıyoruz” dedi.

“ASELSAN’IN 5 BİNDEN FAZLA TEDARİKÇİ ALTYAPISI VAR”
     ASELSAN’da ortalama yaşın 33 olduğunu ifade eden Malkoç, “Ortalama olarak kıdem ise 9 yıl. Bu şirkete bağlılığı gösteren bir istatistik. 9 bin 212 çalışanımız var. Bunlardan bin 902 çalışan kadın iken 7 bin 310 çalışan ise erkek. Mühendislik tarafında ise; elektrik elektronik mühendisliği, temelde makine mühendisliği, bilgisayar ve endüstri mühendisliği lisans alanlarında arkadaşlar görev yapıyor. ASELSAN çok konvansiyonel bir şirket gibi görünse de Türkiye’nin ASELSAN’ı. Telsiz bizim başlangıç ve marka ürünümüz oldu. ASELSAN ayrıca solunum cihazları, gözetleme sistemleri, sağlık ve ulaşım kısmında da faaliyet gösteriyor. Burada performanstan bahsedeceksek aslında tedarikçi gücünden de bahsetmek gerekir. Bir şirket kendi içindeki yapısıyla ve insan kaynaklarıyla belli bir noktaya kadar gidebiliyor. ASELSAN’IN 5 binden fazla tedarikçi gücü ve altyapısı var. ASELSAN’la birlikte çalışan bu firmalar karşılıklı birbirlerinin gelişimine katkı sunuyor” ifadelerinde bulundu.

“HAVACILIK NEREDEYSE TUSAŞ ORADA”
     Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ)’ın 1973 yılında başlangıçta F-16’ların üretimi için kurulduğunu söyleyen TUSAŞ Mühendislik Hizmetleri Müdürü Faruk Oğuz, “Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan F-16 üretimi burada yapılıyor. 2018 yılında logomuzu değiştiriyoruz ve buradan sonra tekrar yolculuğumuza devam ediyoruz. Avrupa’nın en büyük 2’nci rüzgar tüneli, dünyanın ise 4’üncü en büyük kompozit üretim tesisi gibi bir çok alanda öncü ve ilk olan bir firma. Ana yerleşkemiz Kahramankazan’da bulunuyor. Onun dışında birkaç yerde daha tesisimiz var. Şu an hali hazırda teknoparklardayız. OTDÜ Teknokent, Hacettepe Ar-ge Merkezi, Teknopark İstanbul’da İTÜ Arı Teknokenti, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde, Gebze’de TÜBİTAK Bilgem’de, Bursa’da Uludağ Teknopark ’ta ve Antalya’da Teknokentte mühendislik merkezlerimiz mevcut. Bunlar ülkemizin içerisinde olan kısımlar. Dünyada ise havacılık neredeyse TUSAŞ orada. Havacılık müzelerine bakarsanız Seattle, Hamburg ve Toulouse’da var. Bizim de o bölgelerde şirket olarak varlığımız mevcut. Pakistan, Malezya, Kazakistan gibi ürünlerimizi sattığımız pazarın olduğu yerlerde birtakım tesislerimiz ve dış temsilciliklerimiz de bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“DEVASA BİR YARDIMCI SANAYİ ORGANİZASYONUMUZ VAR”
     TUSAŞ’ın sahip olduğu ya da belli bir hissesine sahip olduğu şirketler olduğunu dile getiren Oğuz, “Havacılık ülkemizde yavaş yavaş ortaya çıkan ve tek başınıza yapamayacağınız bir ekosistem. Bu şirketler bize bir takım alt sistemler, sistem tasarımları gibi ürünler sağlıyor. Sadece bu şirketlerle sınırlı değil aynı zamanda birçok yardımcı sanayi merkezimiz var. Devasa bir yardımcı sanayi organizasyonumuz var. Yardımcı sanayilerle birlikte bu ürünleri gerçekleştiriyoruz. TUSAŞ özel bir şirket ve belli bir kısmı Savunma Sanayii Başkanlığı’na ait. Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlenme Vakfı’nın da hissesi var. Küçük bir kısım da Türk Hava Kurumu’na ait. Dünyadaki bütün havacılık firmalarına bir şekilde ürün yaptık ve yapmaya devam ediyoruz” dedi.


+ Benzer Haberler
» Haziranda ihracat 23,4 ithalat 31,5 milyar $
» İnoSuit, ihracatta katma değer yaratmaya devam ediyor
» Torba yasa kabul edildi
» Güzelbahçe Yerleşkesi Mimari Proje Yarışması kazananları belirlendi
» Temassız kartlarda şifresiz işlem limiti yükseltildi
» Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü bina inşaatı yaptıracak
» Seferihisar Düzce’de ekinezya fideleri ilk kez toprakla buluşturuldu
» İş dünyasının ara zam görüşü olumlu
» Bodrum S Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü ekmek satın alacak
» DTO İzmir’in yeni binasında Kabotaj Bayramı kutlandı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 04.07.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni