Cumartesi, Mayıs 25, 2024

‘Mis kokulu’ sektörden 160 milyon $ ihracat hedefi 

Yılmaz, iç pazardaki süs bitkilerinin yüzde 17’sinin yurt dışına ihraç edildiğini ve bunun geri kalanının da iç pazarda tüketildiğini vurguladı.


Çiçek sektörü ihracatta hız artırdı. Geçtiğimiz yılda Isparta’da yaşanan kar yağışından dolayı çiçek seraları hasar alarak üretim yüzde 7 azaldı. Bu yıl ise üretim kesintisiz devam etti. Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da sektörün ihracat hedefleri büyüdü. Yaz döneminde yayla ürünlerindeki artışla, geçen seneye göre bu yıl ihracatı daha fazla rakamla kapatmayı hedeflediklerini belirten Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, “2022 yılında ihracatımız 137 milyon dolardı. 2021 yılında ise ihracatı 147 milyon dolarla kapattık. Ama bugün başladığımız nokta geçen yılki rakamların üzerinde seyrediyor, şu anda iyi gidiyoruz. Büyük bir aksilik çıkmazsa 2023 yılı ihracat hedefimiz 160 milyon dolar” dedi. 

Türkiye’de kesme çiçek grubundan karanfilin yüksek miktarda üretildiğini söyleyen Yılmaz, Antalya’nın örtü altında üretilen kesme çiçeklerinin dünyanın her noktasına gönderildiğini aktardı.

“Isparta’daki üretim düşüklüğü ihracatı olumsuz etkiledi”

Yılmaz, geçtiğimiz yıl Isparta’daki üretim düşüklüğü nedeniyle ihracatın beklenenin altında kaldığını vurguladı. Geçen yıl yaklaşık yüzde 7’lik bir azalışın olduğunu aktaran Yılmaz, “2022 yılında ihracatımız 137 milyon dolar, 2021 yılında ise 147 milyon dolardı. Isparta’da iki yıl önceki kar yağışının seralara verdiği hasar nedeniyle geçen yıl istenilen verimde çiçek alamadık. Kardan dolayı seralar yıkılmıştı. Üretim alanlarının kaybından dolayı olduğunu düşünüyoruz. Dünyada ekonomik olarak sıkıntımız da vardı. İnsanlar bütün masraflarını kısıyorlar. Ekonomik olarak insanların ilk vazgeçtikleri sektör bizim sektörümüz oluyor. Bundan dolayıyla da eksiğiyle kapatmıştık. Ama bugün başladığımız nokta geçen yılki rakamların üzerinde seyrediyor, şu anda iyi gidiyoruz. Büyük bir aksilik çıkmazsa 2023 yılı ihracat hedefimiz 160 milyon dolar. Umarım bundan sonraki süreçte ekonomik sıkıntıdan dolayı aynı durumu yaşamayız” diye konuştu.

“Hollanda bizim için önemli bir pazar”

Uzun zamandır en fazla ihracat yaptıkları ülke Hollanda olduğunu ifade eden Yılmaz, Hollanda bizim için çok önemli bir Pazar. İngiltere’de güçlü olduğumuz bir ülke. Kesme çiçek grubundan Avrupa’ya ihracatımız söz konusu. Diğer taraftan Türkmenistan, Özbekistan ve Azerbaycan’a dış mekân ürünleri yapıyoruz. Körfez ülkelerinin birçoğuna da ağaç ve dış mekân grubu yapıyoruz. Ağaç satışı daha çok gidiyor. Talepler oldukça fazla oluyor” dedi. 

Yılmaz, iç pazardaki süs bitkilerinin yüzde 17’sinin yurt dışına ihraç edildiğini ve bunun geri kalanının da iç pazarda tüketildiğini vurguladı.

“Kesme çiçek yüzde 100’e yakın Antalya’da üretiliyor”

Türkiye’de çiçekçilik ihracatının yüzde 60’lık kısmının Antalya’dan karşılandığını belirten Yılmaz, “Çiçek ürünlerinin ihracatı Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Çiçekçiliği de kendi içerisinde birkaç gruba ayırıyoruz. Kesme çiçek grubunda Antalya önde geliyor. Neredeyse yüzde 100’e yakın Antalya’dan üretiliyor ve buradan ihraç ediliyor. Dış mekân üretiminde ise İzmir ve Sakarya çok güçlü. Mevsimlik grubu dediğimiz grubu var burada, özellikle de Yalova ön planda. Salon bitkilerinde de Adana ve Mersin bölgesi ağırlıkta bir ihracatımız söz konusu” dedi.

Türkiye’deki arazi sorunu karanfil çiçeğine yönlendiriyor

Karanfilde ciddi bir üretim alanımız söz konusu olduğunu söyleyen Yılmaz, “Antalya’nın örtü altında üretilen kesme çiçeklerinin dünyanın her noktasına gönderiliyor. Karanfil ihracatı en çok gerçekleştirdiğimiz ürün olmasına rağmen bizim en büyük sıkıntılarımızdan da bir tanesi. Bu sıkıntı da ürün çeşitliliğinin az olmasından kaynaklı. Arazi sorunları nedeniyle kesme çiçekte de çok daha yapılabilecek ürünler var ama maalesef biz özellikle karanfilde yoğunlaşmışız. Karanfil daha basit seralarda üretimini yapabildiğimiz bir ürün. Ürün çeşitlendireceğimiz zaman diğer ürünler daha özellikli seralar istiyor. Sektörün büyük bir bölümü, kiralık araziler kullanarak üretimini yapıyor. Kiralık arazilerde de o tesisleri yapmak çok verimli olmayacağı düşünüldüğü için üreticiler karanfil de devam ediyor. Kamuda, atıl arazileri ya da hazine arazileri turizmdeki tahsis yöntemine benzer bir şekilde tarım alanları bizlere açılırsa buradaki alanlarda biz istediğimiz serayı yapabiliriz. Dolayısıyla da ürün çeşitliliğini sağlamış oluruz” sözlerinde bulundu.

“Sektör para kazanmadan bu işi yapmaya devam ediyor”

Girdi maliyetlerinde artış olduğunu söyleyen Yılmaz, “Girdi maliyetlerimizde artış olmasına karşın pazarda bunu yansıtamıyoruz. Pazarda biz 20 sene önce fiyat neyse şimdiki fiyatlarımızda aynı. Dolayısıyla son birkaç yıldır sektör neredeyse para kazanmadan bu işi yapmaya devam ediyor. Böyle giderse üretici her geçen gün kan kaybederek yoluna devam etmek zorunda kalacak. Açıkçası bu durum bizi endişelendiriyor. Kurun biraz artması sektöre faydası olur gibi düşünülüyor ama hemen peşinden girdi maliyetlerinde bir artış oluyor.

Girdi maliyetlerimizi tedarik eden sektörler, vadeli satışlardaki kurun 6 ay sonra 40 TL olacağını hesaplayarak bize 40’a göre satış yapıyorlar. Fakat 6 ay sonra kur aynı yerde kalınca ona rağmen bize maliyet girdilerinin hesaplanması da 40’a göre yapılıyor. Bu da ekstra bir yük bindiriyor. Umut ediyoruz ki bu karmaşık düzen bir yerde durur. Böyle bizim için çok zor bir süreç” dedi.

“Çiçek sektörü, ev kadınlarına ciddi bir iş imkânı oluşturuyor”

Sektörde kadın çalışanlarının daha fazla olduğunu belirten Yılmaz, “Bizim sektör kadın ağırlıkta çalışıyor. Ekiminden, dikiminden ve kesiminden tutun paketlemesine kadar yapan kadın ve vasıfsız işçilerimiz var. Birçok işletmede ailecek çalışan kadınlarımız var dolasıyla bir evden üç kız, bir annenin çalıştığı işçilerde oluyor. Sadece dört kadın çalışandan dolayı bir eve dört maaş giriyor. Aslında bizim sektörümüzde ev kadınları vasıfsız olduğu için başka bir sektörlerde ne yazık ki kolay kolay çalışamıyorlar. Bizim sektör ev kadınlarına ciddi bir iş imkânı oluşturuyor ve bu da en büyük artılarımızdan biri” diye konuştu.

“Antalya Flora EXPO Fuar’ını destekliyoruz”

Antalya Flora EXPO fuarının en büyük artısının sektörün dış pazarda tanınması olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bu tür organizasyonlar sayesinde hem dıştaki alıcılarla buluşuyoruz hem de dıştaki alıcıların bir kısmı ülkemizdeki üretimi tanımış oluyor. Fuarlar sayesinde bu tür potansiyeller ortaya çıkıyor. Biz bu organizasyonlara olumlu bakıyoruz ve destekte veriyoruz. Çünkü bunlar sayesinde dış pazarda kendimizi gösterebiliyoruz. Şu an için daha yeni ama sektöre faydası olduğunu söyleyebildiğim bir organizasyon” sözlerinde bulundu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM