Pazar, Nisan 21, 2024

Dijital bankalar 2026’da 35 milyon müşteriye ulaşacak

Teknolojinin çağının önemli getirilerinden birisi olan dijital bankacılık sistemi, her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan projeksiyonlara göre 2022 yılı itibarıyla dijital bankalar nezdinde hesabı olan müşteri sayısı 23,7 milyon olup 2026 yılı itibarıyla bu sayının 34,7 milyona ulaşması bekleniyor.

Türkiye’de de 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe giren yeni yönetmelikle, dijital bankacılığın yasal çerçevesi netleşti. Hızla değişen bu sektörü, hukuki boyutuyla birlikte Pacta Hukuk Kurucu Ortağı ve T.C. Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Av. Dr. Davut Gürses değerlendirdi.

Dünyada mevcut dijital bankacılık lisansları konusunda kritik bilgiler veren Av. Dr. Gürses, bazı ülkelerde dijital banka kuruluşu için ‘virtual banking license’ olarak adlandırılan kısıtlı lisans gerektiğini, bazı ülkelerde ise ‘tam bankacılık lisansı’ alınmasının zorunlu olduğunu belirtti. Dünya genelinde, Hong Kong, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği gibi bölgelerde dijital bankaların tam veya kısıtlı lisans alarak hizmet verdiğini söyleyen Av. Dr. Gürses, Hong Kong’da ilk sanal bankacılık lisansının 2018’de verildiğini, Birleşik Krallık’ta da Starling Bank’ın 2016’da lisans aldığını aktardı. Av. Dr. Gürses, 2016’dan bu yana tam lisanslı bir banka olarak faaliyet gösteren N26’nın ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Alman Federal Mali Denetleme Otoritesi (BaFin) tarafından lisanslandırıldığını kaydetti.


“Finansal ekosistemde daha çok oyuncu dijitalleşmek için başvuracak”

Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren BDDK tarafından birçok bankaya kuruluş ve faaliyet izni verildiğini söyleyen Av. Dr. Gürses, “Yakın gelecekte de finansal ekosistemde faaliyet gösteren pek çok oyuncunun faaliyette bulundukları sektörleri genişletmek ve avantajlarından faydalanmak için dijital banka kurmak amacıyla BDDK’ya başvuracağını öngörüyoruz” diye konuştu.Dijital bankacılık konusunda Türkiye’nin yasal düzenlemelerini ve bu bankaların faaliyetleri konusundaki düzenlemeleri 6 ana başlık altında özetleyen Av. Dr. Gürses, bu başlıkları ‘Kredi Verme’, ‘Finansal Tüketicilere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Sınırlama’, ‘Mevduat ve Katılım Fonu Toplama’, ‘Saklama Hizmetleri’, ‘ATM Hizmetleri’ ve ‘Üye İşyerleri Üzerinden Hizmet’ olarak tanımladı. Dijital bankalar, sadece finansal tüketiciler ile küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) kredi kullandırabilecektir.


Bu faaliyet kısıtlamaları kesin ve kalıcı çözüm değil

Dijital bankaların bankalar arası piyasalarda ya da para ve sermaye piyasalarında faaliyet göstermek suretiyle Kanunun 48’inci maddesinde kredi olarak sayılan işlemler gerçekleştirmesinin, diğer bankalara kredi kullandırmasının ve KOBİ boyutunu aşan işletmeler için döviz kredisi kullandırmasının söz konusu sınırlandırmanın istisnalarını oluşturduğunu söyleyen Av. Dr. Gürses, “ Bu faaliyet kısıtlamalarının kesin ve kalıcı olmadığına dikkat çeken Av. Dr. Gürses, BDDK’nın faaliyet kısıtlamalarını belirli şartların yerine getirilmesi halinde tamamen veya uygun göreceği geçiş planı çerçevesinde kaldırmak için açık kapı bıraktığını belirtti. Av. Dr. Gürses, “Dijitalleşmenin giderek arttığı bu dönemde, dijital bankaların pazar payını artıracağı ve geleneksel bankaların şube sayılarının azalacağı bir trendin devam etmesi olası” dedi.


Geleneksel bankacılığın temel hizmet verme yöntemi

Dijital dönüşüm, finans sektörünü derinden etkiliyor. Geleneksel ya da konvansiyonel bankacılık olarak adlandırılan işletmeler, temelde kredi, mevduat, saklama hizmetleri, fon transferi, kredi kartı, faktöring, sermaye piyasası araçları alım ve satımı gibi birçok hizmeti müşterilerine sunabiliyor. Geleneksel bankalar bu hizmetlerden uygun olanları elektronik hizmet kanallarından sundukları gibi fiziki şubeleri üzerinden de sunuyor. Bankacılık hizmetlerinin elektronik hizmet kanalları üzerinden sunulması önemli bir yenilik olsa da şube bankacılığı hala geleneksel bankacılığın temel hizmet verme yöntemi. Şube bankacılığı her ne kadar son yıllarda güç kaybetmiş olsa da hala en büyük hizmet kanalı olarak varlığını sürdürüyor. Dijital bankalar ise geleneksel bankaların aksine tüm hizmetleri elektronik hizmet kanalları üzerinden sunuyor.

Buna ek olarak dijital bankaların müşteri deneyimi, kullanım kolaylığı, rekabetçi ürün ve ücret yelpazesi onları ‘unbanked’ diye tabir edilen, Türkçe anlamı ‘bankasız’ olan, bankaların ulaşmak ya da çalışmak istemediği kesime yaklaştırmakta. Böylece, hedef müşteri kitlesi bakımından da bir ayrım oluşmaktadır. Dijital bankaların tam olarak hedef müşteri kitlesi, bankaya erişimi olmayanlar veya bankaya erişimi tercih etmeyenler, gençler, küçük işletmeler ve tüketiciler.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM