Pazar, Haziran 16, 2024

Kuaförler sermayeden zarar ediyor

Yükselen maliyetler karşısında zor günler yaşayan kuaförler, müşteri kaybına neden olacağı kaygısıyla zarar etmek pahasına fiyat tarifelerini artıramıyor. Girdi fiyatlarındaki artışı müşteriye yansıtamadıklarını belirten İzmir Kuaförler Manikürcüler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Odası Başkanı Sezai Apaydın, “Müşteriye yansıtamadığımız her şey cebimizden gidiyor. Eskiden kardan zarar olarak da düşünüyorduk bunu. Ama şimdi sermayeden zarar yapıyoruz. Geçmişte kuaförlerin kar marjı yüzde 60-80 arasındaydı. Şimdi kar marjımız yüzde 10-20 arasında” dedi.


“Artışları müşteriye yansıtamıyoruz”

Pandemi sürecinde malzeme fiyatlarının yüzde 400 arttığını aktaran Apaydın, “25 TL olan yüzlük eldiven 100 TL oldu. Saç renklendirmede kullandığımız folyo kağıtlar 40 TL’den şu anda 350 TL’ye çıktı. Çok ciddi artışlar oldu, bence fırsatçılık yapıldı. Dolar ve euro, nakliye çok pahalandı ama hepsi de kuaförün kullandığı malzemeye mi yansıdı? Kozmetik ürünlerinin yüzde 80’i ithal ediliyor. Yani en azından ham maddesi ithal ediliyor, burada üretimi yapılıyor. Ona rağmen çok aşırı bir fiyat var. Markalar arasında da uçurum var. Bir boya markası 30 TL iken diğeri 150- 200 TL” ifadelerinde bulundu.

Kuaförlerin başlıca giderleri arasında yer alan asgari ücret, kira, elektrik ve su bedelinin çok arttığını dile getiren Apaydın, “KDV kuaförler için çok önemli bir gider. Kartla yapılan ödemelerde devlete yüzde 20 KDV ödüyoruz. Yani müşteriden alınan bin TL’nin 200 TL’sini devlete gidiyor. Bunun üzerine kira, elektrik, su giderlerini düşünün. Bu artışları müşteriye yansıtamıyorsunuz. Yansıttığımız zaman zaten müşteri gelmiyor. Müşteriye yansıtamadığımız her şey cebimizden gidiyor. Eskiden kardan zarar olarak da düşünüyorduk bunu. Ama şimdi sermayeden zarar yapıyoruz. Geçmişte kuaförlerin kar marjı yüzde 60-80 arasındaydı. Şimdi kar marjımız yüzde 10-20 arasında” diye konuştu.


Nail art ve protez tırnak dükkanlarında %10 artış

Tırnak süsleme sanatı olarak bilinen nail art ve protez tırnak yapılan dükkanların sayısının her geçen gün arttığını belirten Apaydın, nail art ve protez tırnak kültürünün Rusya ve Ukrayna’dan gelen turistlerle yaygınlaştığını belirterek, “Tırnak süsleme Rusya, Ukrayna ve Amerika’da çok moda. İran’da da çok revaçta. Oradan göç edenler nail art ile ilgili şeyler yapmaya başladılar. Artık genç kızlar da bu işi yapmak istiyor. Ciddi bir talep var. Dolayısıyla arz-talep dengesini düzenleyebilmek adına da özellikle genç kızlar bu işi yapmak için çok ciddi çaba sarf ediyor” dedi.

Nail art ve protez tırnak yapanlarla birlikte kuaförlerde hizmet çeşitlerinin ve istihdamın arttığını aktaran Apaydın, “Müşteriler saçını yaptırırken, tırnaklarını da yaptırıyor. Böylelikle ekstra bir gelir elde etmiş oluyorsunuz. Bu da tabii ki çalışan sayısını arttırıyor. İstihdama da katkısı oluyor. İzmir’de özellikle tırnak sektöründe açılan dükkanlarda yüzde 10 bir artış var. Çünkü sermayesi az, 30 metrekare yerlerde tırnak işini yapabiliyorlar. Ama kuaförlük 70-80 metre dükkanlar aşağı yapılamıyor. Kiraları da çok yüksek olduğu için kuaförlerin sayısı azalıyor. Tırnak dükkanları çoğalıyor ya da kuaför ve tırnak birleşiyorlar” diye konuştu.


“Çırak bulmakta sıkıntı yaşıyoruz”

Çırak bulmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Apaydın, “Meslek lisesi mezunu olmayan, kuaför olmak isteyen lise mezunu çocuklar yaşları 18’i geçtiği için çıraklık yapmıyor. Meslek lisesini bitiren çocuklar da mezun olduklarında ustalık belgesi aldığı için çırak olmuyor. Dört yıl okumuş çocuklar zaten bize geldiği zaman usta geliyor. Ancak usta değil çırak olarak değerlendirilebiliyorlar. Çünkü tecrübeleri olmuyor. Uygulama azlığından kaynaklanan bir yetişmemişlik oluyor. Çırak olmak isteyen çocukların en geç ortaokuldan, yani 4+4 eğitimden sonra işe başlaması gerekiyor” sözlerine yer verdi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM