Perşembe, Şubat 22, 2024
spot_img

2024’te çalışma modelleri değişmiyor

SEDA GÖK

Endeavor Türkiye ile teknoloji şirketleri için yönetim, strateji ve insan & kültür konularında danışmanlık hizmetleri veren Melon’ın ortak yürüttüğü Türkiye Teknoloji Sektörü Ücret ve Yan Haklar Araştırma Raporu yayınlandı. Araştırma için Türkiye’nin hızlı büyüyen 90 teknoloji şirketinden veri alındı.

Geçtiğimiz iki yılın raporlarındaki verilere dayanarak, şirketlerin ücret politikalarında ve çalışma modellerinde önemli değişikliklerin yaşandığı bir dönemdeyiz. 2023 yılına ait sonuçlara göre, şirketlerin çoğu ekonomik belirsizliklere rağmen çalışanlarına daha sık ücret artışları yapmaya devam ediyor. Şirketler ücret artışlarını artık yılda en az iki kez gözden geçiriyorlar, mevcut durumda, şirketlerin yüzde94’ü yılda iki veya daha fazla kez maaş artışlarını gözden geçiriyorlar. Bu, bir önceki yılınyüzde81’lik oranına kıyasla önemli bir artışı temsil ediyor.

Planlandığı gibi gitmedi

2023 yılında planlanan bileşik ücret artış oranları, öngörülenin üzerinde gerçekleşti. Yazılım rollerinde planlanan yüzde 82’lik artış, yıl sonunda yüzde 91 olarak gerçekleşti. Benzer şekilde, uzman ve yönetici rollerinde de benzer trendler gözlemlendi. 2023 sene başı ücret artışı hariç, şirketlerin yüzde 70’i yüzde 30’un üzerinde ek ücret artışları uyguladılar. 

Ücret artışları konusunda belirsizlik ne olacak?

2024’te, yıl başı itibariyle uygulanacak tahmini ücret artışı ortalaması, medyanda yüzde 40, üst çeyrekte ise yüzde 50 olarak belirtildi. Planlarının belirsiz olması nedeniyle, araştırmaya katılan her üç şirketten biri yıl sonu ücret artış planını paylaşamadı.

2024’te çalışma modelleri değişmiyor

Şirketlerin 2023’te sürdürdükleri mevcut çalışma modellerini ve 2024’te geçmeyi düşündükleri modelleri sorduğumuzda aldığımız yanıtlar benzer oldu. Şirketlerin mevcut çalışma modellerinde değişikliğe gitmeyi planlamadığı görülüyor.

Uzaktan çalışma trendinde düşüş gözlemlendi

Araştırmada tamamen uzaktan çalışma oranında gerileme olduğunu gözlemlendi. Geçtiğimiz yıl tamamen uzaktan çalışma oranı yüzde24 iken bu yıl yüzde 20’ye geriledi. Bu durum gösteriyor ki şirketlerde tamamen olmasa da kısmen ofislere dönüşler hibrit düzene geçerek oluyor. Tamamen ofislere dönmeyi seçen şirket oranı ise yüzde 6,2 olarak geçtiğimiz yıl ile benzer oranda devam ediyor.

Şirketler tamamen uzaktan ya da hibrit çalışmanın çalışan bağlılığını düşünüyor. Şirketlerin yüzde 65’i etkin iletişimi sürdürme konusunda ve yüzde 57’si çalışan bağlılığını koruyabilme konusunda endişeli. Şirketlerin etkin iletişim konusundaki düşünceleri geçtiğimiz yıla göre değişmezken bağlılık endişesi geçtiğimiz yıl yapılan araştırmada yüzde 48 oranındaydı.

 Şirketler hibrit ve uzaktan çalışma modelinin çalışan bağlılığını düşürdüğünü düşünse de çalışma modelini tamamen ofise geçmek şeklinde değiştirmeyi düşünmüyor. Bunun yerine şirketlerin 3/4’ü çalışan bağlılığını arttıracak ek aksiyonlar almayı tercih ediyor.

Çalışanlar yurt dışında iş buldukları için ya da Türkiye’de ikamet edip yurt dışındaki şirketlerde çalışmayı tercih ettikleri için mevcut işlerinden ayrılıyor. Yurtdışına giden ya da yurtdışında bir şirket için çalışmaya başlayan her üç çalışandan ikisi benzer seviyede bir rol için mevcut işlerinden ayrılıyor.

Sağlık sigortalarının önemi artıyor

Geçtiğimiz iki yılda neredeyse bütün şirketler, çalışanlarına özel sağlık sigortası ya da tamamlayıcı sağlık sigortası sağlıyor. Şirketlerin yüzde 94’ü çalışanlarına tamamlayıcı ya da özel sağlık sigortası sunuyor. Özel sağlık sigortası sağlayan şirket oranı ise yüzde 60. Bu oran son iki yılda toplam yüzde 10 artış göstermiş durumda. Özel sağlık sigortası sağlayan şirket oranında son üç senede belirgin bir artış gözlemlendi.

Yazılım rollerindeki kadın istihdamı artıyor

Geçtiğimiz yıl alınan ücret verileri baz alındığında yazılım rollerinin yalnızca yüzde 16’sını kadınlar oluşturuyordu. Bu oran bu sene yüzde 22’ye yükseldi. Genel ortalamada artış olsa da giriş seviyesinde yüzde 24’lerde başlayan bu oran, üst seviyelere doğru azalarak, C seviyede sıfırlanması durumu geçtiğimiz yılla benzerlik gösteriyor.

Araştırmayı değerlendiren Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen, “Zor bir yılı geride bırakırken, Türkiye ve dünya genelindeki gelişmekte olan pazarlardaki girişimcilik ekosistemleri, hızla değişen küresel trendlerin karmaşıklığına ayak uydurmak zorunda kaldı. Bu süreçte ortaya çıkan çok yönlü zorluklar ve fırsatlar, özellikle “fırsat” kavramına odaklanılmasını gerektirdi. Girişimciler, bu zorlukları fırsata çevirebilen nadir gruplardan biri olarak öne çıkıyor. Gelişim ve yaratıcılık ruhunu somutlaştıran bu liderler, raporlarda sıkça vurgulanan beyin göçü ve kur krizi gibi sorunlar karşısında sarsılmaz bir kararlılıkla toplumlarını yeniden şekillendiriyorlar. Kur dalgalanmalarının zorlayıcı etkilerine rağmen, girişimciler, kısıtlı ortamlarda yaratıcılık geliştirmek için ortaya çıkan fırsatları değerlendirebiliyor, bu da onları daha becerikli ve dayanıklı kılıyor. Rapor, değişim sürecinin ekonomik açıdan hızla ilerlediği bir dönemde, girişimcilerin ve ekiplerinin İK trendlerine uyum sağlama ve bu değişimi yönlendirme yeteneklerini analiz etmeyi amaçlıyor. Bu değerli çalışma, her yıl Melon ekibi tarafından büyütülen bir proje olmanın gururunu taşıyor, çalışmaya katkıda bulunan tüm girişimcilere teşekkür ediyoruz” dedi.

Melon Kurucusu Sure Köse Ulutaş da şunu ekledi: “Bu sene yüksek enflasyon, seçim belirsizliği ve doğal afetler derken, ekonomik dalgalanmaların etkileriyle başa çıkmak pek kolay olmadı. Bu raporda, işverenlerin bu zorluklar karşısındaki stratejilerini, ücret artış planlarını ve yan hak politikalarını inceledik. Ama asıl odak noktamız, şirketlerin en iyi çalışan deneyimini nasıl oluşturabilecekleri ve yetenekleri nasıl çekebilecekleri üzerine. Bu yıl, işverenler arasında yüksek enflasyonla başa çıkma yöntemi olarak ara ücret artışları yapanların sayısının arttığı bir dönem oldu. Endeavor ile ortak yürüttüğümüz araştırmada, katılımcı şirket sayısı son beş yılın en yükseği olan 90’a ulaştı. Bu da demek oluyor ki, raporumuz Türkiye’deki teknoloji şirketleri arasında daha geniş bir temsil gücüne sahip.

Yıl sonu ücret artış planları konusundaki sorularımızda pek çok şirketin asgari ücret artışı hakkındaki kararı beklediğini ve planlarının henüz netleşmediğini gördük. Bu durum, şirketlerin geleceğe dair net bir görüş ve planlama yapmakta ne kadar zorlandıklarını gösteriyor. Bu yüzden, şirketlerin planlarını ve stratejilerini düzenli olarak toplamak ve analiz etmek, bu araştırmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Gelişmeleri sizinle paylaşmak adına sadece bu raporla sınırlı kalmayıp, araştırmaya katılan şirketlerle iş dünyasındaki en güncel ücret artış planlarını paylaşmaya devam edeceğiz. Bu belirsizlik dönemlerinde doğru veriye ulaşmanın ve bu verileri stratejik kararlara dönüştürmenin ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Raporumuzun iş dünyasına bu zorlu süreçte yol gösterici olacağını umuyor ve katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM