Çarşamba, Şubat 28, 2024
spot_img

“Et ve sütte tehlike çanları çalıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Kırşehir’in Küllühöyük köyünde hayvan çiftliğinde besici Başaran Altıntaş’ı ziyaret etti. Sektörde yaşanan sorunları ve taleplerini yerinde dinleyen Gürer, “Hayvan varlığımızda 2 milyona yakın hayvanın azaldığını görüyoruz. 2023 yılında hayvan ithalatının sona ereceğini geçmiş dönem Tarım ve Orman Bakamları açıklamışken, bu yılın ilk 10 ayında, Ticaret Bakan’ının soruma verdiği yanıta göre 682 bin 331 baş hayvan ithal edildi. Bu hayvanlar için 864 milyon dolar yurtdışına para ödendi. 26 bin 854 ton et ithal edildi ve bunun karşılığı da 181 milyon dolar yurtdışına para ödedik. İthal hayvancılık bitecek derken milyon dolarlar yurt dışından ithal hayvan ve ete gitti. Ülkemizde hayvancılık desteklense bu açıklar olmayacaktı. Buzağı ölümleriyle, hayvan hastalıklarıyla yeterli mücadele sağlanmadığı gibi artan yem fiyatlarından dolayı hayvancılık yapanlar işten beklediği kazancı sağlayamıyor. Hayvancılık giderek geriliyor” diye konuştu.


“Fiyatlar artıyor, üreticiye para kalmıyor”

Et fiyatlarındaki artışın doğrudan üreticiye bir etkisinin olmadığına değinen Gürer, “Böyle giderse yılbaşından sonra etin kilosu büyükşehirlerde bin TL’ye kadar yükselir. Çünkü girdi maliyetleri düşmüyor. Fiyatlar artıyor. Bu artıştan besiciye, üreticiye para kalmıyor. Üretici de bu durumda hayvanını kesime gönderiyor ve bu kez ithal hayvan getiriliyor. O da çözüm olmuyor. Besici kazanmıyor. Vatandaş et ve süt fiyatı arttıkça yanına varamıyor. Birileri bu işten de aracılık, ithalat yoluyla vurgun yapıyor” dedi.


“Et fiyatlarındaki artışla ilgili planlama yapılması gerekiyor”

Düvelerin, gebe ineklerin, süt ineklerinin kesime gönderilmesinin seyredilmesi ile sorunların katladığını ifade eden Gürer, “Biz defalarca kez uyardık, süt inekleri kesime gönderilmesin dedik. Ama siyasi iktidar sesimizi duymadı. Görünen o ki hayvancılık giderek sorunlu hale geliyor. Önümüzdeki süreçte et fiyatlarındaki artış da devam edecek gibi. Bununla ilgili planlama yapılması gerekiyor. Yem fiyatları mutlaka düşürülmeli ve aracılık sistemin yeniden gözden geçirilmelidir. İthal çözüm değil. Yerli üretici, besici, süt inekçiliği korunmalı, Cumhurbaşkanlığı 2024 yılı program gerekçesinde et üretimi artan nüfusa göre düşeceği görülüyor. Bu da sorunun giderek derinleşeceğinin işareti. Bir hayvan iki yıldan önce verimli olamaz. Süreç doğru yönetilmezse et ve sütte işler dahada ağırlaşacak. Et ve sütte tehlike çanları çalıyor” ifadelerini kullandı.


“Maliyetler yüzde 200 arttı”

Maliyet arttığı için kesilen hayvanların yerine yenisini koyamadıklarını belirten Altınbaş, “Hayvan pazarına gittiğimizde 60-70 bin TL’den yeni hayvan tedarik ediyoruz. Hal böyle olunca yerine yenisi koyamıyoruz ve küçülerek faaliyetlere devam etmek daha mantıklı geliyor. Bu şekilde büyüme şansımız yok. Ahır işçiliği, veteriner giderleri fazla, katkı maddelerindeki fiyat artışları fazla, yüzde 100, yüzde 200’e varan zamlar geldi. Geçen sene bin TL’ye aldığımız saman bu sene 2 bin TL oldu, 3-4 TL’den aldığımız yem 7 buçuk 8 TL’ye çıktı. Ayçiçek küspesi 3 bin 500 -4 bin TL arasındayken 7 bin -7 bin 500 TL aralığına yükseldi” dedi.
Yerli ve karışık ırkların yanı sıra kültür melezi danalarının olduğuna işaret eden hayvan yetiştiricisi “Kestirmeye korkuyoruz. Kestirirsek işletme boşalacak. İşletme boşalırsa buranın sabit giderleri karşılanamayacak. Hal böyle olunca buranın sıkıntısı giderek artacak” diye konuştu.


“Destekler yerine ulaşmıyor”

Verilen desteklemelerin yetersizliğine de değinen Altıntaş, “Desteklemelerin yerine ulaştığını da düşünmüyorum. Gerçek anlamda bu işi yapanlara, gerçek anlamda bu işi büyütmek isteyenlere desteklemelerin ulaştığını düşünmüyorum. O yüzde yerinde destekler olmalı. Buzağı ve yerli hayvan desteği de yeterli değil. Bu destekleri alabilmek için bürokratik engelleri aşmakta zorlanıyoruz. Kesimhanelerden kesim cetvellerinin alınmasından, il ve ilçe tarım müdürlüklerindeki evraklara kadar, bir de fatura kesmeyi kaçırırsanız zaten destekleme konusu bile olmuyor. Ciddi anlamda bürokrasi var. Ödenen rakamlar da çok cüzi, 300-600 TL’lik destekler, bir dananın bir günlük beslenmesini bile karşılamıyor. O nedenle ithal etmek zorunda kalınıyor” değerlendirmesinde bulundu.


“Hayvancılık artık sürdürülebilir değil”

Hayvancılığının sürdürülebilirliğinin kalmadığını anlatan Başaran Altıntaş, “Çünkü doğru düzgün bir hayvancılık politikamız yok, politikanın olmamasını gibi bir politika yürütülüyor. Şu anda ne yaptığımızı bilmiyoruz; bir yandan canlı hayvan bir yandan et ithal ediyoruz. Bir yandan da yerli üretici büyüsün istiyoruz. Bu böyle olmaz” dedi.
Hayvancılığın yanı sıra baka bir işle de uğraştığını anlatan üretici “Şu saatlerde çobanın olması gereken yerde ben bu işlerle uğraşıyorum. Çünkü çoban da bulamıyoruz. Çok fazla fiyat istiyorlar. Onlarda da bir istikrar yok. Kontrol mekanizması olmadığı için sizin yanınızda çalışan bir çoban, başka bir işletme biraz daha yüksek fiyat verirse hemen oraya giriyor” diye konuştu.


“Rekabet kurumu sorunu yanlış yerde arıyor”

Son 2 hafta içinde yem fiyatlarına yüzde 30-40 oranında zam geldiğine dikkat çeken yetiştirici “Bu durumda ister istemez canlı hayvan ve et fiyatlarında artış oldu, kesimhane fiyatları arttı. Bu sefer Rekabet Kurumu ve Bakanlık et fiyatları kesimhanede niye arttı diye araştırma başlattı. Halbuki araştırılacak kısım diğer kısımdır; mazot fiyatlarının artması, yem neden arttı, veterinerlik maliyetleri, ilaç, vitamin niye arttı bunlara bakmak lazım. Çuvalını 250 TL’den aldığımız kattı maddesini 700 TL’ye alıyoruz şu anda. Fiyatlar bu şekilde yüzde 100, yüzde 200’ün üzerinde artış gösterirken et fiyatlarının sabit kalması olası değil. Fiyatlara da son bir hafta içinde yüzde 15 zam geldi. Süt para etmediği için inekleri kesime gönderiyoruz. Hastalık var ama hastalıkla mücadele maliyeti fazla. Veteriner çağırmaktan korkuyoruz; veteriner hekimin gelmesi ciddi bir maliyet. Bu nedenle çitçi kendi hayvanının tedavisi kendi yapmaya kalkışıyor. Yapamayınca da hastalık oluyor. Böyle olunca da o inek kesime gidiyor” değerlendirmesinde bulundu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM