Salı, Haziran 25, 2024

“Elektrik dağıtım sektörü, yeşil dönüşümün en önemli taşıyıcısı”

Erdeniz, elektrik dağıtım sektörünün Türkiye ekonomisine 29 milyar dolarlık katkı yaptığını söyledi


Türkiye’de elektrik üretiminden tüketiciye kadar uzanan elektrik ekosisteminin 915 milyar TL büyüklük ile gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 3,5’ini oluşturduğuna işaret eden Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Yönetim Kurulu Başkanı Barış Erdeniz, elektrik dağıtım sektörünün Türkiye ekonomisine yaptığı katkının ise 29 milyar doları bulduğunu söyledi.

Yarının dünyasında her geçen gün daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklı üretim tesisinin sisteme dâhil olacağına işaret eden Barış Erdeniz, “Elektrik dağıtım sektörü olarak, yeşil dönüşümde üstleneceğimiz ‘dönüşümün omurgası’ rolümüzle ülkemizin enerji arz güvenliğinin teminine tam destek vereceğiz” dedi.


Ekonomiye 29 milyar dolarlık katkı

Elektrik ekosisteminin dağıtım ayağı olarak, bir kamu hizmeti niteliğindeki elektrik dağıtımını kesintisiz, kaliteli ve sürekli bir şekilde sunmakla mükellef olduklarını belirten Erdeniz, “Operasyonel giderleri, yatırım harcamaları ve gelirleri regüle olan sektörümüzde, toplam 21 elektrik dağıtım şirketi doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 100 bin çalışanıyla tüm vatandaşlarımızın elektriğe 7/24 ulaşması için durmaksızın çalışmalarını sürdürmekte. Dağıtım sektörü, 2011-2023 yılları arasında yaptığı 16 milyar dolarlık yatırım ile özelleştirme sürecinde ülkemizin hazinesine kazandırdığı 13 milyar dolarlık özelleştirme bedelinin üzerinde yatırımı hayata geçirdi. Türkiye ekonomisine bu dönemde sağladığımız katkı 29 milyar doları buldu” şeklinde konuştu.


Yeşil dönüşümde stratejik rol

Dünya ve Türkiye’deki enerji görümü ile ilgili bilgilendirmede bulunan Erdeniz, “Araştırmalar bize önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek elektrik üretimi yatırımlarının küresel net-sıfır hedeflerine paralel olarak yenilenebilir kaynaklı olacağını ve 2040 yılında toplam küresel kurulu gücün yarısından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan karşılanacağını gösteriyor. Bu öngörünün hayata geçirilmesi ve yeşil dönüşümün sağlanmasında elektrik dağıtım şirketlerinin rolü stratejik” diye konuştu. 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu güç içerisindeki artışına da dikkat çeken Erdeniz, “Türkiye’de 2023 yılsonu itibarıyla 330 teravatsaat olarak gerçekleşen elektrik tüketiminin Türkiye Ulusal Enerji Planı projeksiyonları kapsamında 2035 yılında yüzde 55 artışla 511 teravatsaat olması öngörülmekte. Bu talep artışına paralel olarak kurulu gücümüzün de yüzde 78 artışla 190 bin megavatsaat mertebesine çıkacağı tahmin ediliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın projeksiyonları, ülke olarak 2053 net-sıfır hedeflerimiz ve enerji arz güvenliği politikalarımız doğrultusunda, elektrik üretiminde fosil yakıtların kullanımından, yenilenebilir kaynaklara geçişin hızlanarak devam edeceğini gösteriyor. Son 10 yılda ülkemizin kurulu gücü içerisinde rüzgâr ve güneşin payı 8 kat artışla yüzde 22 seviyesine ulaşırken, 2035 yılında bu oranın yüzde 43 mertebesine yükselmesi öngörülüyor” dedi.


“Talep artışının dinamosu elektrifikasyon”

Dünyada ve Türkiye’de elektrik tüketiminde artış trendi olduğunu belirten Erdeniz, “Farklı enerji formları kullanılan sektör ve süreçlerde elektrik enerjisine geçişe elektrifikasyon diyoruz. Bu yeni yapı, elektriğe olan talebi artırırken, iklim değişikliğiyle mücadelenin bir gereği olarak elektriğin temiz kaynaklardan üretimini de çok daha kritik hale getiriyor. Elektrik üretimindeki yeşil dönüşüm ile elektrifikasyon odaklı artan tüketim arasındaki köprü elektrik dağıtım şirketlerinin gerçekleştireceği şebeke dönüşümü olmadan yeşil dönüşüm döngüsünü tamamlayamayız” diye belirtti.

Elektrifikasyonun en hızlı yaygınlaştığı sektörün ulaştırma sektörü olduğunu dile getiren Erdeniz, “2023 yıl sonu verilerine göre ülkemizde kayıtlı yaklaşık 81 bin adet elektrikli araç bulunuyor. Bu rakam toplam otomobil stoku içinde binde 5’e tekabül ediyor. 2035 yılında bu rakamın 52 kat artışla 4,2 milyon seviyesine çıkması, yani otomobillerin yüzde 13’ünün elektrikli olması öngörülüyor. Şüphesiz artan ihtiyacın karşılanabilmesi için önümüzdeki 10 yıl içerisinde elektrik dağıtım şirketlerinin bu bölgelere yeni bağlantı ve trafo yatırımları daha kritik hale gelecek” sözlerine yer verdi. 


“Sürdürülebilir finans politikasına ihtiyaç var”

Yarının dünyasında her geçen gün daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklı üretim tesisinin sisteme dâhil olacağına işaret eden Erdeniz, “Ulaşımda elektrifikasyonla 100 binlerce yeni elektrikli araç şarj istasyonu şebekeye dâhil olacak. Bununla birlikte, tüketiciler de birer üretici pozisyonuna gelebilecekler. Böylelikle dağıtım şebekesinde çift yönlü elektrik akışı yaşanacak. Bunun için şebekenin yeşil ve dijital dönüşümünün hızla gerçekleştirilmesi lazım. Bu açıdan şebeke yatırımları enerji arz güvenliğimiz için stratejik öneme sahip. Yeni yatırımlar ve eskiyen şebekelerin yenilenmesi de dahil tüm şebeke yatırımlarının sağlıklı finansmanı için sürdürülebilir fiyat politikasına olan ihtiyaç artık daha fazla” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM