Mercer Marsh Benefits (MMB) tarafından yayımlanan ‘2025 Mavi Yaka Yan Haklar Trendleri Raporu’nun sonuçlarına göre, çalışan bağlılığının sağlanması açısından en kritik alan ücret politikası ve yan haklar oldu
Mercer ve Marsh’ın sağlık ve yan haklarda bütünsel çözümler üreten markası Mercer Marsh Benefits (MMB), ‘2025 Mavi Yaka Yan Haklar Trendleri Raporu’nun sonuçlarını açıkladı. 200’ün üzerinde firmanın katılımıyla gerçekleştirilen raporda, Türkiye’deki çeşitli sektörlerden mavi yaka çalışanlarına sunulan yan hakların, işverenler açısından çalışan bağlılığını ve memnuniyetini nasıl etkilediği kapsamlı bir şekilde ele alındı. 2025 Mavi Yaka Yan Haklar Trendleri Raporu’nun sonuçlarına göre; 2024 yılında şirketler ortalama 797 mavi yaka çalışanı işe aldı. Çalışan bağlılığı açısından en kritik alan ücret politikası ve yan haklar oldu.
Raporun sonuçlarına göre; mavi yakalı erkek çalışan oranı yüzde 80 iken, kadın çalışan oranı yüzde 20. Mavi yaka çalışan yaş ortalaması yüzde 36,3; mavi yaka çalışanların kıdem yılı ortalaması ise 7,2 yıl olarak görünüyor. Kadın mavi yaka çalışan sayısının en çok olduğu sektörler; yüzde 42,3 ile perakende, yüzde 32,4 ile hizmet, yüzde 31 ile holdingler ve yüzde 30,4 ile ilaç ve sağlık öne çıkıyor. Yine sonuçlara göre mavi yaka çalışanların yüzde 25’i lise mezunu. Meslek Yüksek Okulu mezunlarının oranı yüzde 13 iken, üniversite mezunlarının oranı ise yüzde 11 olarak göze çarpıyor. Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 8,9’du.
Yan hak uygulamalarında farklılıklar söz konusu
Rapora göre, şirketler, adil ödüllendirme için farklı prim modellerini gözden geçiriyor. Mavi yaka çalışanların işten ayrılma nedenleri arasında baz ücret, çalışma koşulları, devamsızlık, yan haklar ve bölge dinamikleri gibi nedenler yer alıyor. 2024 yılında mavi yaka çalışanlarının yüzde 64’ü baz ücret, yüzde 26’sı çalışma koşulları, yüzde 17’si devamsızlık, yüzde 17’si yan haklar ve yine yüzde 17’si bölgesel dinamikler nedeniyle işten ayrıldı.
Şirketlerin yüzde 66’sı beyaz yaka ve mavi yaka çalışanlar için yan haklar uygulamalarında farklılıklar olduğunu söylüyor. Rapora göre, şirketlerin en sık sunduğu yan haklar; yüzde 57 dini bayram yardımı, yüzde 54 evlilik yardımı, yüzde 53 doğum yardımı, yüzde 40 ısınma/yakacak yardımı, yüzde 38 cenaze yardımı, yüzde 25 yeni yıl yardımı, yüzde 21 giyim yardımı, yüzde 3 taşınma yardımı ve yüzde 1 kira yardımı olarak sıralanıyor. Şirketlerin yüzde 95’i mavi yaka çalışanlar için esnek çalışma saati uygulaması sunmuyor.
Mavi yaka çalışanlar için özel sağlık sigortası ihtiyacı artıyor
Raporun sonuçlarına göre; süregelen yüksek enflasyon ve artan sağlık hizmeti maliyetleri karşısında mavi yakalar için özel sağlık sigortası ihtiyacı artıyor. Doğum, diş, gözlük/lens gibi ek teminatlar düşük oranda sunuluyor; bu alanlarda iyileştirme fırsatları mevcut. Şirketlerin yüzde 86’sı mavi yaka çalışanlar için özel sağlık sigortası yapmayı düşünmüyor. Mevcut özel sağlık sigortalarının yüzde 45’i çalışan, eş ve çocukları kapsarken yüzde 55’i yalnızca çalışanı kapsıyor. Buna karşın şirketlerin yüzde 78’i mavi yaka çalışanları için işveren katılımlı bireysel emeklilik planı uygulaması sunmuyor. Yine şirketlerin yüzde 64’ünün çalışanları için ferdi kaza sigortası uygulaması bulunmuyor.

Ünal: Hâlâ iyileştirilmesi gereken alanlar var
Mavi yaka çalışanların üretimden hizmete, lojistikten teknolojiye kadar birçok sektörün temel taşını oluşturduğunu söyleyen Mercer Marsh Benefits Türkiye Ülke Lideri Fuat Ünal, rapor sonuçlarının, üretim süreçlerindeki çalışanlara yatırım yapmanın önemini bir kez daha vurguladığının altını çizdi. Ünal, “Beyaz yakalı ve mavi yakalı çalışanlar arasındaki yan hak uygulamalarındaki farklar, hâlâ iyileştirilmesi gereken alanlar. Şirketlerin yan hak uygulamalarında daha bütünsel bir bakış açısıyla eşitliği ve adaleti sağlaması kritik önem taşıyor. Şirketler, aradaki farkı kapatmak için farklı uygulamalar geliştirmeye ve tüm çalışanlara daha adil yan haklar sağlamaya çalışıyor. Öte yandan, eğitim olanaklarının artması, üniversite mezunu mavi yaka çalışan sayısındaki yükseliş, kadın çalışan oranındaki artış ve bağlılık ölçümlerine verilen önem, şirketlerin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalar geliştirmeye başladığını ortaya koyuyor” açıklamasında bulundu.
