Cumartesi, Kasım 29, 2025

AB’den Çin kaynaklı paketlere fren

Avrupa Birliği (AB) Maliye Bakanları, Çin’den gelen düşük değerli paketlere uygulanan “de minimis” muafiyetini kaldırma konusunda uzlaşı sağlayarak e-ticaret akışında yeni bir dönemin başlangıcını işaret etti. 2026’dan önce yürürlüğe alınması için çalışmaların hızlandığı düzenleme, Shein, Temu ve benzeri Çinli çevrimiçi perakendecilerin Avrupa’daki maliyet avantajını önemli ölçüde zayıflatacak. Konuyu Türkiye açısından değerlendiren ideasoft Yönetim Ofisi Direktörü Emre Çetinaslan, kararın Türkiye açısından güçlü bir stratejik kırılma yarattığını dile getirdi. 


İşlem ücreti tek taraflı olacak

AB Bakanlarının Çin’den gelen düşük değerli paketlere yönelik gümrük vergilerini 2026’ya çekme konusunda anlaşması, küresel e-ticaret dengelerini değiştirecek bir adım olarak değerlendiriliyor. AB’nin “de minimis” eşiğini kaldırmaya hazırlanması, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de kendi muafiyetini iptal ettiği bir dönemde, Shein ve Temu gibi Çinli şirketlerin maliyet yapısını doğrudan etkileyecek. Bu çerçevede EuroCommerce, sürecin AB tek pazarını zayıflatma riski taşıdığına dikkat çekerken, bazı AB ülkeleri de 2 euroluk işlem ücretini tek taraflı devreye almak için harekete geçti.


46 milyar paket Çin menşeli

Konuyu değerlendiren ideasoft Yönetim Ofisi Direktörü Emre Çetinaslan, kararın Türkiye açısından güçlü bir stratejik kırılma yarattığını vurgulayarak, “AB’nin düşük değerli paketlerdeki gümrük muafiyetini kaldırma yönündeki hamlesinin Çin merkezli düşük fiyatlı rekabeti önemli ölçüde zorlayacağını dile getirdi. Çetinaslan, “2024’te AB’ye ulaşan 46 milyar küçük paketin önemli bir kısmının Çin menşeli olduğu düşünüldüğünde, yeni vergi uygulaması Avrupa’da tedarik tercihlerini yeniden şekillendirecek. Bu gelişme, tüketicilerin daha yakın, hızlı ve öngörülebilir tedarik kaynaklarına yönelmesini hızlandıracak. Türkiye tam da bu noktada güçlü ve doğal bir alternatif olarak öne çıkıyor” dedi. 


E-ihracat artışı beklentisi

Coğrafi yakınlık, teslimat hızları, rekabetçi üretim maliyetleri, güçlü kategori çeşitliliği ve kalite standartlarıyla Türkiye’nin Avrupa için daha cazip bir tedarik üssü haline geleceğini belirten Çetinaslan, “AB düzenlemesiyle birlikte Türkiye’nin e-ihracat büyüme hızının daha da artmasını bekliyoruz. Özellikle moda, tekstil, aksesuar, ev-yaşam ve kişiselleştirilmiş ürünlerde Türkiye üretimi hem kalite hem maliyet açısından belirgin bir avantaj sunuyor. Önümüzdeki iki yılda Türkiye’den AB ülkelerine yönelik e-ticaret hacminde güçlü bir sıçrama görmemiz son derece muhtemel” ifadelerini kullandı.


E-ihracat artışı beklentisi

Coğrafi yakınlık, teslimat hızları, rekabetçi üretim maliyetleri, güçlü kategori çeşitliliği ve kalite standartlarıyla Türkiye’nin Avrupa için daha cazip bir tedarik üssü haline geleceğini belirten Çetinaslan, “AB düzenlemesiyle birlikte Türkiye’nin e-ihracat büyüme hızının daha da artmasını bekliyoruz. Özellikle moda, tekstil, aksesuar, ev-yaşam ve kişiselleştirilmiş ürünlerde Türkiye üretimi hem kalite hem maliyet açısından belirgin bir avantaj sunuyor. Önümüzdeki iki yılda Türkiye’den AB ülkelerine yönelik e-ticaret hacminde güçlü bir sıçrama görmemiz son derece muhtemel” ifadelerini kullandı.


“KOBİ’leri destekliyoruz”

Hem tüketici alışkanlıkları hem tedarik zinciri dinamiklerinin Türkiye lehine değiştiğini ifade eden Çetinaslan, şirket olarak KOBİ’lerin yurt dışına açılma süreçlerini desteklediklerini dile getirdi. Öte yandan e-ihracat altyapısından pazarlamaya, yurt dışı pazaryeri entegrasyonlarından lojistik çözümlerine kadar tüm ihtiyaçlarını kapsayan bir yapı sunduklarını belirten Çetinaslan, “Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirecek bu dönüşümün, yerli üreticiler ve markalar için yeni ve değerli bir büyüme fırsatı olduğunu düşünüyoruz” dedi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM