2025 yılı ihracat verileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul’da düzenlenen ‘2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı’nda açıklandı. Emek yoğun sektörlerde yaşanan rekabetçilik sorunlarına ve küresel pazarlardaki korumacılık önlemlerine rağmen Türkiye’nin ihracatındaki artış trendi 2025’te de devam etti. 2025 yılında ihracat 2024’e göre yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolarla yükseldi. Yıllık ihracat böylece 2021’den bu yana aralıksız olarak beşinci yılda da artış trendini sürdürdü. Aralıkta yüzde 12,8 artan ihracat, 26,4 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek aylık değerine ulaştı. Yıllık ihracat ise 4,5 artışla 273,4 milyar doların üzerine çıktı.
İhracata en büyük katkıyı yine otomotiv sektörü verdi. Otomotiv, 41,5 milyar dolarla ihracat şampiyonu olurken, kimyevi maddeler 31,9 milyar dolarla ikinci, elektrik elektronik 17,7 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2026 yılı için 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracat hedeflediklerini söyledi.
Mal ihracatında yüzde 4,5 artış
‘2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk ekonomisinin direncinin 2025’te sınandığını ve Türk ekonomisinin çok başarılı bir sınav verdiğini söyledi. 2025 yılına ait dış ticaret verilerini paylaşan Erdoğan, “Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz” dedi.
En fazla ihracat yapan 3. il İzmir
2025 yılında 33 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilin de ihracatını artırdığına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: “En fazla ihracat yapan beş ilimiz, 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci. 35,1 milyar dolar ile Kocaeli ikinci. 23,6 milyar dolar ile İzmir üçüncü. 20 milyar dolar ile Bursa dördüncü. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ beşinci oldu. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. Ama buna rağmen 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın, ithalatı karşılama oranı 2025 yılında yüzde 74,8 oldu. 2025 yılında ihracatımızda önceki seneye göre kıymet bazında artışta öne çıkan ilk üç ülke şöyle: 1,7 milyar dolar artışla Almanya. 1,4 milyar dolar artışla Birleşik Krallık. 1,3 milyar dolar artışla Suriye farklı bir yere oturdu. Güvenlik ortamı iyileştikçe Suriye’yle ticaretimiz daha da artacak.”
Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artışın, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıdığını dile getiren Erdoğan, “2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 artışla 9,9 milyar dolara ulaştı, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 artışla 102,1 milyar dolara çıktı. 2002 yılında ihracatımızın sadece yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken bu oran 2025’te yüzde 43,5 oldu” diye konuştu.
Avrupa Birliği ile ticaret hacmi 232,7 milyar dolar
Savunma ihracatında yakalanan ivmeyi 2025’te devam ettirdiklerini ifade eden Erdoğan, “2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline geldiğini belirten Erdoğan, Ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıktı. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları buldu. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmaz. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz” dedi.
Bakan Bolat: İhracatçıya 45 milyar TL destek sunacağız
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ise yaptığı konuşmada, “Küresel ekonomik büyümenin oldukça zayıf seyrettiği, dış ticarette artış hızının ortalamaların altında kaldığı, gümrük vergisi artışları eğilimlerinin böylesine olduğu bir dönemde ihracat artışı ile pozitif ivme kazandık. Hizmetler ihracatımızın da 8,3 kat büyümesi ülkemizi dünya ekonomi liginde çok önemli bir yere koydu. Bugün Türkiye 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklük ve 820 milyar doları aşan dış ticaret büyüklüğüne sahip bir konuma ulaştı” dedi.
Yıllık enflasyonda son 48 ayın en düşük seviyesinde olunduğunu belirten Bolat, “İstihdamda da iyileşmeler artmakta ve yaklaşık 13 milyondan fazla yeni istihdamla işsizlik oranı da tek haneli rakamda tam 31 aydır seviyesini koruyor. İmalat PMİ endeksi de son 12 ayın en yüksek seviyelerine yükseldi. OECD ülkeleri içinde ihracatını en fazla artıran 2. ülkeyiz. AB’nin 27 ülkesi ile kıyaslandığında ihracatını en fazla arttıran ülkeyiz. Bu çerçevede ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırımların 13,5 milyar dolardan 284 milyar dolara bu son 23 yılda çıkmış olması da önemli katkılar sağladı. Ticaret Bakanlığı olarak 16 bin ihracatımızı desteklemek amacıyla fazlası olan 33 milyar TL destekler sağladık. 2026’da bütçemize tahsis edilen paydan 45 milyar TL’lik desteği yine ihracatçılarımıza sunacağız” diye konuştu.
Mustafa Gültepe: İhracatçıya her destek hayati önem taşıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, konuşmasında 2025’in ihracatçılar açısından oldukça zorlu geçtiğini vurguladı. Rekabetçilikte zorlanan sektörler için beklentilerini dile getiren Gültepe, “İstihdam desteğinin 6 bin TL’ye, asgari ücret desteğinin ise 2 bin 500 TL’ye yükseltilmesini bekliyoruz” dedi. Döviz dönüşüm desteğinin daha etkin uygulanması ve ihracatçının uzun vadeli, düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak yeni paketlerin devreye alınmasının önemine işaret eden Gültepe, “İhracatçılarımızın bu beklentileri karşılandığı takdirde, mal ve hizmet ihracatında 2026 hedeflerine ulaşacağımıza dair hiçbir şüphem yok” ifadelerinde bulundu.
Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibarıyla önemli bir üretim üssü olduğuna dikkat çeken Gültepe, özellikle Avrupa pazarına yakınlığın büyük bir avantaj sunduğunu ifade etti. Ancak yüksek üretim maliyetlerinin birçok sektörde rekabetçiliği olumsuz etkilediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Avrupa için yakın tedarik merkezi konumundayız ancak yüksek maliyetler nedeniyle fiyat tutturmakta zorlanıyoruz. Yüzde 10–15 daha pahalı olsak bile müşteri bizi tercih edebilir, ancak bu oran yükseldikçe alıcının radarından çıkıyoruz. Bu nedenle ihracatçılarımıza sağlanan her destek hayati önem taşıyor.”
