Ege İhracatçı Birlikleri’nin öngörülerini paylaştığı toplantıda; 2026 yılında ihracatta ilerleme için finansmana erişim, öngörülebilirlik ve teşviklerin önemine dikkat çekildi
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından 2025 yılının değerlendirildiği 2026 yılına ilişkin öngörülerin paylaşıldığı basın toplantısı düzenlendi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılında 18,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiği belirtilen toplantıda, ihracatçının karşı karşıya kaldığı maliyet baskısı, finansmana erişim ve rekabetçilikte yaşanan sıkıntılar dile getirildi. Ege İhracatçı Birlikleri, 2025’in belirsizlik ve öngörülemezlik içinde geçtiğini vurgulayarak, ‘büyüme değil ayakta kalma yılı’ olduğuna dikkat çektiler. Toplantıda 2026 yılında ise ihracatta ilerleme için finansmana erişim, öngörülebilirlik ve teşviklerin önemine dikkat çekildi.

Ertan: Türkiye’nin çelik ihracatı 16,5 milyar dolar
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan, “2025 yılında ihracatçılar olarak geçtiğimiz 3 yıla nispeten daha iyi bir yıl geçirdik. 2024 yılında 2 milyar 351 milyon dolar ihracat yapmıştık. 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolar ihracat yaptık. Türkiye genelinde de sektörümüz 16,5 milyar doları çelik, 13,3 milyar doları demir ve demir dışı mamuller olmak üzere 29,8 milyar dolar ihracat yaptı. Türkiye, dünyanın 7. büyük demir-çelik üreticisi, Avrupa’nın da en büyük demir çelik üreticisi. Başlıca ihracat pazarlarımız Almanya, Fas, İtalya, Birleşik Krallık Mısır Bulgaristan Fransa İspanya Romanya Yemen Yunanistan Hollanda gibi ülkeler. 2025 yılında yaptığımız ihracat tonaj olarak hala 2021 yılındaki çelik ürünleri tonajını yakalayabilmiş değiliz. Kapasite kullanım oranımız 2023 yılında yüzde 73-74’lerden yüzde 51’lere kadar düştü. Şu andaki kapasite kullanım oranımız yüzde 62. Bunu daha yukarı çekmemiz lazım” dedi.

Uçak: Kiraz üretiminde %90’a varan hasat kaybı
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise “2025 yılı sektörümüz için zorlu, olumsuz etkilerinin derinden hissettiğimiz ve tekrarını yaşamak istemediğimiz bir yıl olarak tarihe geçti. 2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşadığımız zirai don olayları ile kiraz, elma, şeftali ve kayısı ürünlerimiz başta olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar yaşadık. Kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan hasat kayıpları yaşandı. 2025 yılı sonunda ihracatımızı küçük bir kayıpla 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık. 2025 yılında toplamda 128 ülkeye ihracat yaptığımız taze ve işlenmiş meyve sebze ürünlerinde, en fazla ihracat yaptığımız ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, ABD, İngiltere, Rusya ve İtalya olarak gerçekleşti. Moldova, Avusturya, Irak, Çekya ve Kanada ülkeleri ihracatımızı önemli ölçüde artırdığımız ülkeler olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

Zandar: Deri ve deri mamulleri oyunu kaybetti
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, “Deri ve deri mamulleri sektörü bu sene yüzde 10’a yakın bir ihracat kaybı yaşasa da genelde yüzde 60’lık bir kapasite kaybı yaşadı. Bu görmüş olduğunuz yüzde 9 düşüş sadece Ege Bölgesi’nde. Türkiye genelinde ise bu oran yüzde 5,5. Kümülatife baktığınız zaman sadece son iki yıl içinde Türkiye genelinde yüzde 2, Ege Bölgesi genelinde ihracatımız yüzde 17,5 düştü. 3-4 yıl önce ihraç fazlası veren bir sektörken şu anda ithalatımız ihracatımızın üzerine çıktı. Yani deri ve deri mamulleri sektörü maalesef oyunu kaybetti. Sonuç itibariyle 2018’den bu yana çok ivmeyle artan bir sektör maalesef 2 yıl içinde hiç göze alınmayacak noktalara geldi. 2026 yılı sektörün ihracatının 2025’ten farklı olmayacağını düşünüyorum. AB’de bir toparlanma yok. Rusya hala bizden bir şey almamaya devam ediyor. Çin hala çok ucuz. Kapasitelerimizi, personellerimizi kaybettik. 50 yaşın üzerinde bir personel ortalamamız var. Yeni nesli sektöre dahil edemedik. Kalan yüzde 40’lık kapasitemizin de bu sene büyük ihtimal yüzde 10’unu yitireceğimizi düşünüyorum. 2026’da beklentimiz 2025’le eşdeğer olursa çok şanslıyız” ifadelerini kullandı.

Sertbaş: Sektörün sesine kulak verin
Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş da konuşmasında şunları söyledi: “Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, uzun zamandan beri Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri. Ama ne yazık ki son dönemde Türkiye’nin dördüncü büyük ihracat sektörü haline dönüştü. Çeşitli sebepleri var. Küresel daralmalar, artan işçilik ücretleri ve üretim maaliyetleri, enflasyonla doğru orantılı artmayan kur. Finansmana erişmekte yaşanan zorluklar. Yıl sonu itibarıyla Türkiye hazır giyim ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 6 düşüşle 16,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hazır giyim sektörü deyince hep katma değersiz üretim yaptığımızdan bahsedilir ama hazır giyim katma değerli üretim yapıyor. Bugün Türkiye ihracat ortalaması 1.6 dolarken, hazır giyimin ortalama ihraç birim fiyatı 16,21 dolar civarında. Hatta EHKİB ortalama ihraç birim fiyatı 21,19 dolar. İstihdamı koruyarak üretimden kaçmadan sektörün sesine kulak vermek ve bu süreci yönetmek zorundayız.”

Öztürk: Bitkisel yağlar liderliğini koruyor
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk de “2025 yılında genel bir değerlendirme yaptığımız zaman mücadeleci bir yıl oldu. Türkiye genelinde hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı geçen yıla göre yüzde 4 artış sağladı. Ege Hububat yağlı tohumlara bakınca tablo pozitif. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatına baktığımızda yüzde 34’ünü hububat bakliyat yağlı tohumlar mamulleri yapıyor. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında yüzde 23 artışla 1 milyar 185 milyon doları ihracat rakamını yakalamış bulunuyoruz. Önümüzdeki sezon hedefimiz daha yüksek 1,4 milyar dolar hedefimiz var. Alt sektörlere baktığımızda bitkisel yağlar bu yıl da liderliğini koruyor. İki tane URGE projemiz var. Biri hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar için diğeri kedi-köpek maması sektöründe bu projelerimiz devam ediyor” diye konuştu.

Işık’tan kokteyl pestisit vurgusu
EİB Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, “Kuru meyve sektörü olarak iklim şartlarından hasarımız çok fazla oldu. Kayısımızın yüzde 95’i gitti. Üzüm 320 bin tondan 3 yılda 165 tona geriledi. Suyu yönetmemiz lazım. Kurumların bir araya gelip ihtiyaca göre sıkıntıların belirlenmesi lazım. Havza projesi yapılmalı. Üzümde yaşadığımız en büyük sorun pestisit problemi. Pestisitten vazgeçtik birde çok sayıda kokteyl pestisit çıkıyor. Kurumlar arası ilişki çok önemli. En iyi yaptığımız şey devlet, üniversite, enstitü ve ihracat el ele çalışması. Bu şimdi daha çok önem kazanıyor. Asıl görevimiz bağlarımızı, ürünümüzü ve toprağımızı korumak. Birçok gölet projesi yapılıyor. İncirimizi ancak göletlerle kurtarabiliriz. Dağdaki inciri sulama şansı göletlerle olur. Su akıp denize karışmamalı” değerlendirmelerinde bulundu.

Alimoğlu’ndan yatırım teşvik belgesi sorununa vurgu
Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Türkiye geneli maden ihracatımıza paralel olarak Birliğimizin ihracatı da yüzde 6 artış göstererek 2025 yılında 1,38 milyar dolar oldu. Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak da en yüksek ihracatı kalemimiz doğal taş olurken onu kıymetli metal cevherleri ve feldspat takip etti. Birliğimizin en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk üç ülke ise geçen yıl olduğu gibi Çin, ABD ve İspanya oldu. Çin ve ABD’ye ihracatımız 2024 yılına kıyasla sırasıyla yüzde 12 ve yüzde 7 artarken İspanya’ya ihracatımız yüzde 3 düşüş gösterdi” dedi. Alimoğlu, sektöre ilişkin sorunları dile getirerek, “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile firma merkezinin bulunduğu ilden farklı bir ilde açılan ocak veya üretim tesisleri için Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenememesi sektörümüz için üretim kapasitesi ve istihdam üzerinde mağduriyet yaratıyor. Ayrıca, maden sektörü hakkında kamuoyunda oluşan olumsuz algının sektöre yönelik yatırım iştahını ve sosyal kabulü zayıflattığı, bu nedenle sektör imajının doğru bilgilerle güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu da göz ardı edilmemeli” dedi.

Güngör: 2026’da hedef 1 milyar dolar ihracat
Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Ülke genelinde üç sektörümüzün ihracatı 2024 yılında 7,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti, 2025 yılında ise yaklaşık 8 milyar dolar bandında kaldı. Ege Bölgesi özelinde 2024’te 946 milyon dolar olan ihracatımız, 2025’te 914 milyon dolar oldu. Alt sektörler bazında; Kâğıt mamulleri ihracatımız 558 milyon dolar, Odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise yüzde 3 artışla 122 milyon dolar seviyesinde. Bu alanda Türkiye ihracatının yüzde 68’i Ege Bölgesi’nden yapılıyor. Mobilya sektöründe ise birliğimiz üzerinden gerçekleşen ihracat, 2025 yılında 203 milyon dolar oldu. 2025; döviz kurundaki sınırlı artışa karşılık, hammadde, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle ihracatçılarımız açısından zor bir yıl oldu. 2026 yılında Birliğimiz ihracatını 1 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Girit: Parlayan yıldızımız Türk somonu
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ise “Sektör olarak dünyanın protein açığını dengelemeye çalışıyoruz. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği olarak ihracatımızda yüzde 7’lik bir artış söz konusu. Türkiye hayvansal üretim için oldukça iyi bir habitata sahip. Bu nedenle üretime odaklanıyoruz. Bağırsak ihracatında da yaklaşık 100 milyon dolarlık bir potansiyelimiz var. Bunun önemli önemli bir kısmı estetik ameliyatlar için ihraç ediliyor. Sektörde parlayan yıldızlarımız var ve Türk somonu bunlardan biri. Sektör olarak Türkiye genelinde 4 milyar dolar ihracatımız söz konusu” dedi. Sektörün Denetim ve kota sistemine takıldığını ifade eden Girit, “Şu an aktif olarak yumurta, tereyağı ve süt tozunda kota sistemi var. Sadece sofralık yumurtadan örnek verirsem geçen seneye göre yüzde 50 üzerinde gerideyiz” dedi.

Umur: Türk tütünü üretiminde dünya lideriyiz
Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, “Ege Tütün İhracatçıları Birliği olarak kabul edilebilir bir yıl geçirdik. Yüzde 6 oranında bir ihracat artışımız oldu. İhracat için 1 milyar dolar hedef koymuştuk. Bunu başardığımız için mutluyum çünkü ilk geldiğim sene de 1 milyar dolar hedef koymuştuk. Arada biraz düşüş olsa da tekrar 1 milyar doların üzerine çıktık bu da sevindirici bir durum. Birlik olarak üç ana maddemiz var. Bir tanesi yaprak tütün, diğeri sigara ağırlıklı tütün mamulleri diğeri ise nargile tütünler. Bunlardan yaprak tütün konusunda oryantal tütün yani Türk tütünü üretiminde dünya lideriyiz ve bunu koruyoruz. Bunun yanında 5-6 yıldır Türkiye’de Amerikan Virginia menşeli bir tütüne çok önem verdik. Son 20 senedir 50-60 kilolara düşmüş olan tütün üretimi tekrar 100 milyon kiloya çıktı” ifadelerinde bulundu.

Uygun: Türkiye zeytinyağında üretimde dünya 2’ncisi olabilir
Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun ise şu değerlendirmelerde bulundu: “2024-25 hasat yılında, Türk zeytincisi, Tarım Bakanlığı verilerine göre, 750 bin ton Sofralık Zeytin ve 475 bin tonluk zeytinyağı üretti. Dünya üretiminde İspanya’nın ardından ikinci sırada oldu. Ama dünya zeytinyağı ticaretinden aldığımız pay sadece yüzde 7. 2024/2025 sezonu bize şunu net biçimde gösterdi: Türkiye zeytinyağında üretimde dünya ikincisi olabilir; ama istikrarlı ve öngörülebilir bir ihracat politikası olmadan bu gücün hiçbir anlamı yok. 2025 yılında, zeytinyağı ihracatımız, dünya fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak yaklaşık yüzde 65 gerileyerek 189 milyon dolar seviyesine indi. Bu gerilemenin nedeni; belirsizlik, öngörülemezlik ve sık değişen uygulamalar. Buna karşılık sofralık zeytinde rekor kırdık. 258 milyon dolarlık ihracatla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık. Piyasa kuralları net olduğunda, ihracatçı işini yapıyor.”

Eskinazi: 2025, uyum sağlama yılı oldu
Toplantının açılışında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi Türkiye ekonomisinin 2025 yılında çok katmanlı bir sınavdan geçtiğini belirterek, birçok sektör için 2025 yılının, bir büyüme yılı değil; ayakta kalma, direnme ve uyum sağlama yılı olduğunu söyledi. EİB’in 2025 yılı ihracatının 18 milyar 505 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden Eskinazi, “EİB’in 2025 yılı toplam ihracatı 2024 yılına göre yüzde 1 artmasına karşın, bunu parite etkisinden arındırdığımızda aslında ihracatımız 2025 yılında 2024 yılına göre yüzde 1,7 azaldı. 2025 yılında EİB olarak odağımız; ihracatçının elini güçlendirmek, hareket alanını genişletmek ve rekabet kabiliyetini korumak oldu” diye konuştu.
“2026, dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olacak”
2026’ya dair beklenti ve değerlendirmelerini paylaşan Eskinazi, “Türkiye’nin en büyük sorunu, öngörülebilirliğin zayıflaması. Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılamaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz. 2026 yılına girerken üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödüllendiren, risk alanı koruyan ve sanayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkün ve gerekli. Aksi halde 2026, birçok sektör için dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edecek ” dedi.
2026 yılında yürütülen ekonomik program çerçevesindeki beklentilerini paylaşan Eskinazi, şunları söyledi: “Para politikasında sıkı duruşun, TCMB’nin temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı üzerinden sürdürüleceğini, yüzde 38 oranında mevcut olan faizlerin görece enflasyona göre yüksek kalacağını, Türk Lirası’nın reel değerini ise korunmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Nominal faizlerin enflasyon üzerinde kalacağını ve pozitif reel faizin ve Türk Lirası carry tradenin devam edeceğini düşünüyoruz. Enflasyonla mücadelede 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da değerli Türk Lirası beklentimizi koruyoruz.”
İhracatçının 2026’da kurdan dolayı yurtdışı satış gelirlerinde enflasyon üzerinde bir artış beklemediklerini belirten Eskinazi, “Makro ihtiyati tedbirlerde bir gevşemeyi henüz görmemekle, kredi kanallarında bir rahatlama da beklemiyoruz. USD bazında kredi kullanımının 2026 yılında da devam edeceğini düşünüyoruz” dedi.
Enflasyon muhasebesinin 2026 yılında altın/gümüş/kuyumculuk dışında kaldırılmasının, şirketlerin genel olarak daha fazla vergi yüküyle karşı karşıya kalacaklarını ve vergi sonrası karın düşeceğini öngören Eskinazi, “TCMB para politikasının sıkı, kamu maliyesinin ise nispeten daha gevşek olmasını, bütçe üzerinden genişlemeci maliye politika patikasının genişleyerek devam edeceğini düşünüyoruz. 2025 yılında tarımdaki üretim düşüşünün enflasyon üzerinde ciddi risk yarattığını, konut ve gıdanın 2026 yılında enflasyon üzerinde yine önemli bir belirleyici olacak, bunlarında para politikasıyla çözülemeyeceğinin görülmesi gerekli. İhracatçımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı. Ancak bu fedakârlığın sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunlu” diye konuştu.
İhracat 7 sektörde azaldı, 5 sektörde arttı
Ege İhracatçı Birliklerinin sektörel değerlendirmelerini paylaştığı toplantıda açıklanan verilere göre; birliklere bağlı bazı sektörler ihracatta gerilerken, bazıları daha olumlu bir tablo çizdi. 2025 yılında bir önceki yıla göre; tekstil hammaddeleri sektöründe ihracat yüzde 4 gerilerken, demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10 arttı. Ege yaş meyve, sebze ihracatı yüzde 3,5 gerilerken, deri ve deri ürünlerinde ise ihracat yüzde 9 azaldı. Hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 8 azalırken; hububat, bakliyat ve yağlı tohumlarda yüzde 23 artış yaşandı. Kuru meyve ihracatı ise 2025’te yüzde 4 azalırken; maden ihracatında yüzde 6 artış görüldü. Mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde ihracat yüzde 3 gerilerken, su ürünleri ve hayvansal mamullerde ihracatı ise yüzde 7 arttı. Tütünde ise ihracat yüzde 7 artarken; zeytin ve zeytinyağında yüzde 49 oranında düşüş gerçekleşti.
