Cumartesi, Ocak 17, 2026

Donald Trump, Amerikan Derin Devleti ve Elitlerin Yozlaşması -II

Hasta toplumlar, hasta liderler üretir. Bu liderler cahil kitleden güç alırlar


Nükleer enerjinin durumu

2025 yılındaki dünya enerji görünümüne bakılacak olursa, 2000 yılından itibaren IEA raporuna göre% 60 oranında arttığı tespit edilmektedir. ABD içinde, nükleer enerji uzun vadeli bir ihtimal değil, zorunluluk haline gelmektedir. Hükümetler temel yük istikrarı için özel çabalar harcamaktadırlar. Kamu hizmetleri hem temiz hem de sürekli olan çözümlere odaklanmış durumdadır. Bu olgunun teknik olarak ele alınması söz konusu değildir. Bu gelişme aşamasında tedarik zincirleri ve sermaye akışları, bilançolar nezdinde yeni bir panorama çizmektedir. Uranyum arzının, dünya genelinde, kısıtlı olması sözleşme fiyatlarındaki artışları ortaya koymaktadır. Gelişmiş tasarımlara sahip yeni reaktörlerin, Avrupa, Asya ve ABD genelinde benimsenmiş durumdadır. Bunların yapılması birçok ülke tarafından tercih edilmesine rağmen Almanya mevcut bütün nükleer santrallarını devre dışı bırakmış bulunmaktadır. Bir diğer taraftan Türkiye’de yapılan daha doğrusu tamamen Ruslar tarafından yapılan Akkuyu nükleer santralı iste bu yeni tasarımlara sahip değildir. Ayrıca Ruslar bu santrala Türkleri hiçbir zaman yaklaştırmamaktadırlar bile. Hani iktidarda olan AKP Cemaati her zaman yalan beyanları içerisinde “ yerli ve milli “ kelimelerini ağızlarından düşürmemelerine rağmen bu durum karşısında tamamen sessiz kalmaktadırlar.

Konut piyasasında son durum

Trump politikaları nedeniyle konut alımlarına bakılmasında yarar vardır. ABD içinde konut fiyatlarında hala artışlar olduğu ancak bunun çok düşük seviyelerde seyrettiği görülmektedir. Geçen yıl içinde, % 1 civarında bir artıştan söz etmek mümkündür. Anca, enflasyon, konut fiyatlarından daha fazla artış kaydettiği için. Zaman sürecinde fiili bir fiyat düşüşü izlenmektedir. Büyük metropol alanlarında mevsimsel ayarlamalar öncesinde, aylık fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Ekim ayında mevcut konut satışları, faiz oranlarındaki küçük düşüş nedeniyle, alıcıların iştahını kabartmış ve şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştır.

Trump’ı zorlayan konular, Amerikan derin devleti

ABD içinde, bir derin devletten bahsetmenin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Temas ettiğim siyaset içindeki bireylerin bu konuda bazı pentagon kaynaklarını işaret ettiğini ifade etmek isterim.

Derin devlet teriminin 1990 yıllarında Türkiye’de ortaya çıktığı düşünülse de derin devlet kavramına olan inanç ABD içinde en azından 1950 yıllarından itibaren mevcuttur. Atom bilimcileri bülteninde 1955 yılında yayınlanan bir makalede Amerikalıların “ ikili devlet” “varlığına olan inançlarını paylaşmaktadır. Gizli bir ulusal güvenlik hiyerarşisi ve seçilmiş politikacıları izleyen kontrol eden bir gölge hükümet olduğu değerlendirilmektedir. Amerikan halkının arasında, siyasi bir komplo teorisi olarak, ABD federal hükümeti içerisinde FBI ve CIA üyelerinden oluşan derin bir devletin varlığı tartışılmaktadır. Bu komplo teorisinin öncülerinin 1950 yılından itibaren varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Derin devlet terimi, resmi yasama yetkisine sahip olmamasına rağmen ulusal politika ve karar alma süreçleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğuna inanılan ABD hükümeti içindeki gizli bir ağ olduğu iddia edilen bu kavramı ifade etmektedir. Türkiye’de otoriter rejimlerde ordu, istihbarat ve organize suç arasında gizli bir ittifakı tanımlamak için ortaya atılmıştır. Derin devlet kavramı, askeri nüfuzun sivil yönetim üzerinde belirgin olduğu Mısır gibi ülkelerde görülmüştür. Türkiye ve Mısır da dâhil olmak üzere, otoriter yönetimlere sahip birçok ülkede doğrulanmış derin devletler mevcuttur. Derin devlet ABD hükümetinin yapısıyla bağlantılıdır.

ABD hükümeti sıradan bir vatandaşa söz hakkı vermek üzere tasarlanmıştır. Hükümet politikasını oluştururken seçmenlerinin görüşlerini temsil eden politikacıların seçilmesiyle gerçekleşir. Hükümet her biri diğerinin yetkilerini kontrol etmek üzere tasarlanmış 3 çeşit organdan oluşur. Senato ve temsilciler meclisinden oluşan kongre, federal hükümetin yasalarını yazmaktan sorumlu yasama organıdır. Senatoda her eyaletten iki üye, temsilciler meclisinde ise her eyaletin nüfusuyla orantılı temsilciler bulunmaktadır.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde onun strateji uzmanları, kendi programlarına derin devletin müdahale ederek, adalet bakanlığının HUMA MAHMOOD ABEDİN ve HJAMES COMEY’İ yargılamadığı için derin devletin bir uzantısı olduğunu iddia ettiler. Bu kişi bilindiği üzere, dış işleri bakanı HILARY CLINTON’ın özel kalem müdürü görevinde olan, Pakistan ve Hint kökenli birisiydi. Ancak Müslüman Kardeşler örgütü ile bağlantılı olduğu C.I.A içindeki operatif birim tarafından kontrol edildiği de iddia edilmiştir. Bu kişinin Müslüman kardeşler örgütünün ABD içindeki yapılaşmasını tespit amacıyla kullanıldığı hususu da iddialar içerisinde yer almaktadır. Bu dönemde ABD içinde yapılan geniş çaplı, bu eylemlerde BARAK OBAMA’NIN derin devlet ile koordinasyon halinde olduğunu da gündeme taşıdılar. Bir diğer taraftan, Trump destekçileri de istihbaratçıların yürütme organına müdahalelerini derin devlet kavramı içinde sıklıkla dile getirdiler.

Trump’ın birçok hamlelerinin, bazı kesimler tarafından önlendiği konuşulan konular içinde yer almaktadır. Cumhuriyetçi parti içinde bile Trump’ı desteklemeyen bir grup olduğu bilinmektedir. Bazı kritik oylamalarda 4 veya 6 kişinin demokratlar ile beraber oy kullandığı gündeme getirilmektedir. Bilindiği üzere Trump’ı en çok zorlayan hususların başında, 1971 yılından itibaren en yüksek enflasyonun gündeme gelmiş olması, bunun yanı sıra yüksek faiz nedeniyle konut alımlarının yavaşlamış olması gelmektedir. Demokrat parti üyelerinin ise, bu aşamada, en çok üzerinde durdukları konunun sınır güvenliği olması nedeniyle, Trump söylevlerinde daima göçmenler ile sınır güvenliği hususunda yapılması gerekenleri sıralamaktadır. Kendisine 13 Temmuz tarihinde, düzenlenen suikastı ise, gereği gibi kullanamadığını temasta olduğum birçok Cumhuriyetçi parti senatörlerinden de duyduğumu ifade etmek isterim.

Epstein dosyası

Trump’ı en fazla zorlayan konuların başında EPSTEIN DOSYASI gelmektedir. Bu öyle bir dosya ki, içeriğinin önemi, bu kapsamda yer alan kişilerin kimliği ve bulunduğu görevler ile sosyal statüleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. Siyaset dünyasından önemli figürlerin yer alması mega zengin kişilerin bulunması, örtülü bazı istihbarat operasyonlarında bazı kısımlarıyla ilintili olması, komplo teorilerinin yaratıcıları için de bir kaynak teşkil etmektedir. Dosyanın temeline inildiğinde JEFFREY EPSTEIN isimli Amerikalı bir finansör milyarderin kurduğu organizasyon çerçevesinde genç kızları ve çocuk yaştaki kızları kaçırarak onları istismar edip önemli kişilere pazarladığını kısaca özetlemek mümkündür. Bazı kaynaklardan edindiğim bilgiler çerçevesinde bu dosyanın içeriğinin Epsteın’ın irtibat defteri, uçaklarının uçuş kayıtları, mahkeme belgeleri gibi dokümantasyonun yer aldığı bilinmektedir. Burada belirttiğim uçuş kayıtlarında, onunla beraber seyahat eden önemli kişilerin isimlerinin de bulunması söz konusudur. Bu kişiler arasında Prens Andrew, Donald Trump, Elon Musk, Michael Jackson gibi isimlerin bulunması dikkat çekicidir. Bazı kaynaklara göre, 2005 yılında Epstei’ın küçük kara defterinin onun eski bir çalışan personeli tarafından evinden gizlice alınarak çok yüksek ücretle pazarlandığı da ifade edilmektedir. Toplam 97 sayfa olan bu defterde, isim, telefon numarası, ev adresi ile e-mail adreslerinin de bulunduğu bilinmektedir. Nihayet 2015 yılında GAWKER bloğunda bir kısmı yayınlanmıştır. 2002 yılında Nick Denton ile Elizaberth Spiers tarafından kurulmuş olan bu bloğun daha sonra kapatıldığı da iddialar arasında yer almaktadır. Ancak yayınlandığı dönemde, bu bloğu 4 ayda 100 milyondan fazla kişinin ziyaret ettiği not edilmiştir. Bu site çok önemli ve mahrem konulara değindiği için incelemeye alınmıştı. Ancak milyarder yatırımcı Peter Thiel’den mali destek alması ise, olayın bir başka boyutunu gündeme getirmektedir.

Elon Musk bu dosya içinde Trump’ın da isminin bulunduğunu iddia etmiştir. Başkan adayı olduğu dönemde, Trump, tüm propaganda çalışmalarında, Epstein dosyasını kamuoyuna açıklayacağı vaatleri içinde sıralamasına rağmen 7 temmuz 2025 tarihinde ABD Adalet Bakanlığı bir muhtıra yayınlayarak söz konusu listenin mevcut olmadığını belirtmiştir. Ancak, elde ettiğim veriler içinde mahkeme belgelerinde, adı geçenler, Prens Andrew, Bill Clintoon, Donald Trump, Bill Richardson, Alan Derskowitz, Michael Jackson, Stephen Hawkins gibi karakterlerin bulunması önemlidir. Trump, bu Jeffrey Epstein dosyasını bir türlü açıklamak istemiyor. Bu konuda FBI direktörü ile özel konuştuğu bazı kaynaklardan iddia edilmektedir. Bir diğer taraftan Cumhuriyetçi parti içinde, bazı odakların Trump’ a karşı hareketlerinin olması başkan üzerinde çok etkili bir baskı uygulanması söz konusudur. Bütün bu baskılar neticesinde, Trump, geri adım atarak, Cumhuriyetçi Senatörlere Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanması için oy vermelerini önermiştir. 18 Kasımda, temsilciler meclisinin veya alt meclisin bu dosyaların yayınlanması için oylama yapılmış ve açıklanması gündeme gelmiştir. Temsilciler meclisine verilen tasarıda Cumhuriyetçi Partiden 4, demokrat partiden ise tüm kadro 214 kişinin imzalandığı görülmektedir. Ancak senato oylaması için 60 oy gerekmektedir. Daha sonra ise, oylama sırası, senatoya veya üst meclise gelecektir. Bilindiği gibi, 2008 yılında Jeffrey Epstein, Florida Palm Beachteki villasında 14 yaşındaki bir kıza tecavüz etmiş ve bunun üzerine kızın ailesinin polise müracaatı ile gündeme gelmiştir. Bu ilk tecavüz olayında savcılık makamı ile anlaşma yaparak hapis cezasından kurtulmuştur. Florida eyalet mahkemesi 23 haziran 2008 tarihinde Jeffrey Epstein’a 13 ay gözetim cezası vermiştir. Aradan 11 yıl geçtikten sonra, reşit olmayan kızlardan bir seks şebekesi kurduğu iddiasıyla tutuklanmıştır. Kendisi mahkemeye çıkmayı beklerken hücresinde ölü bulunmuş ve doktor raporunda askı ile intihar ettiği açıklaması yapılmıştır. 2021 yılında onun hem sevgilisi hem de iş ortağı ona Ghislaıne Maxwell hakkında ise devam eden bir soruşturma vardır. Ancak bazı belgelerin açıklanmasına rağmen Adalet Bakanlığı ile FBI tarafından başka belgelerin yayınlanmayacağı kamuoyuna bildirilmiştir.

Bazı kaynakların iddiasına göre, ABD baş savcısı Pam Bondi mayıs ayında Trump’a isminin Epstein dosyasında geçtiğini bildirmiştir. Yahudi bir aileden olup, annesi Pauline, bir okulda yardımcı olarak çalışmakta, babası ise, Seymour Epstein bahçıvanlık yapmaktadır. Tamamen yoksul bir işçi ailesinin içinde doğan Jeffrey, Mark Twain ortaokulundan sonra Interlochen sanat merkezinin müzik bölümüne devam etmiştir. Aynı zamanda 5 yaşından itibaren piyano çalan Jeffrey 1969 yılında Lafayette lisesinden hemde 2 sınıf birden atlayarak mezun olmuştur. Matematik zekası çok gelişmiş olan Jeffrey, 1971 yılında Courant matematik bilimleri enstitüsüne 1974 yılına kadar devam etmiş ancak diploma almadan enstitüden ayrılmıştır. Üniversite diploması olmadığı halde kendisinin özel Dalton kolejine matematik öğretmeni olarak müdür almıştır. Bu müdürün ABD başsavcısının babası olduğu bilinmektedir. Maxwell çocuk seks ticareti suçundan 20 yıl hapse çarptırılmıştır. Bu arada, farklı bazı istihbarat kaynakları, Jeffrey Epstein’ın Mossad Ajanı olduğunu iddia etmektedirler. 20 Ocak 1953 yılında New York’ta doğam Epstein, 10 Ağustos 2019 tarihinde metropoliten ıslah evinde ölmüştür. Resmi açıklamanın intihar olmasına rağmen ölümünün tamamen bir cinayet olduğu bazı istihbarat mensupları tarafından ifade edilmektedir.

Tayfun Gözüm

Diğer Yazarlar