İzmir Ticaret Borsası (İTB) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer’in yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, borsa ve tarımsal ticaretteki gelişmeler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonominin son yıllarda art arda yaşanan krizlerin ötesinde, çok boyutlu ve yapısal bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten İTB Başkanı Işınsu Kestelli, jeopolitik riskler, iklim kaynaklı tehditler ve toplumsal kırılganlıkların birbirini besleyen bir risk yapısı oluşturduğuna dikkat çekti.
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 yılı Küresel Riskler Raporu’nun küresel ekonomideki yeni dönemin temel dinamiklerini açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Kestelli, “Rapora göre; Jeoekonomik olarak adlandırılan ekonomik güç mücadeleleri, yanlış bilgi ve dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma, aşırı hava olayları ve savaşlar iki yıllık süreci kapsayan, kısa vadeli en önemli riskler olarak karşımıza çıkıyor. Uzun vadeye baktığımızda, karşı karşıya olduğumuz en büyük tehditlerin kaynağı net bir şekilde iklim ve doğa. Önümüzdeki on yıl için en ciddi küresel risklere baktığımızda çevresel başlıklar en tepede yer alıyor. Aşırı hava olayları birinci sırada. Biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü ikinci sırada. Dünya sistemlerinde geri döndürülmesi zor değişimler üçüncü sırada. Su ve doğal kaynak kıtlığı ise ilk on risk arasında. Bu risklerin ortak özelliği şu. Bunlar anlık krizler değil; biriken, sınır tanımayan ve etkisi yüzyıllarca sürecek yapısal tehditler. Ülkeler arasındaki gerginlikler bir şekilde biter, ekonomik sorunlar bir şekilde çözülebilir. Ama bozulan toprak geri gelmez, kuruyan su kaynakları kendiliğinden dolmaz, kaybolan biyoçeşitlilik yerine konamaz” diye konuştu.

“Üreticimizi iklim risklerine karşı dirençli hale getirmeliyiz”
Raporda öne çıkan en önemli noktanın, kısa vadeli siyasi ve ekonomik baskıların çevresel risklerin aciliyet algısını gölgelemesi olduğuna değinen Kestelli, “Bu tespit, özellikle tarım ve gıda ekonomisi açısından bizim için hayati önemde. Çünkü tarım; iklimin, suyun, toprağın ve ekosistemin doğrudan içinde. Tarım sadece ekonomik bir faaliyet değil; gıda güvenliğidir, kırsal kalkınmadır, sosyal istikrardır, stratejik bağımsızlıktır. Günümüzde sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri bir ‘tercih’ değil, bir ‘zorunluluktur’. İklim dostu tarım politikaları bir lüks değil, dış ticaretin ve küresel rekabet gücünün anahtarıdır. Kaynak verimliliği, dijital tarım, su yönetimi ve izlenebilirlik; geleceğin değil, bugünün konusu haline geldi. Ülkemizin, özellikle de bölgemizin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden birisi olduğu gerçeğinden hareketle; üreticimizi iklim risklerine karşı daha dirençli hale getirmeliyiz, tarımda teknoloji kullanımını artırmalıyız, gençleri tarıma kazandırmalı, bilgiyle, inovasyonla ve girişimcilikle desteklemeliyiz, doğal kaynakları koruyan üretim modellerini yaygınlaştırmalıyız. Geleceğin kazananı daha çok üretenler değil, daha akıllı, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretenler olacak” açıklamasında bulundu.

“Toplam işlem hacmi yüzde 49 arttı”
Borsanın işlem hacminde 2025 yılında önemli bir artış yaşandığını açıklayan Kestelli, “Toplam işlem hacmi bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 49 artarak 177 milyar TL’ye ulaştı. Dolar bazında ise hacim yüzde 23,6 artış göstererek 4,5 milyar dolara yükseldi. Borsamızda tescili yapılan toplam işlem 285 bin adet olurken, bu işlemlerin yüzde 76’sı peynir, et, yem, yumurta ve un tescillerinden oluştu. İşlem hacminden en yüksek pay alan ürün grupları sırasıyla, hayvansal ürünler, yağlı tohumlar, bitkisel yağlar, küspeler ve yemler, pamuk ve zeytin-zeytinyağı oldu. Bu altı grubun toplam işlem hacmindeki payı yüzde 76,5 olarak gerçekleşti. Ürün bazında değerlendirildiğinde ise et tescili işlemleri yüzde 17 pay ile ilk sırada yer alırken, soya fasulyesi, palm yağı, peynir, süt, pamuk ve zeytinyağı onu takip eden ürünler oldu. Tarımsal üretim ve ticaretteki gelişmeleri değerlendirirken ürün fiyatlarının doğrudan etkilediği işlem hacminden ziyade işlem miktarlarını analiz etmenin, çok daha gerçekçi bir değerlendirmeye imkân sağladığını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Borsa’da işlem hacmi açısından öne çıkan ürünlerde önemli artışlar yaşandığını söyleyen Kestelli, “Et tescilleri yüzde 40 oranında artarak 116 bin ton, Zeytinyağı yüzde 94 artarak 40 bin ton, Buğday yüzde 52 artarak 291 bin ton, Mahlıç pamuk yüzde 16 oranında artarak 133 bin ton, Yumurta ise yüzde 87 artarak 669 milyon adet olmuştur. Peynir, kuru üzüm ve kuru incir de işlem miktarını yüzde 5-7 seviyelerinde artıran ürünlerdendir” dedi.
“Zorlu bir yıl geride kaldı”
İşlem miktarında düşüş olan önemli ürünlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Kestelli, “Yüzde 32 oranında çiğitli pamuk, ki bu durum içinde bulunduğumuz sezondaki üretim düşüşünü açık bir şekilde yansıtıyor. Domates işlem miktarı yüzde 15 oranında düşmüş, büyükbaş canlı hayvanlar yüzde 29 gerilemiş, hayvan yemleri işlem miktarında ise yüzde 25 oranında düşüş gerçeklemiş. Geçen ayki meclis konuşmamda belirttiğim üzere kuru kayısı ve kirazdaki büyük üretim düşüşüne paralel olarak tescil miktarları sırasıyla yüzde 69 ve yüzde 81 oranında azalmış. İlimizin ve Borsamızın önemli ürünlerinden sütte ise tescil miktarı 2024 yılı ile hemen hemen aynı miktarda 680 bin ton olarak gerçekleşmiş. Bazı ürünlerin işlem miktarında artış olsa da tarımsal üretim ve ticaret açısından zor bir yılı geride bıraktığımızı söyleyebiliriz. 2026 yılında da tescil işlem hacmimizin artırılması amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğimizi, ilimizde değişen ürün desenine paralel olarak, meclisimizin de onayı ile kotasyon listemize yeni ürünlerin eklenmesi çalışmalarımızı sürdüreceğimizi belirtmek isterim” değerlendirmelerinde bulundu.
Tuncer: Ekonomik belirsizlik ticaretin önünü tıkıyor
Yeni yılın ilk ayının küresel ölçekte jeopolitik gerilimlerin yükseldiği, ekonomik belirsizliklerin yeni ticaret politikalarıyla şekillendiği ve doğa olaylarının gündemde öne çıktığı hareketli bir süreç olarak geçtiğini ifade eden İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, “İran başta olmak üzere Ortadoğu’daki gerilimler ticareti olumsuz etkilerken ne yazık ki yine sivil halk yine masum insanlar hayatlarından, evlerinden, topraklarından ve en kötüsü canlarından oluyor. Umuyorum ki dünyamız bu kötü günleri bir an önce geride bırakır ve barışın hâkim hukukun üstün olduğu günlere kavuşuruz. Tam bu noktada cesur konuşması ile Davos’ta dikkatleri üzerine çeken ve mevcut durumu en şeffaf haliyle seslendiren Kanada başbakanı Carney’in konuşmasını baştan sona değerlendirmemiz gerektiğini vurgulamak isterim” dedi.

“Zirai don uyarıları saatlik takip edilmeli”
Tuncer, son dönemde mahsullere ilişkin olumsuz iklim haberlerinin arttığını belirterek, birkaç ay önce kuraklık tartışmalarının gündemde olduğunu, bugün ise dünyanın farklı bölgelerinde sel ve kar fırtınalarının etkili olduğunu hatırlattı. Ülke tarımı açısından önümüzdeki dönemde risk oluşturabilecek süreçler bulunduğunu ifade eden Tuncer, iklim kaynaklı olumsuzluklara karşı şimdiden hazırlık yapılmasının önemine dikkat çekti. Tuncer, “Meteorolojinin zirai don uyarıları ve bölgesel hava tahminleri günlük değil, saatlik takip edilmeli. Özellikle ilkbahar geç donları meyve ağaçları ve sebze fideleri için büyük risk. Bu olaylar için yapabileceğimiz en etkin savunma yöntemlerinden birisi de erken uyarı sistemlerini kurarak dijital tarım uygulamalarını takip etmek ve uygulamak. Ve tabi ki en önemlisi; oluşabilecek doğal afetlere karşı mali kaybı önlemek için tarım sigortası yaptırma hususu da önemli” diye konuştu.

“İklim kaynaklı kayıplar trilyonlarla ölçülüyor”
İklim Riski Endeksi 2026 raporuna atıfta bulunan Tuncer, son otuz yılda aşırı hava olaylarının dünya genelinde ciddi etkiler yarattığını belirtti. Rapora göre, bu dönemde yüz binlerce kişinin yaşamını yitirdiği, milyarlarca kişinin doğrudan etkilendiği ve ekonomiye trilyonlarca doları aşan kayıplarının söz konusu olduğu ifade edildi. İklim kaynaklı risklerin artık olağanüstü ve nadir olaylar olmaktan çıkıp süreklilik kazanan bir ‘yeni normal’ haline geldiğine dikkat çeken Tuncer, “Bu yüzden iklime verdiğimiz tepkiyi değiştirmeliyiz. Örneğin toprak mahsulleri ofisinin ürün değerlendirme raporuna göre; mısır ve şeker pancarı gibi su ihtiyacı yüksek olan ürünlerden arpa ve buğdaya doğru geçiş giderek artıyor. İhracatta lider olduğumuz ve küresel un pazarının yaklaşık yüzde 20-25’ini tek başına domine ettiğimiz alanda, buğday arzının artması bir açıdan olumlu bir gelişme olsa da uzun vade de ürün desenimizdeki değişimin doğrudan veya dolaylı olarak yaratabileceği riskleri dikkate almamız gerektiği konusunda da uyarı veriyor” açıklamasında bulundu.
Kestelli: Toplumsal empati eksikliği büyüyor
Son dönemde gençler arasında artan şiddet vakalarına dikkati çekmek istediğini söyleyen İTB Başkanı Işınsu Kestelli, “Bu yaşananları sadece adli vakalar olarak değil, derin bir yalnızlığın, duyulmama hissinin ve bastırılmış öfkenin dışa vurumu olarak gittikçe büyüyen ve önlem alınması gereken sosyal bir sorun olarak görmeliyiz. Ekranlar arasında sıkışmış gençlerle ilgili asıl sorunumuzun duygularla baş etmeyi öğretemeyen empatiyi ihmal eden toplumsal bir iklimim yaygınlaşmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Eğer bugün bu gençleri durup dinlemez isek, bu olayların sebepleri üzerinde yoğunlaşıp kalıcı çözümler üretmez isek yarın kaybedeceklerimizin ağırlığını kelimelere sığdıramayabiliriz” dedi.
Tuncer: Ocak ayında tarım ve hayvancılıkta olumlu haber yok
Ocak ayında tarım ve hayvancılık alanından iyi haberler veremediklerini belirten İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, “Sözlerime burada son verirken, başvurusu dün başlayan besilik sığır ithalatının ülkemize hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki yıllarda ithalatın azaldığı, kırmızı et açığımızın yerli ve milli kaynaklarla tedarik edildiği bir döneme girmeyi temenni ediyorum. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, tarım ve orman bakanlığımızın ‘kırsalda bereket, hayvancılığa destek’ projesini çok önemli buluyor ve destekliyorum. Çünkü bu proje ile ülkemizde etçi ırk anaç hayvan sayısını arttırabilir, kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliği sağlayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

