Perşembe, Ocak 29, 2026
spot_img

Para Politikası Kurulu toplantı özeti yayınlandı 

PPK toplantısının özetinde kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararları öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı ifade edildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ocak’ta yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini yayınladı. Küresel ekonomi, parasal ve finansal koşullar, talep ve üretim, enflasyon gelişmeleri ve beklentiler ve para politikası başlıklarında yayınlanan özet, toplantının temelini oluşturdu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.” 


Zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği beklentisi 

Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre azalmaya devam ederken jeopolitik risklerin belirgin bir şekilde yükseldiği ifade edilirken, küresel büyüme tahminlerinde görülen sınırlı iyileşme eğilimi mevcut PPK döneminde de sürdüğü belirtildi. Ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin azalmış olmasına karşın, artan korumacılık ve son dönem jeopolitik gelişmelerin büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğu duyuruldu. Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 2,1 artmış olduğu; 2026 yılında ise yüzde 2,4 oranında artacağının tahmin edildiği ifade edildi. Küresel talep görünümündeki görece zayıf seyir ve arz yönlü gelişmelerin ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ettiği ve enerji emtia fiyatlarının düşük seyrini koruduğu belirtildi. Diğer taraftan, endüstriyel ve değerli metal fiyatları kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatlarının artış eğiliminin sürdürdüğü ve jeopolitik risklerin özellikle ham petrol ve değerli metal fiyatlarında artış olasılığını güçlendirdiği dile getirildi. 


Faiz indirimleri sürüyor 

Yapılan yazılı açıklamada enflasyon üzerindeki risklerin küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankalarının söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürdüğü paylaşıldı.  Son dönemde, risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, ülkeler bazında ayrışmakla birlikte, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tuttuğu ifade edildi. 

TL mevduat faiz oranlarının 12 Aralık ile biten haftaya kıyasla 95 baz puan azalarak 16 Ocak ile biten haftada yüzde 45 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi. Aynı dönemde TL ticari kredi faizlerinin 557 baz puan azalarak yüzde 40,1 seviyesinde oluştuğu ve ihtiyaç kredisi faizlerinde bankaların bilanço ayarlamalarının etkisiyle görülen düşüş artışa döndüğü ifade edildi. İhtiyaç kredisi faizleri 615 baz puan artarak yüzde 64; konut kredisi faizleri 137 baz puan azalarak yüzde 36,3; zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 435 baz puan artarak yüzde 38 seviyesinde gerçekleşti. 


Türkiye’nin 5 yıllık CDS’si 215 baz puana düştü

TCMB brüt uluslararası rezervlerinin 12 Aralık’tan bu yana 14,4 milyar dolar artarak 16 Ocak itibarıyla 205,2 milyar dolara yükseldiği ifade edilen özette, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 10 Aralık’tan bu yana yaklaşık 11 baz puan azalarak 21 Ocak itibarıyla 215 baz puan seviyesine düştüğü hatırlatıldı. TL’nin 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Ocak itibarıyla 10 Aralık’a kıyasla sınırlı bir yükselişle yüzde 8,5 seviyesine gelirken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 18,2 seviyesine gerilediği belirtildi. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 2,6 milyar dolar, hisse senedi piyasasına ise 1,2 milyar dolar olmak üzere toplamda 3,8 milyar dolar net portföy girişi gerçekleşti. 


Talep koşullarının dezenflasyon sürecine desteği sürüyor

Kasım ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,5, çeyreklik bazda ise yüzde 3 oranında artış gerçekleşti. Altın hariç perakende satışların çeyreklik artışı daha düşük oldu. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,5 oranında artarken, çeyreklik bazda ise toptan ticaretteki azalış kaynaklı olarak yüzde 0,4 oranında geriledi. Hizmet üretim endeksi kasım ayında sınırlı artış kaydetti. Çeyreklik bazda ise ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrin yılın son çeyreğinde de devam ettiği görüldü. Kartla yapılan harcamalar son çeyrekte artışını sürdürdü. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirildi. Beyaz eşya satışları kasım ayında düşerken, otomobil satışları aralık ayında gerilemekle birlikte son çeyrekte artışını sürdürdü. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın son çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde artışa işaret etti. Özetle, son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etti. 


Yıllık enflasyon %30,89 

Tüketici fiyatları aralık ayında yüzde 0,89 oranında yükselirken yıllık enflasyon 0,18 puan düşüşle yılı yüzde 30,89 seviyesinde tamamladı. Yıllık tüketici enflasyonundaki gerilemeyi gıda dışında kalan gruplar sürüklerken, gıda grubunda yıllık enflasyon yükselmiştir. B endeksinin yıllık değişim oranı 0,51 puan düşerek yüzde 31,66 seviyesinde gerçekleşti. C endeksinin yıllık değişim oranı 0,57 puan azalışla yüzde 31,08 oldu. Kasım ayına göre yıllık enflasyona katkılar temel mallar, enerji ve hizmet gruplarında sırasıyla 0,25, 0,12 ve 0,08 puan azalırken, gıda ve alkolsüz içecekler ile alkol tütün ve altın gruplarında sırasıyla 0,24 ve 0,03 puan arttı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla 0,2 puan yükseldi. 


Enflasyonun ana eğilimi aralıkta geriledi 

Özette, enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilediği belirtildi. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C göstergelerinde bir önceki aya kıyasla yatay seyretti. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplarda belirgin bir değişiklik göstermedi. Diğer taraftan, TCMB bünyesinde takip edilen dağılım bazlı göstergeler aralık ayında enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ederken, tüm göstergeler bir arada değerlendirildiğinde, ana eğilim üç aylık ortalamalar bazında yüzde 1,9 seviyesine geriledi. 

Aralık ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı, temel mallarda yüzde 0,97 olup bir önceki aya kıyasla gerilerken hizmet sektöründe yüzde 2,88 ile yatay seyretti. 

Yayınlanan özette yurt içi üretici fiyatlarının aralık ayında yüzde 0,75 arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 27,67 olduğu belirtildi. Bu dönemde enerji fiyatlarının gerilerken, sermaye ve ara mallarının görece yüksek fiyat artışları ile öne çıktığı ifade edildi. Uluslararası emtia fiyatlarında enerji ve enerji dışı gruplardaki ayrışmanın devam ettiği belirtilirken enerji dışı emtialar yukarı yönlü bir seyir izledi. Bununla beraber enerji fiyatları yavaşlamasını sürdürdü.


Enflasyon beklentisinde gerileme eğilimi sürüyor 

Yazılı açıklamada enflasyon beklentilerinin gerileme eğilimini sürdürdüğü ve 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin 0,2 puan gerileyerek yüzde 23,2 seviyesinde ölçüldüğü dile getirildi. 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 17,8 düzeyinde gerçekleşti. Gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,2 puan ve 0,5 puan aşağı yönlü güncellenerek yüzde 22,2 ve yüzde 16,9 oldu. 


Gıda fiyatlarındaki artışın sebebi sebze ve kırmızı et 

Öncü verilerin ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etti. Gıda fiyatlarındaki yüksek artışta sebze ve kırmızı et kalemleri önemli rol oynadı. Özellikle bir önceki yılı düşüşle tamamlayan sebze fiyatları, dönemsel arz koşullarına da bağlı olarak belirgin şekilde yükseldi. Buna ek olarak, ilgili ayda tüketici fiyatları üzerinde işgücü maliyet gelişmeleri, yönetilen ve yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri ile zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek hizmet kalemleri öne çıktı. Hizmet sektöründe sağlık, yeniden değerleme oranından etkilenen kalemler, ulaştırma, eğitim ve bakım-onarım gibi sektörler dikkati çekti. Temel mal enflasyonu ise görece ılımlı seyretti.  


Politika faizi %37’ye düştü 

Yayınlanan yazıda PPK’nın politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar verdiği hatırlatıldı. Kurulun ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirdiği de belirtildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makro ihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.” 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM