Salı, Şubat 3, 2026
spot_img

Teknoloji odaklı ihracatta tarihi eşik

Türkiye’nin teknoloji odaklı ihracat hamlesi meyvelerini veriyor. 2025 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 43,5’e yükselirken, savunma sanayii ocak ayına yüzde 248,8’lik tarihi bir artışla başladı

SEDA GÖK

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ocak ayı verileri, ihracatta katma değerli ürünlerin ağırlığının arttığını ortaya koydu. Özellikle savunma sanayii, hem 2025 yılındaki rekor performansıyla hem de yeni yılın ilk ayındaki devasa yükselişiyle ihracatın lokomotifi haline geldi.

Özellikle savunma sanayiindeki 10 milyar dolarlık yıllık rekor ve ocak ayındaki yüzde 248,8’lik aylık artış, bu alanın önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin döviz girdisinde kilit rol oynayacağını gösteriyor.

Türkiye’nin son yıllarda hız verdiği yerli ve milli üretim stratejisi, ihracat kompozisyonunu değiştirdi. 2025 yılı sonu itibarıyla, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payı yüzde 43,5 seviyesine çıkarak tarihi bir zirve gördü. Bu dönüşümün en güçlü ayağını oluşturan savunma sanayii, yılı 10 milyar dolarlık rekor bir ihracat hacmiyle kapatarak devler ligindeki yerini sağlamlaştırdı.

2025’teki başarı grafiği 2026’nın ilk ayında da hız kesmedi. Fasıl bazındaki verilere göre, “Silahlar ve Mühimmatlar” grubu ocak ayında yüzde 248,8 oranında rekor bir artış gösterdi. Ayı 260 milyon dolarlık ihracatla kapatan savunma sanayii, ihracatı en çok artan fasıl oldu.

Ocak ayında ihracatını en çok artıran diğer kalemler ise şunlar oldu:

  • Elektrikli Makine ve Cihazlar; yükselişini sürdüren bir diğer stratejik sektör oldu.
  • Motorlu Kara Taşıtları; 136 milyon dolar ihracat (yüzde 5,4 artış).
  • Bakır ve Bakır Eşya; 127 milyon dolar ihracat (yüzde 48,2 artış).

Emtia ve Enerji Gruplarında Gerileme

İhracatın artış hızında yavaşlama görülen fasıllarda ise kıymetli taşlar ve enerji grupları öne çıktı.

Kıymetli Taşlar, 526 milyon dolarlık azalışla listenin başında yer aldı.

Mineral Yakıtlar, yüzde 28,7 oranında düşüş kaydetti.

Demir ve Çelik, 141 milyon dolarlık kayıpla (yüzde17,8 azalış) daralma yaşadı.

Pamuk, yüzde 26,1 azalışla 62 milyon dolarda kaldı.

Türkiye’nin geleneksel sektörlerden (pamuk, demir-çelik) ziyade, yüksek teknolojiye dayalı savunma ve makine sektörlerinde küresel bir oyuncu haline geldiğini kanıtlıyor.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM