İHKİB, yüksek maliyetler nedeniyle yaşanan rekabetçilik sorunlarına rağmen 2025’te gerçekleştirilen 16,8 milyar dolarlık ihracatta en çok katkısı bulunan üyelerini ödüllendirdi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, hazır giyim sektörünün katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile ülke ekonomisi için stratejik önemini sürdürdüğünü vurguladı. Gültepe, global marka çıkarma aşamasına gelen, üç yıldır daralmasına rağmen 500 bini aşkın istihdamı olan, cari açığın kapatılmasına 12 milyar dolardan fazla katkı sağlayan moda endüstrisini feda etmeyeceklerini söyledi.
Türk moda endüstrisinin amiral gemisi İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), yüksek maliyetler nedeniyle yaşanan rekabetçilik sorunlarına rağmen 2025’te gerçekleştirilen 16,8 milyar dolarlık ihracatta en çok katkısı bulunan üyelerini ödüllendirdi.
Trendyol iş birliğinde, ‘Başarının izinde ihracatın peşinde’ sloganı ile düzenlenen ödül töreninde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin hazır giyimde küresel oyuncu olduğunu hatırlattı. 2025’te gerçekleştirilen 16,8 milyar dolarlık ihracatın sektörü mutlu etmediğini vurgulayan Gültepe, şöyle devam etti: “Hazır giyim gibi ilklere imza atan bir sektörde 20 milyar doların altına düşmeyi elbette istemezdik. Ancak maliyetlerle kur arasında denge bozuldu. Ocak 2022’den Ocak 2026’ya dört yılda; asgari ücret yüzde 560, enflasyon yüzde 367, dolar kuru yüzde 217, euro kuru ise yüzde 228 arttı. Enflasyonla kur arasında 150 puanlık fark oluştu. İşte bu fark nedeniyle tekstilden mobilyaya, makineden deriye, birçok sektörümüzün rekabet gücü zayıfladı. Hazır giyimde ihracat hacmimiz üç yılda 4,4 milyar dolar daraldı. İthalat beş milyar dolar sınırına dayandı. Yüzlerce işletmemiz kapandı. Firmalarımızın kapasiteleri düştü. Toplam istihdamımızın yüzde 30’dan fazlasını kaybettik.”
“Emek yoğun sektörler için acil destek gerekiyor”
Mustafa Gültepe, son dönemde ihracatı otomotiv, kimya ve savunma sanayinin domine ettiğini, oysa Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için 27 sektörün hepsinden katkı almak durumunda olduğunu söyledi. Emek yoğun sektörler acil destek gerektiğini vurgulayan Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Girişimlerimiz sonucu 2025 yılında başlatılan istihdam desteği önemli bir adımdı. Ancak mevcut koşullarda 3 bin 500 liralık desteğin yetmediğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle istihdam desteğinin altı bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli bir şekilde uygulanması, ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerekiyor. Dört başlık altında topladığımız taleplerimizi ilgili makamlara ilettik.”

“Hazır giyim Türkiye’de bitmedi, bitmeyecek”
Türkiye’nin emek yoğun sektörlerden çıkması gerektiğini savunanlar olduğunu hatırlatan Gültepe, hiçbir sektörü feda etme lükslerinin bulunmadığını vurguladı. “Hazır giyim ve konfeksiyonu kim gözden çıkarabilir?” diye soran Gültepe, “Bu ülkede birçok ilke imza atan, üç yıldır daraldığı halde 12 milyar doların üzerinde cari fazla veren, hâlâ 500 binden fazla kişiyi istihdam eden, tekstille birlikte istihdamı 850 bine ulaşan bir sektörü nasıl gözden çıkarırız? Bir an bu sektörden tamamen çıktığımızı düşünelim. Boşluğu neyle dolduracağız? Hazır giyim ve tekstili feda etmek, fazladan en az 20 milyar dolarlık ithalat anlamına gelir. Hazır giyim Türkiye’de bitmedi, bitmeyecek. Evet, fiyat odaklı rekabet şansımız azalıyor. Bangladeş’le, Hindistan’la, Vietnam’la fiyat rekabeti yapamayız. Ama yıllarca ihracata liderlik eden, ülkemizde cari açığın azalmasına en büyük katkıyı veren, küresel oyuncu olduğumuz, global marka çıkarma aşamasına gelen moda endüstrimizden vazgeçmeyeceğiz. Elbette bir gerçeği de unutmayacağız. Bu sektörde oyunun kuralları çok hızlı değişiyor. Yazılımcı diliyle konuşmak gerekirse her üç beş yılda, bir üst sürüme geçmemiz gerekiyor. Dolayısıyla yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı daha çok işin içine katacağız. Daha fazla katma değerli üretime odaklanacağız. Dijital ve yeşil dönüşümü daha da hızlandıracağız” ifadelerinde bulundu.
“Markaların ülkesi bir Türkiye hayal ediyoruz”
İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan da konuşmasında, küresel modaya yön veren, markaların ülkesi bir Türkiye hayal ettiklerini söyledi. Bir yandan sektörün güncel sorunlarına çözüm üretirken, diğer taraftan moda endüstrisinin geleceğini kurguladıklarını vurgulayan Paşahan, şöyle devam etti: “Bu sektörde iddialı olabilmemiz için ikiz dönüşümü hızla tamamlamak durumundayız. İHKİB olarak bu bilinçle yıllardır ikiz dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Bugüne kadar tasarımı ve ikiz dönüşümü odağına alan 12 projeyi tamamladık. Geçen yıl üç yeni projeyi başlattık. Projeler için Avrupa Birliği’nden (AB), ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladık. Bu desteklerle sektöre kalıcı kurumlar kazandırdık. Ekoteks’i bu desteklerle dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdik. KOBİ’lerimize hizmet veren Dijital Dönüşüm Merkezi’ni bu desteklerle kurduk. Yine bu desteklerle kurduğumuz İstanbul Moda Akademisi’nde (İMA) moda endüstrimiz için tasarımcı ve donanımlı insan kaynağı yetiştiriyoruz. İMA, EKOTEKS ve Dijital Dönüşüm Merkezinin her biri alanında marka iştirakler. Üçü de moda endüstrimiz için değer yaratıyor, markalı ihracat için kaldıraç görevi üstleniyor. Şimdi bu üç kurumu tek çatı altında topluyoruz. 14 bin metrekare kapalı alana sahip Tasarım ve Eğitim Merkezimizin inşaatı tamamlandı. Biz birilerinin hayal bile edemediği projelerle sektörü geleceğe hazırlıyoruz. Birilerinin vaat olarak sunduklarını zaten sektöre kazandırmış olmanın gururunu yaşıyoruz.”
Törende 42’si platin, 53’ü altın, 143’ü gümüş, 179’u bronz ve 768’i başarı ödülü olmak üzere toplam bin 185 firmaya plaket ve sertifika verildi. Trendyol özel ödülleri ise, ‘yılın genç kadın girişimcisi’ kategorisinde The Champ Clothing’in, KOBİ ölçeğinde yılın genç girişimcisi ödülü Magu’nun, Büyük ölçekli firmada yılın genç vizyoner ihracatçısı ödülü ise Bianco’nun oldu.

