Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı desteği, Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda düzenlenecek Tourism Investment Forum (TIF) 2026, küresel turizmin yatırım gündemini İstanbul’da buluşturuyor. Forum, iki gün boyunca turizm ekosisteminin kamu, finans, yatırım, gayrimenkul ve konaklama ayaklarında önde gelen tüm ulusal ve uluslararası temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek.
TIF 2026, küresel turizm ve seyahat sektörünün güçlü bir gelişim trendi yaşadığı, başta Suudi Arabistan, Mısır, İtalya olmak üzere rakip ülkelerde önemli atılımların yapıldığı bu kritik dönemde, Türkiye turizminin daha da güçlenmesi ve gelişimi için stratejik bir önem taşıyor.
TIF 2026; oturumlar, keynote konuşmaları ve sektör görünümüne ilişkin özel sunumlarla birlikte 30’a yakın içerik bölümünden oluşuyor. Forum bu kapsamıyla, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi Başkanı ve CEO’su Gloria Guevera Manzo, İtalya Ulusal Turizm Kurulu Başkanı Alessandra Priante gibi isimler de dahil olmak üzere 100’den fazla konuşmacı ve moderatörü ağırlayacak. Forum’da finans, konaklama, seyahat ve pazarlama dünyasının liderleri turizmde büyümenin niteliğini artıracak yatırım kararlarını, finansman koşullarını ve yeni ürün kategorilerini iki gün boyunca ele alacak.
Turizm 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon dolar katkı sağladı
Küresel ölçekte turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı büyümeye çevirerek yeni bir zirveye taşınıyor. UN Tourism’in World Tourism Barometer verileri; 2024’te yaklaşık 1,4 milyar varışla sektörün pandemi öncesi düzeye yeniden yaklaştığını ve 2025’te 1,52 milyar varışla bir önceki yıla göre yüzde 4 artarak yeni bir zirveye çıktığını ortaya koyuyor.
WTTC’nin ekonomik etki çalışmaları ise seyahat ve turizmin 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon dolar katkı sağladığını ve 357 milyon istihdamı desteklediğini gösteriyor. Önümüzdeki on yıla ilişkin projeksiyonlarda, sektörün 2035’te küresel ekonomiye katkısının 16,5 trilyon doları, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Bu da altyapı, finansman, ürün çeşitliliği ve insan kaynağı gibi alanlarda yeni bir yatırım döngüsünü zorunlu kılıyor.
Türkiye’de de büyümenin yönü yalnızca hacmi artırmak değil; kişi başı getiriyi, ürün kalitesini ve yatırımın çarpan etkisini güçlendirmek olarak şekilleniyor. Sınır giriş istatistiklerine göre Türkiye’yi ziyaret eden toplam ziyaretçi sayısı 2015’te 41,6 milyon iken 2025’te 63,9 milyona yükselmiş durumda. Aynı dönemde turizm geliri 2015’te 31,5 milyar dolardan 2025’te 65,2 milyar dolara çıkarak yaklaşık yüzde 107 arttı. Böylece 10 yılda ziyaretçi hacmi yaklaşık yüzde 54 büyürken, ziyaretçi başına ortalama gelir de yaklaşık 757 dolardan yaklaşık 1.020 dolara yükselerek değer üretiminin güçlendiğine işaret ediyor. Bu tablo, ölçek büyümesinin güçlü biçimde devam ettiğini; ancak büyümeyi kalıcılaştırmak için odağın giderek daha fazla değer üretimi (yüksek katma değerli ürünler, deneyim ekonomisi, markalaşma ve çeşitlendirme) tarafına kayması gerektiğini de açık biçimde gösteriyor.
Gelecek tahminleri
Önümüzdeki dönemde büyümeyi sürdürülebilir kılmak; finansmana erişim, yeni yatırım modelleri ve destinasyon değer zincirinin (ulaşım, konaklama, deneyim, perakende, kültür-sanat) birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Orta Vadeli Program (2026–2028) ise bu dönüşümü makro çerçevede sayısallaştırıyor: GSYH’nin 2026’da 1,658 trilyon dolardan 2028’de 1,886 trilyon dolara yükselmesi öngörülürken, turizm gelirlerinin 2026’da 68 milyar dolardan 2028’de 75 milyar dolara çıkması bekleniyor. Bu patika, turizm gelirlerinin GSYH’ye oranının yaklaşık yüzde 4 bandında yatay seyrettiğine işaret ediyor.

