Perşembe, Şubat 19, 2026
spot_img

Ersözlü’den “Böğürtlen Öpücüğü”

Geride kalan cumartesi günü şair ve yazar, aynı zamanda gazetecilik serüveniyle de İzmir’de iz bırakan Ünal Ersözlü’nün yeni kitabının Yakın’daki imza günündeydim. Ersözlü’ye Yakın Kitabevi&Yayınları’ndan çıkan yeni şiir kitabı Böğürtlen Öpücüğü’nü imzalattım. Benden önce kuyrukta uzun süredir de iletişim koordinatörlüğünü yürüttüğü Folkat’ın patron katı vardı. Mesut Sancak da kuyruğa girip kitabını imzalattı. Orada medya, kültür-sanat, iş ve spor dünyasından simaları gördüm. Önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile de aynı adrese giderken yolda karşılaştık. 

Şiire de yüz veren bir yazar

Oldu ya, az sayıda da olsa tanımayanlar için Ersözlü’den söz edeyim… İlk, orta ve lise öğrenimini İzmir, Manisa ve Adana’da tamamladıktan sonra İzmir’de E.Ü. Ziraat Fakültesi’ne devam etti. Böğürtlen Öpücüğü, Ersözlü’nün yedinci şiir kitabı ve bundan önce yayınlanan şiir ve düzyazı olmak üzere toplamda 90’lardan 2000’lere uzanan bir süreçte 11 kitabı bulunuyor. Gazetecilikle edebiyatı iç içe götüren şair-yazar, öyle görülüyor ki ne şiirden vazgeçmiş ne de düzyazıdan… Son dönemde de kurumsal iletişimle uğraşsa da edebiyattan kopmuyor. 

Ersözlü’nün sözünü ettiğim 11 eseri sırasıyla şunlar: Okyanusların Not Defterinden (1990), Gidiyorum, Adın Unutuluş Olsun Diye (1998), Zaman, Ayna ve Bıçak (1999), Aşk-ı Hakiki (2004), Gençliğin Dün Gecesi (2008), Kapıyı Çalıyorum (2012), Sarmaşık (2014), Dört Gün Buda, Üç Gün Zorba (2018), Tanrının Yaşam Kılavuzu (2019), Yeryüzü Misafiri (2020), 50 Maddede Doğu Felsefesi (2021). 

Metaforu Aşk Tanrıçası Hera olan bir şiir dizgesi

Sevgi ve yüzleşmeye dair bütünsel bir “lirik akan şiir” Böğürtlen Öpücüğü… O yüzden dizelerle isimlerle değil, numaralarla ilerliyor ve son olarak 77’de tamamlanıyor. Sevgi üzerine akıp giden şiirlerin metaforunun Aşk Tanrıçası Hera olması doğal bir seçim tabii. Aynı zamanda girişteki “anahtar” da Vergilius’un “Aşk her şeyi yener” dizesi… Anahtar ve metafor Böğürtlen Öpücüğü’nün önünü açıyor. 

Ersözlü, İzmir’in ruhuna ve ve edebiyatın insna yaşamındaki dönüştürücü gücüne de değinerek gençlere de seslendi ve Böğürtlen Öpücüğü kitabının ortaya çıkışı hakkında şu bilgileri verdi:  
“İzmir zaten ruhu olan bir şehir…  Deniz gibi…  Açık, derin ve özgür. Gençler; kitap okumayı bir görev gibi görmeyin. Sizi zorlayan değil, size dokunan metinlerle başlayın. Bir cümle bile insanın hayat yönünü değiştirebilir. Edebiyat, insanı yalnızlıktan kurtarır. Kendi duygularını anlamlandırmaya yardım eder. Ve en önemlisi; kelimelerle düşünmeyi öğretir. Okumak bir alışkanlık değil, bir karakter inşasıdır. 

Böğürtlen Öpücüğü’nü yazmama sebep olan en temel duygu, insanın içindeki saklı sevgiye duyduğum inançtı. Hayatta çoğu zaman güçlü görünmeye çalışıyoruz ama en kırılgan yerimiz aslında sevebilme kapasitemiz. Ben bu kitapta o kırılgan ama en gerçek tarafımıza dokunmak istedim. Okur bu kitapta en çok şununla yüzleşiyor: Sevgi ertelenince kaybolmuyor ama ağırlaşıyor. Söylenmeyen sözler insanın içinde büyüyor. Ve en önemlisi; insan, kendi kalbinden kaçamıyor. Bu bir aşk hikayesi gibi görünse de aslında insanın kendiyle yüzleşme hikayesi.”

Şiire siz de yüz verin, şımartın şiiri diyelim, sonra da bir imza günü buluşması ve Böğürtlen Öpücüğü’nü kitabın arka kapağına da çıkarılan şu dörtlükle yazıyı noktalayalım:
“Merhamet sınırsız sevgiye acıkan kapı/Kovalanan yıllar çok uzak ten kıyılarda/Çağımızda insan, öz yurdunun sürgünü/Sadece aşk özgürleştirir tüm çocukları”.

Önceki İçerik

Muzaffer Ayhan Kara

Diğer Yazarlar