EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, Almanya’daki iflasların 2004 yılından bu yana en yüksek rakamlara ulaşmasına değinirken, ülkede yaşayan Türklerin memleketlerine dönmeyi değerlendirdiklerini dile getirdi
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) şubat ayı meclis toplantısı İbrahim Gökçüoğlu başkanlığında gerçekleşti. Meclis konuşmasında Avrupa’daki sanayi ve ticaret sistemini Almanya özelinde aktaran Gökçüoğlu, Almanya’nın yeni dünya düzeninden olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Almanya’da 2025 yılında 23 bin 900 şirketin iflas etmesinin 2004’ten bu yana en yüksek rakam olduğunu ifade eden Gökçüoğlu, büyük ölçekli şirketlerin iflaslarının yüzde 25 arttığının altını çizdi. Almanya’nın ekonomik olarak çizdiği olumsuz tablonun ülkede yer alan Türk göçmenleri de etkilediğini vurgulayan Gökçüoğlu, Almanya’daki Türklerin ülkelerine geri dönüp iş aradıklarına dikkati çekti.
“Çin rekabet edilemez seviyeye ulaştı”
Tüm dünyayı etkileyen enflasyonun gelişmiş ülkelerde de olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyleyen Gökçüoğlu, “Pandemi sürecinden sonra tüm dünyayı kapsayan ve hala tam çözüme ulaşmayan global enflasyon, kırılan tedarik zincirleri, düşen PMI endekslerine ilave olarak Çin’in her sektörde çok yüksek üretim gücü ve düşük maliyetleriyle tüm dünyada rekabet edilemez seviyeye ulaştığının neticeleri gelişmiş ülkelerde dahi ekonomik ve sosyal alanlarda ciddi olumsuz neticeler yaratıyor” dedi. Çin’in diğer gelişmiş ülkelerle her sektörde rekabet ettiğini vurgulayan Gökçüoğlu, özellikle Türkiye ile ticaretin ve ihracatın yüksek rakamlara ulaştığı Almanya’nın bu durumdan olumsuz etkilendiğini dile getirdi.
280 bin çalışan doğrudan etkilendi
Almanya’nın Ukrayna-Rusya savaşından kaynaklı Rusya ambargosu sürecinde hız verdiği yeşil enerji kapsamında ele aldığı güneş, rüzgâr ve bunun gibi enerji projelerinin istenen sonuçları vermediğini belirten Gökçüoğlu, “Projeler, başarısızlıkla sonuçlandığından enerji kaosuna sebep olmuş, ülke ekonomisine ciddi maliyetler yüklemeye devam etmektedir. Temel rakamlara baktığımızda 2025’te yaklaşık 23 bin 900 şirket iflaslı. Bu 2004’ten bu yana en yüksek seviye. Günde ortalama 65 şirket faaliyetini durduruyor. Büyük ölçekli şirket iflasları yüzde 25 artmış durumda. Yaklaşık 280 bin çalışan doğrudan etkilendi” ifadelerini kullandı.
Gökçüoğlu, Almanya’daki konjonktürün Türkleri de etkilediğini vurguladı. Almanya’da yaşayan Türklerin işten çıkarılmaya başlandığını belirten Gökçüoğlu, “Almanya’da çalışan Türk çalışanları çok ciddi boyutta olumsuz işten çıkarmalarla karşılaşmış ve bunun gibi sebeplerle etkilenmeye başlamıştır. Sayı artmaktadır. Almanya’da yaşanan olumsuzluklar tüm Avrupa’daki ülkelerde de izlenmektedir. Global bir kriz yaşandığından işten çıkarmalar tüm firmaları etkilediğinden Türk gençlerimizin çaresizlikten ülkeye dönüş için iş aradıklarına şahit oluyoruz” dedi.

Almanya’da üretim geriliyor
Toplam ekonomik zararın 55-60 milyar euro olarak tahmin edildiğini söyleyen Gökçüoğlu, 400 makine üreticisinin İspanya’nın Bask bölgesine taşındığını, sadece makine sektöründe 2025 sonunda bir önceki yıla göre yüzde 2,2 gerilediğini ve istihdamın 22 bin kişi azaldığının tespit edildiğini dile getirdi. Firma yöneticilerinin yüksek elektrik ve gaz fiyatlarıyla mücadele ettiğini söyleyen Gökçüoğlu, dev firmaların küçülmesiyle tedarikçilerin de tek tek kapanmalara gittiğini belirtti. Almanya’nın makro tablosuna dikkati çeken Gökçüoğlu, 2023 ve 2024 yıllarında ekonomik daralma yaşandığını, 2025’te de yüzde 0’a yakın büyüme gerçekleştiğini dile getirdi.
“Enerji, maliyet tuzağı”
Almanya’daki sanayi elektriği fiyatının Amerika Birleşik Devletleri’ne oranla 2-3 kat daha pahalı olduğunu söyleyen Gökçüoğlu, “Enerji artık rekabet avantajlı değil, maliyet tuzağı. Yeşil enerji dönüşümü sanayi korunmadan yapıldı. Kimya, metal, otomotiv ve cam gibi enerji yoğun sektörler çok ciddi darbe aldı. Çin faktörü artık merkezde. Çin artık müşteri değil, doğrudan rakip. Elektrikli araçlar, kimya, makine, ilaç ve diğer tüm sektörlerde, ara mallarda Çin ile fiyat rekabeti, üretim temellerinde deprem etkisi yaratıyor. Alman firmaları Çin’le ne fiyat ne de ölçek açısından rekabet edebiliyor” ifadelerini kullandı. Sorunun geçici olmadığının altını çizen Gökçüoğlu, Almanya’nın önünde üç seçenek olduğunu dile getirdi: sanayi korumalı, seçici yeniden yapılanma; savunma ve devlet destekli geçici ayakta kalma; kontrollü ama uzun süreli güçlendirme.

