Çarşamba, Mart 4, 2026

Kök hücre ve kan bağışında gençlere hayati çağrı

Türk Kızılay Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, pandemi döneminde bağış oranlarında düşüş yaşansa da yürütülen çalışmalarla hem kan hem de kök hücre bağışlarının yeniden yükselişe geçtiğini vurguladı

ŞURA NUR SAVRANOĞLU

Türkiye’de her yıl binlerce hasta; ameliyatlar, kazalar, kronik hastalıklar ve özellikle lösemi gibi kan hastalıkları nedeniyle düzenli kan ve kök hücre nakline ihtiyaç duyuyor. Uzmanlar, güvenli kan temininin sürdürülebilir olabilmesi için düzenli ve gönüllü bağışın şart olduğunu, kök hücre bağışının ise doku uyumuna dayalı, hayati öneme sahip bir tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor. Konuya ilişkin TİCARET Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Türk Kızılay Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, pandemi döneminde bağış oranlarında düşüş yaşansa da yürütülen çalışmalarla hem kan hem de kök hücre bağışlarının yeniden yükselişe geçtiğini vurguladı. Dr. Barış Dolaş, özellikle 18-35 yaş arası sağlıklı bireylerin sisteme katılımının, hem kan hem de kök hücre bağışı açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’de kan ve kök hücre bağış oranları son yıllarda nasıl değişti?

Türk Kızılay olarak 2005’ten itibaren üstlendiğimiz gönüllü, güvenli ve düzenli kan bağışı programı olan “Ulusal Güvenli Kan Temini” projesi kapsamında 2005-2020 yılları arasında her yıl artan kan bağışı sayılarımız ile Türkiye’nin kan ve kan ürünleri ihtiyacının tamamını karşılamayı hedefliyoruz. 2020 yılı itibarıyla dünya çapında ortaya çıkan COVID-19 pandemisi nedeniyle kan bağış oranlarımızda düşüşler gerçekleşse dahi, COVID-19 pandemisinin sonlanması ile beraber, gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile bağış oranlarımız, pandemi öncesi dönemin üzerine çıktı. Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay’ın 2013 yılında yapmış olduğu protokolle hayata geçen TÜRKÖK projemiz kapsamında ise ülkemizde ve dünyada kök hücre nakli bekleyen hastalarımız için, 2014 yılı itibarıyla bağışçılarımızdan kök hücre örneklerinin kabulüne başladık. COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020-2023 yılları arasında kök hücre bağış sayılarımızda zaman zaman düşüşler söz konusu olsa bile, planlanan stratejiler doğrultusunda bağışçı kazanım faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.

İzmir’de kan ve kök hücre bağışı Türkiye ortalamasına göre hangi seviyede?

İzmir ilimizde kadın kan bağışçısı oranımız 2025 yılı için Türkiye ortalamasının üzerinde seyrediyor. (Türkiye ortalaması yüzde 15, İzmir ortalaması yüzde 16) Milli Eğitim Bakanlığı ile beraber yürüttüğümüz “Okulumda KANpanya” projemiz ile okullarımızda kan bağışı etkinlikleri düzenleyerek, özellikle kan bağış noktalarımıza ulaşmakta zorluk çeken kadın kan bağışçılarımız sayısını arttırmayı hedefliyoruz.

Türk Kızılay Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, İzmir’de kadın kan bağışçısı oranının Türkiye ortalamasının üzerine çıktığına dikkat çekerek, “2025 verilerine göre İzmir’de kadın kan bağışçısı oranı yüzde 16 ile Türkiye ortalaması olan yüzde 15’in üzerinde seyrediyor” dedi

İnsanlar kök hücre bağışıyla ilgili en çok hangi konularda yanlış bilgilere sahip veya korku yaşıyor?

Kök hücre bağış süreçlerinin, halkımız arasında çok bilinen süreçler olmaması nedeniyle, bağışçılarımız kendi sağlıklarının bozulma endişesine sahip olabiliyorlar. Ancak süreçlerin tamamı Sağlık Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu nakil merkezlerinde, uzman hematologlarımız tarafından takip ediliyor. Bağışçılarımız kök hücre bağış işlemleri öncesi detaylı sağlık kontrollerinden geçiriliyor. Öte yandan bağışçımızın bağış yapmasına engel, kendi sağlıklarını bozma ihtimali olan durumlar tespit edilmesi halinde, süreçler hekimlerimiz tarafından iptal ediliyor veya erteleniyor.

Yanlış anlamaları düzeltmek için İzmir’de yürütülen farkındalık kampanyaları neler? Hedef kitle kimler ve etkileri nasıl ölçülüyor?

Hedef kitlemiz 18-35 yaş arası, sağlık sorunları olmayan ve kök hücre bağış süreçleri ile ilgili bilgilendirilmiş bağışçı adaylarımız. Yanlış anlamaları düzeltmenin en doğru yolu, halkımızı kök hücre bağış süreçleri hakkında bilgilendirmektir. Bu kapsamda İzmir ili içerisinde bulunan üniversitelerimizde, okullarımızda, kamu kurumlarımızda ve fabrikalarımızda bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz.

Bağışçı adayı olmak isteyen gençlerin karşılaştığı en büyük zorluklar neler? (Bilgi eksikliği, korku, prosedür karmaşıklığı vb.)

Bağışçı adayı olmak isteyen gençlerimizde karşılaştığımız en büyük zorluk, gençlerimizin ailelerinin süreçler hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması nedeniyle, çocuklarının sağlıklarının bozulma endişesi olduğunu söyleyebiliriz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamız halinde bizler hem gençlerimizi hem ailelerini süreçlerimizle ilgili detaylı olarak bilgilendirmekteyiz.

Kök hücre bağışı süreci nasıl işliyor? Bağışçı işlem sırasında ne yaşıyor?

Bağışçı olmak isteyen bir kişi; 18-35 yaş aralığında sağlıklı bir kişi olmalı (Hepatit B, Hepatit C ve Sifiliz hastalığı geçirmemiş olan, kronik hastalığı bulunmayan, kanser, HIV (AIDS) tanısı almamış olan kişiler).  Başvuru sonrası Türk Kızılay personeli tarafından bilgilendirme yapılır. Eğer bağışı kabul ederseniz; Gönüllü Kök Hücre Bağışçı Adayı Bilgilendirme ve Onam Formunu doldurup imzalayarak bu bağışı resmi olarak onaylamanız istenir. Türk Kızılay tarafından kan grubunuzun, bulaşıcı enfeksiyon hastalıkları açısından testlerinizin (HIV, Hepatit B, Hepatit C ve Sifiliz) ve doku tiplemenizin çalışılabilmesi için 3 tüp kan örneği alınır. Eğer bulaşıcı hastalıklar açısından test sonucunuz negatif ise doku tipinizin belirlenmesi için HLA numuneniz TÜRKÖK Doku Tipleme Laboratuvarı’na gönderilir ve doku tipleme testi sonuçlarınız TÜRKÖK Kemik İliği Bankası veri tabanına aktarılır. Bulaşıcı hastalıkların varlığı tespit edilir ise bağışçı adayı olamazsınız. TÜRKÖK Kemik İliği Bilgi Bankası veri tabanına kaydınız gerçekleştirilmez ve bu konuda bilgilendirilirsiniz.

Eşleşme Görüşmesi: TÜRKÖK Kemik İliği Bankası’nda yapılan taramalarda bir hasta ile uyumunuzun tespit edilmesi halinde, Türk Kızılay personeli tarafından sizinle bir ön görüşme gerçekleştirilir. Bu görüşmede süreç hakkında bilgi verilir ve bağış için kararlılığınız sorgulanır. Onay vermeniz halinde ileri doku tiplemenizin yapılması ve hasta doku tipi ile karşılaştırılması için kan örnekleriniz alınır.

Doku Uyumu Doğrulama Testi: Sizin ve hastanın doku tiplemesinin karşılaştırılması amacı ile TÜRKÖK Doku Tipleme Laboratuvarı’nda çalıştırılmasıdır.

Nakil Planlama Süreci: Doku uyumu doğrulama testi sonrası hastanın tedavi gördüğü nakil merkezi tarafından sizden kök hücre toplanarak tedavi sürecine devam kararı onaylanırsa, Türk Kızılay personeli tarafından tekrar aranırsınız. Bu görüşme sırasında sizinle sağlık muayenesi günü, kök hücre toplama günü, işlemlerin yapılacağı merkez ve kök hücre toplama işlemi için hangi yöntemin kullanılacağı ile ilgili organizasyon yapılır.

Sağlık Muayenesi Süreci: Kök hücre toplama işleminden 20-30 gün önce belirlenen toplama merkezinde ayrıntılı fizik muayenenizin yapılması sağlanır. Elektrokardiyografi (EKG), akciğer filmi ve çeşitli testler (idrar, kan testleri, kadınlar için hamilelik testleri gibi) yapılır. Bu testler, yapacağınız bağışın siz ve hasta için herhangi bir riske yol açmayacağından emin olmak amacı taşır.

Kök Hücre Toplama Süreci: Kök hücre toplanması iki yöntemle gerçekleştirilir:

1. Periferik Kök Hücre Toplama Yöntemi: En sık tercih edilen yöntem olup, bağışçının damar yapısının uygunluğunun değerlendirilmesi gerekir. Bu yöntemi tercih ettiyseniz kök hücre toplama öncesi 4-5 gün süre ile günde 2 kez deri altı G-CSF (Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör) uygulaması yapılır. Bunun amacı kemik iliğinde yerleşik olarak bulunan kök hücrelerin kana geçmesini ve daha fazla kök hücre toplanmasını sağlamaktır. Son dozdan 2 saat sonra bir kolunuzdan steril bir iğne yardımı ile alınan kan, aferez cihazında ilerler ve 4-5 saatlik bir aferez prosedürü sonunda kök hücrelerin diğer kan bileşenlerinden ayrılması sağlanır. Kök hücresi ayrılmış kan ise diğer kolunuzdan tekrar vücudunuza verilir. İşlem sırasında önemli bir rahatsızlığın oluşması beklenmez. Nadiren, dudaklarda ve parmaklarda geçici uyuşma hissi olabilir. Bağış sonrası, kendinizi iyi hissedene kadar gözlem altında tutulursunuz. Bağıştan sonraki 48 saat içerisinde, G-CSF’ye ait yan etkiler (kas/kemik ağrıları, ateş, tansiyonda yükselme vb.) kaybolur. Rahatlamak için Asetilsalisilik asit içermeyen ilaçlar (Acetaminophen, İbuprofen vb.) alabilirsiniz. Bağıştan sonraki 2 gün içerisinde günlük aktivitelerinize dönebilirsiniz eğer fiziksel iş gücü gerektiren aktivitelerde bulunuyor iseniz daha fazla istirahate ihtiyaç duyabilirsiniz. Eğer damar yapınız uygun değil ise alternatif olarak, lokal anestezi altında santral venöz kateter aracılığı ile boyun damarınızdan kök hücreleriniz toplanır. Kateter sıklıkla 4 saat süreyle takılı kalır ancak bazı durumlarda ikinci gün tekrar kök hücre toplanması gerekebilir ve bu süre 24 saate uzayabilir. Bu, nadiren gereksinim duyulan bir yöntemdir ve sizler tarafından verilecek kararlar önemlidir.

2. Kemik İliğinden Kök Hücre Toplama Yöntemi: Bu işlemi tercih ettiyseniz; sağlık değerlendirmesinde yapılan testlerdeki kan değerlerinize göre işlemden önce 1 ünite kanınız alınarak tekrar size verilmek üzere saklanabilir. Gerekli sağlık kontrolleri ve genel anestezi alıp alamayacağınıza ilişkin tetkikler yapılıp, hastaneye yatışınız gerçekleştirilir. Ameliyathane ortamında, 1 veya 2 saat kadar genel anestezi altında özel bir iğne yardımı ile kalça kemiğinizin arkasından (pelvis kemiği) kök hücreleriniz toplanır. Aynı günün akşamında veya ertesi gün taburcu edilirsiniz. Bağış sonrası ilk 2 ya da 3 hafta biraz ağrı ve tutukluk hissedebilirsiniz. İlk 2 hafta ağır kaldırmamalı ve ağır sporlar yapmamalısınız. Bağıştan sonraki 2 gün içerisinde günlük aktivitelerinize dönebilir eğer fiziksel iş gücü gerektiren aktivitelerde bulunuyor iseniz daha fazla istirahate ihtiyaç duyabilirsiniz.

Zaman Planlaması: Ortalama bir bağış süreci 4-6 haftalık bir zaman aralığında 20-30 saatlik bir zamanınızı alır. Bilinmesi gerekenler; Kök hücre toplama işlemi sonrasında ilk bir ay içerisinde sağlık muayenesi ve kan testi yaptırmanız sizin sağlığınız açısından önemlidir. Test sonuçlarınızı Türk Kızılay personeline iletmeniz halinde toplama merkezinde değerlendirilmesi sağlanır. Muayene, tıbbi işlemler ya da diğer bağış ile ilgili harcamalar konusunda bağışçıdan hiçbir ücret talep edilmez ve bağışçının sosyal güvenliği kesinlikle kullanılmaz. Tüm bu süreçlerde lojistik destek (ulaşım, konaklama) ve yemek ücretleriniz Türk Kızılay tarafından sağlanır. Sağlık değerlendirme ve hücresel ürün toplama süreçleri için ihtiyacınız halinde çalıştığınız /öğrenim gördüğünüz kuruma Sağlık Bakanlığı tarafından izin bilgilendirme yazısı gönderilir. Herhangi bir zaman diliminde bağış kararından vazgeçme hakkına sahipsiniz. Ancak sizinle nakil planlaması yapıldıktan sonra eş zamanlık olarak hastaya da nakil için tedavi başlandığından dolayı kararınızdan vazgeçerseniz, hasta için hayati tehlike oluşabilir.

Kemik iliği ve periferal kan yoluyla kök hücre bağışı arasındaki farklar nelerdir?

Her iki bağış yöntemimizin amacı benzerdir, kök hücreyi yaşam yeri olan kemik iliğinden toplayabilmek. Hastamızın bulunduğu hastanedeki hekimlerimiz tarafından hastalar için öncelikli tercihler sunulur. Hekimlerimizin klinik gözlemleri ve araştırmaları doğrultusunda, hastamızın profili, hastalık türü gibi durumlar göz önünde bulundurarak öncelikli yöntem tercihleri hekimlerimiz tarafından belirleniyor.

Türkiye veya İzmir’de bağış ve nakil sayesinde şifa bulan bazı başarı hikâyelerini paylaşabilir misiniz?

Hastalarımızın nakil sonrası süreçleri Sağlık Bakanlığı tarafından takip ediliyor. 15 Ekim 2025 tarihinde Bakanlık tarafından “TÜRKÖK 10 Yaşında-Hasta Donör Buluşması Etkinliği” düzenlendi. Hastalarımız, kendilerine kök hücre bağışında bulunan bağışçılarımız ile tanıştı ve birbirlerine yazmış oldukları mektupları paylaştı.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM