Cuma, Mart 6, 2026

İZSİAD Başkanı Yüksel: Asıl hedef AB üyeliği olmalı

Türkiye’nin de “Made in Europe” çatısı altına alınmasıyla ilgili konuşan İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, bu karar ile Türkiye’nin Avrupa’nın üretim üssü olduğunun tescil edildiğini söyleyerek, asıl hedefin Avrupa Birliği üyeliği olması gerektiğinin altını çizdi. 

Ticaret Bakanlığı tarafından duyurulan ve Türkiye’nin de “Made in Europe” şemsiyesi altına alınmasıyla ilgili İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel yazılı bir açıklama yayınladı. Bu gelişmenin Türkiye açısından büyük bir fırsat yarattığını söyleyen Yüksel, bu karar ile Türkiye’nin Avrupa’nın üretim üssü olduğunun tescil edildiğini söyledi. Yüksel asıl hedefin ise Avrupa Birliği üyeliği olması gerektiğinin altını çizdi. 


“Türkiye bir ‘üretim üssü’ olarak tescillendi”

Avrupa Birliği’nin, küresel rekabet ortamında sanayi gücünü yeniden konsolide etmek ve tedarik zinciri direncini artırmak amacıyla hayata geçirdiği “Made in EU” girişiminin sanayi dünyasının geleceği açısından tarihi bir dönemeç olduğunu ifade eden Yüksel, “Türkiye’nin bu girişimin kapsamına dahil edilmiş olması, ülkemiz sanayisinin Avrupa değer zinciriyle olan entegrasyonunun, yalnızca bir ticaret ortağı değil, stratejik bir ‘üretim üssü’ olarak tescillendiğini göstermektedir. Bu gelişme, Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle olan kader birliğini pekiştiren bir irade beyanıdır. Özellikle otomotiv, çelik, kimya ve net-sıfır teknolojiler gibi stratejik sektörlerimizde, rekabetçiliğimizi korumak adına artık daha fazla ‘akıllı ve yeşil’ odaklı üretim yapmamız gerekmektedir” dedi. 

Stratejik Ortaklık ve Tedarik Güvenliği açısından Türkiye, “Made in EU” statüsüyle Avrupa’nın Çin ve diğer uzak pazarlara olan bağımlılığını azaltmada en güvenilir ve en hızlı çözüm ortağı konumuna yükseldiğini kaydeden Yüksel, “Bu, yakın coğrafyadan tedarik trendinin Türkiye lehine daha da güçleneceği anlamına gelmektedir. İnovasyon ve yüksek teknoloji üretimi açısından ise girişimin temel odağı olan ‘yeşil ve dijital dönüşüm’, sanayicimizi artık bir tercih olarak değil, zorunluluk olarak yüksek teknoloji üretimine yönlendirecektir. Katma değerli üretim kapasitemizi, AB standartlarında inovatif süreçlerle birleştirmek, ihracatımızdaki birim değeri yukarı taşıyacaktır. Sektörel dönüşüm yönünden değerlendirdiğimizde ise başta otomotiv, elektrikli araç bataryaları, rüzgâr türbinleri, güneş enerjisi teknolojileri ve yeşil çelik üretimi yapan sektörlerimiz, bu yeni düzenleme sayesinde Avrupa pazarındaki paylarını garanti altına alma ve artırma fırsatı yakalamıştır” ifadelerini kullandı. 


“Türkiye, Avrupa’nın sanayi geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır”

Yüksel, “Made in EU” şemsiyesi altında yer almanın, AB’nin çevresel ve dijital standartlarına tam uyum sağlamayı bir diğer anlamda sürdürülebilirlik ilkelerini üretim süreçlerinin merkezine koymayı şart koştuğunu kaydetti. Dernek olarak sanayicileri bu yeni sürece hızla adapte olmaya, inovatif düşünce yapısını benimsemeye ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmaya davet ettiklerini ifade eden Yüksel, “Türkiye, Avrupa’nın sanayi geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu fırsatı, sanayimizi daha dirençli, teknolojik ve çevreci bir seviyeye taşımak için bir kaldıraç olarak kullanmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM