Salı, Mart 10, 2026

Türklerin %52’si çocuklarını düzenli olarak sosyal medyada paylaşıyor

Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin yüzde 52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor. Aile temalı içerikler sosyal medyada popülerliğini korurken, gizlilik ayarları ve bu paylaşımların arkasındaki motivasyonlar ise dikkat çekici farklılıklar gösteriyor.


Türk ebeveynlerin %18’inin sosyal medyaları tamamen açık

Araştırma, Türkiye’de paylaşım yapan ebeveynlerin yüzde 82’si içeriklerin görünürlüğünü arkadaşları, arkadaşlarının arkadaşları veya takipçileriyle sınırlandırıyor. Ancak, ankete katılan ebeveynlerin yüzde 18’i hesaplarını tamamen açık tutarak, bu içeriklerin internetteki herkes tarafından erişilebilir olmasına zemin hazırlıyor. Ek olarak, Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarına dair içerik paylaşmalarının temel nedeni yüzde 58 ile anı biriktirmek olurken, bunu yüzde 26 ile çocuklarının başarılarından duyulan gurur takip ediyor. Paylaşımlarda toplumsal etkinin rolü de azımsanmayacak düzeyde: Ebeveynlerin yüzde 26’sı “başkaları yaptığı için” paylaşım yaptığını itiraf ederken, yüzde 13’ü fotoğraf veya videolarda kendilerinin nasıl göründüğünü beğendiği için paylaşım yaptığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 7’si, bu tür paylaşımların daha fazla etkileşim getirdiğine inanarak, takipçi sayılarını veya beğeni oranlarını artırmak amacıyla çocuklarına dair içerikler paylaştığını kabul ediyor. Dikkat çekici bir diğer veri ise izin süreçlerine dair: Ebeveynlerin yüzde 59’u çocuklarıyla ilgili bir içerik yayınlamadan önce onlardan izin aldığını söylese de her beş ebeveynden biri (yüzde 20) çocuğun onay verip vermediğine bakmaksızın paylaşım yaptığını itiraf ediyor.


“Herkese açık fotoğraf ve videolar, onay alınmadan kötü niyetle değiştirilebiliyor”

Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalları Müdürü Seifallah Jedidi, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Ebeveynler için masum bir paylaşım ile bir çocuğun güvenliğini istemeden de olsa tehlikeye atabilecek içerik arasındaki çizgiyi ayırt etmek zor olabilir. Bugün gurur dolu bir aile anı olarak görülen bir kare, yarın kalıcı bir dijital ayak izine dönüşebilir. Bu nedenle, özellikle motivasyon popülerlik veya etkileşim olduğunda, paylaşma dürtüsü üzerinde bir kez daha düşünmek kritik önem taşıyor. Çevrimiçi ilgi geçicidir; ancak riskler uzun vadeli olabilir.”

Ebeveynler çocukları hakkında internette aşırı paylaşım yaptıklarında (sharenting); tam adlar, doğum tarihleri, okul konumları veya günlük rutinler gibi hassas bilgileri farkında olmadan ifşa edebiliyor. Bu bilgiler kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik, dolandırıcılık ve hatta fiziksel güvenlik riskleri için kötüye kullanılabiliyor. Herkese açık fotoğraf ve videolar, onay alınmadan kötü niyetle değiştirilebiliyor veya yeniden dağıtılabiliyor; bu durum da uzun vadeli dijital ayak izi sorunlarına ve itibar kaybına yol açabiliyor.


Çocukların verilerini korumak için dikkat edilecekler

Kaspersky, çocukların verilerini korumak ve güvenli paylaşım yapmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:

Sosyal medya hesaplarınızın görünürlüğünü yalnızca “arkadaşlar” olarak ayarlayın ve arkadaş listenize yalnızca şahsen tanıdığınız kişileri eklediğinizden emin olun. İki faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü parola gibi temel güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Çocuğunuzun iletişim bilgileri, okulunun adı veya konumu gibi zarar verebilecek detayları asla paylaşmayın. Çocuklarınızla dijital hijyen ve çevrimiçi güvenlik hakkında konuşun; güvene dayalı bir ilişki geliştirin. Sosyal medyada sorumlu ve bilinçli davranışlar sergileyerek onlara rol model olun.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM