Cuma, Mart 13, 2026

Gayrimenkul yeniden “güvenli liman” olacak 

İnşaat ve konut istatistiklerini değerlendiren İstanbul Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, “Mevduat faizlerinin doyuma ulaştığı bir noktada, gayrimenkulün en güvenli liman olma özelliği tekrar ön plana çıkacaktır” dedi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 oranında artarak 37 bin 785 oldu. İkinci el konut satışları ise şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6 oranında artarak 86 bin 764 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 30,3, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 69,7 oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 oranında artarak 25 bin 35 oldu. 

Ocak ayına ilişkin inşaat üretimi yıllık yüzde 8 artarken aylık ise yüzde 0,9 oranında yükseldi. Bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,1, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 8,8 ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 7,1 arttı. Ocak ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,1 azalırken, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 0,8 ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 4,8 arttı. 


Piyasada nitelikli konut arzı eksikliği 

İstanbul Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, TÜİK tarafından açıklanan ocak ayı konut ve iş yeri satış istatistikleri ile inşaat üretim endeksi verilerini değerlendirdi. Şişik, verilerin yılın ikinci yarısına dair güçlü sinyaller verdiğini ifade etti. Ocak ayında inşaat üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 8 artmış olmasının sektördeki canlı talebi gösterdiğini belirten Şişik, “Müteahhitlerin yeni projeler için sahaya indiğini ve şantiyelerin hareketlendiğini gösteriyor. Üretim hızındaki bu artış, gelecek talebe hazırlık niteliğindedir. Üretim artışı, piyasadaki nitelikli konut arzı eksikliğini gidermeye yöneliktir” dedi. 

Şubat ayı verilerinde en çarpıcı noktanın ipotekli konut satışlarındaki yüzde 42,3’lük devasa artış olduğunu vurgulayan Şişik, “Uzun süredir yüksek faiz baskısı nedeniyle talebini erteleyen vatandaş, kredi faizlerinde yaşanan en ufak bir stabilizasyonu dahi fırsat olarak görmeye başlamıştır. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 20’ye çıkmıştır. Bu, finansmana erişimin bir miktar nefes aldığını gösterse de hâlâ yüzde 80’lik bir kesimin “nakit veya senetli” alıma yöneldiğini görüyoruz. Burada da altından ve mevduattan çıkışta peşin alımlarda yapılan konut indirimlerinden faydalandığını söylememiz mümkündür ifadelerini kullandı. 

Satışların yaklaşık yüzde 70’inin ikinci el olmasının piyasada uygun fiyatlı veya erişilebilir yeni konut arzının yetersiz olduğunu gösterdiğinin altını çizen Şişik, “İnsanlar bütçelerine uygun daha yaşlı binalara yöneliyorlar. Tabii bu noktada inşaat maliyetlerindeki artış uygun konut üretiminin önüne geçiyor” diye konuştu. 


İnşaat sektörü vites yükseltti 

Paylaşılan verilerin 2026’nın ilk çeyreğini bir “geçiş ve toparlanma” dönemi olarak işaretlediğini belirten Şişik, “Ancak asıl sıçramanın yılın ikinci yarısında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bunun birkaç temel sebebi var. Üretim endeksindeki yüzde 8’lik artışın somut konut teslimlerine dönüşmesi yılın ikinci yarısını bulacaktır. Piyasaya girecek yeni arz, rekabeti ve satışı tetikleyecektir. Mevduat faizlerinin doyuma ulaştığı bir noktada, gayrimenkulün en güvenli liman olma özelliği tekrar ön plana çıkacaktır. Üretim artıyor, talep kıpırdıyor ancak hâlâ önümüzde ciddi bariyerler var. İşçilik ve malzeme maliyetleri oldukça yüksek seyrediyor. Özellikle İstanbul Anadolu Yakası’nda arsa maliyetleri, toplam inşaat maliyetinin yüzde 50-60’ını oluşturmaktadır. Bu durum, nihai satış fiyatının düşmesini engellemektedir.  Özetle; şubat ayı rakamları ve üretim endeksi, inşaat sektörünün “vites yükselttiğini” gösteriyor. İnşaat üretim hızındaki artış, sektörün canlı olduğunun en büyük kanıtıdır ancak bu canlılığın sürdürülebilir olması, kredi faizlerinin makul seviyelere inmesi ve kentsel dönüşümün teşvikiyle doğrudan ilişkilidir” dedi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM