Cuma, Mart 13, 2026

Savaşın faturası mazot ve gübreye çıkıyor

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz, küresel tedarik yollarında yaşanan aksaklıkların dünya ticareti üzerindeki etkilerine değinirken, “Bu savaşın bir faturası da, en önemli tarımsal girdilerden olan mazot ve gübreye, dolayısıyla gıdaya çıkıyor. Türkiye bu gelişmeler karşısında paniğe kapılmadan riskleri doğru okuyup zamanında tedbir aldı” dedi

İstanbul Ticaret Borsası’nın mart ayı meclis toplantısında konuşan Ali Kopuz enerji yolları ile stratejik geçiş noktalarının, küresel ticaretin hassas karnı olduğunu hatırlattı. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırısı ile özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler ve arz kesintilerinin enerji ve navlun fiyatlarını yukarı doğru ittiğini belirten Kopuz, “Bu savaşın bir faturası da, en önemli tarımsal girdilerden olan mazot ve gübreye, dolayısıyla gıdaya çıkıyor. Türkiye bu gelişmeler karşısında paniğe kapılmadan riskleri doğru okuyup zamanında tedbir aldı” dedi. 

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı birebir görüşmelerinde Türkiye’nin gübre stoklarında bir sıkıntı bulunmadığı bilgisini aldığını ifade eden Kopuz, “Dünya piyasalarına kıyasla en uygun ve rekabetçi fiyatlarla gübre hammaddesi temin edebilen ülkelerin başında geliyoruz. İlgili kurumlarımız gübre tedarikinde sorun yaşanmaması için gerekli önlemleri süratle devreye aldı” dedi. İlk etapta üre cinsi gübrede gümrük vergisinin sıfırlandığını hatırlatan Kopuz, amonyum nitrat ve kalsiyum amonyum nitrat gübrelerinin ihracatının durdurulduğu ve amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına izin verildiğini dile getirdi. Kopuz, atılan adımların tarımsal üretimi gözeten, son derece önemli ve yerinde tedbirler olduğunu ifade etti. 


“Ticareti sadece ekonomi şekillendirmiyor”

Kopuz konuşmasında, dünya ticaretinde giderek artan risklere ve korumacılık eğilimlerine de dikkat çekerek, ticaretin artık yalnızca fiyat ve rekabete değil, aynı zamanda jeopolitik gelişmeler ve stratejik tercihlerle şekillendiğini söyledi. Uluslararası ticaret sisteminde son dönemde ortaya çıkan yeni engellerin iş dünyasını doğrudan etkilediğini ifade eden Kopuz, “Bugün dünya ticaretinin önüne giderek daha fazla duvar örüldüğünü görüyoruz. Tarife duvarları yükseliyor. Serbest ticaret anlaşmaları yeni rekabet alanları oluşturuyor. Ticaret artık yalnızca fiyat ve kalite rekabetiyle değil, aynı zamanda jeopolitik ve stratejik tercihlerle de şekilleniyor” ifadelerini kullandı. 


Made in Europe’un önemi 

Avrupa Birliği’nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmasından sonra yaşananlara da değinen Kopuz, “Bu süreçte son derece önemli bir gelişme yaşandı. Avrupa Birliği, ‘Made in Europe’ tanımına Türkiye’deki üretimi de dâhil etmeyi öngören bir taslak düzenleme açıkladı. Bu, Türkiye’nin dış ticaretteki konumu açısından son derece önemli bir gelişmedir. Böylece Türkiye’nin, Avrupa üretim zincirinin doğal bir parçası olduğu bir kez daha teyit edilmiştir. Bu gelişme, Türk diplomasinin somut bir kazanımıdır” dedi. 


“Vize uygulamaları da ticaretin önünde engel”

Kopuz, ticaretin önündeki görünmeyen engeller arasında vize uygulamalarının da önemli bir yer tuttuğunu belirtti. İş insanlarının hareket kabiliyetinin kısıtlanmasının ticari ilişkileri de doğrudan etkilediğini ifade eden Kopuz, şu ifadeleri kullandı: “Schengen vizesi gibi uygulamalar ticaretin önünde görünmeyen ama son derece güçlü engeller oluşturuyor. İş insanlarımızın hareket kabiliyetini sınırlayan bu tür uygulamalar, ticaretin akışını da doğrudan etkiliyor.” 

Türkiye’nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü sayesinde küresel dalgalanmalara karşı dayanıklı bir ekonomi olarak kalacağına inandığını belirten Kopuz, “Türkiye üretim ve girişimcilik kültürü güçlü bir ülkedir. Özel sektörümüz kurumsallaşmış, kamu otoritemizin güçlü bir yapısı var. Bugüne kadar pek çok küresel krizi aşmayı başardık. İnanıyorum ki bu çalkantılı dönemi de yine birlikte aşacağız” ifadelerini kullandı. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM