Gübrede ‘karaborsa’ iddialarına yanıt: Stoklar yeterli

Küresel azotlu gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 50’sinin yapıldığı Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasıyla küresel tedarik zincirinde aksamalar oluşurken; GÜİD, gübrenin Türkiye’de karaborsaya düştüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı

SEREN KARAŞAHİN

Orta Doğu’daki gelişmeler İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasının 25’inci gününde gerilimle devam ederken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması küresel ticareti adeta sarstı. Gıda üretiminde önemli bir ham madde olan gübrenin bölgedeki önemi de savaşla ortaya çıktı. Dünya ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı, gübre sektöründe de kritik bir role sahip. Başta üre olmak üzere azotlu gübre ticaretinin yüzde 50’si, amonyak ve fosfat gibi ham  maddelerin ise yüzde 25’i bu stratejik su yolu üzerinden gerçekleştiriliyor. Bölgedeki savaşta bir aya yaklaşılırken tarımın olmazsa olmazı gübrede karaborsa iddiaları gündeme geldi. Savaşın ilk günlerinde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım Kredi Kooperatifleri’nin yaptıkları açıklamalarda gübrede arz sıkıntısı olmadığı ve ürünlerin ‘karneye’ bağlanmadığı ifade edilirken stokların tam olduğu vurgusu yapılmıştı. Çiftçilerin ise gübreye ulaşmakta sıkıntı çektiği iddiaları gündeme gelmişti. Yeniden ortaya çıkan iddialara yanıt Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği’nden (GÜİD) geldi. Derneğin TİCARET Gazetesi’ne yaptığı açıklamada gübredeki ‘karaborsa’ iddialarının gerçeği yansıtmadığı ifade edilirken çiftçilerin ürüne ulaşmakta zorlanmadığı belirtildi. Üre fiyatına yeni maliyetlerin yansımasının haziran ayından sonra gerçekleşmesi bekleniyor.  

GÜİD’den özel olarak TİCARET Gazetesi’ne yapılan açıklamada gübre çeşitlerinde karaborsa durumunun söz konusu olmadığı ifade edilirken depolardaki stokların yeterli olduğu vurgulandı. GÜİD, dünyadaki en ucuz ulaşılabilir gübrenin Türkiye’de olduğunu ifade etti. 


“Gübrede karaborsa yok” 

Doğal gaz ve enerji fiyatlarındaki artıştan dolayı ithalatçıların üre gübresini ithal etme maliyetinin ton başına 31 bin TL civarında olduğu belirtilirken, bunun iç piyasada karşılığının 35-36 bin TL’lerde olması gerektiği bildirildi. Türkiye’de üre gübresi ton başına 27-29 bin TL civarında satılıyor. Fiyat artışı olmamasının savaş öncesi verilen siparişlerden kaynaklandığı ifade edilirken, Türkiye’de amonyum nitratı üreten üç firmada da karaborsa olmadığı ve amonyum sülfat ile komposto gübrelerin de hiçbir zaman karaborsa oluşturabilecek durumda bulunmadığı belirtildi.


Talep azotlu gübreye 

GÜİD’in yaptığı açıklamada çiftçinin bu mevsimde azotlu gübreye ihtiyacı olması sebebiyle amonyum sülfat, amonyum nitrat ve üre gübresinin talep gördüğü ifade edilirken üretimin yeterli miktarda olduğu açıklamasında bulunuldu. Amonyum sülfat gübresi de ton başına 17-19 bin TL aralığından satılırken, amonyum sülfat fiyatının en ucuz olduğu ülkelerden birinin Türkiye olduğu vurgusunda yapıldı. 


Savaş sebebiyle ton başına 4 bin TL zam 

İthalatçıların 2-3 ay önce savaş başlamadan gübre siparişlerini verdiği belirtilen açıklamada, savaş başlamadan önce Türkiye’ye giren ürenin ton başına ortalama maliyetinin 480-520 dolar aralığında olduğu fakat güncel fiyatının 720-730 dolar seviyelerine çıktığı ifade edildi. Üre fiyatına yeni maliyetlerin yansıması haziran ayından sonra olacağı açıklaması yapıldı. Savaştan önce üre gübresinin ton fiyatının 24 bin TL olduğu ifade edilirken, savaşın başlamasıyla 28 bini gören üre gübresinin ton başına 4 bin TL zam olduğu görüldü. GÜİD, yaptığı açıklamada gübre fiyatının artmasının navlun ve petrol fiyatlarından kaynaklandığını ekledi. 


DMM’den gübre krizi yaşandığı iddiasına dezenformasyon vurgusu 

Gübreyle ilgili iddialara bir yanıt da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden (DMM) geldi. DDM tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle Türkiye’de gübre krizi yaşandığı ve gıda arzının tehlikeye girdiği” iddiasının dezenformasyon içerdiği dile getirildi. DMM’nin açıklamasında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türkiye’de gübre tedarikine ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığı, üretim süreçlerinin kesintisiz devam ettiği ve mevcut stokların yeterli olduğunu ifade ettiği hatırlatıldı. Açıklamada Türkiye’nin farklı tedarik kanallarına sahip olduğu ve arz güvenliğinin kesintisiz bir şekilde sürdürüldüğü belirtildi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM