İzmir’in sağlık turizmi için ‘bütüncül’ yaklaşım önerisi

GÜLCİHAN ALTINKAYA

İzmir’in sağlık turizminde önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulanan Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’nda sağlık turizminin sadece tedavi amaçlı turistlerin yaşam kalitesini artıracak bütüncül bir seyahat hizmeti olarak ele alınması gerektiği, böylece İzmir için daha fazla katma değer yaratılabileceği aktarıldı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) iş birliğinde gerçekleştirilen ‘Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’ İzmir’de düzenlendi. Sağlık turizmi sektörünün önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıyla, sağlık turizmi sektöründe bölgesel koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. İzmir’in sağlık turizminde önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulana toplantıda, kentin özellikle termal ve üçüncü yaş turizminde de ön plana çıkabileceğine değinildi. Toplantıda, sağlık turizminin sadece tedavi amaçlı turistlerin yaşam kalitesini artıracak bütüncül bir seyahat hizmeti olarak ele alınması gerektiği, böylece İzmir için daha fazla katma değer yaratılabileceği aktarıldı. 


“Kaliteye önem vermeliyiz”

Toplantının açılışında konuşan TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, sağlık sektörünün günümüzde uluslararası bir sektör haline geldiğini aktararak, “Tüm ülkeler yatırımlarda bulunuyorlar, rekabet çok üst düzeyde. Rekabetin fiyat kırarak yapılan kısmı da geride kaldı. Artık kaliteye önem vermemiz gerekiyor” dedi.

Ege Bölgesi ve İzmir’in sağlık turizmindeki önemini vurgulayan Doç. Dr. Öztan, şunları söyledi: “Sahip olduğu doğal güzellikler, kültürel ve sağlık altyapısıyla çok önemli bir potansiyel barındırıyor. Güçlü sağlık kurumları, nitelikli insan kaynakları, termal kaynaklar, iklim ve yaşam kalitesiyle Ege Bölgesi ve İzmir çok önemli şehirlerden bir tanesi. İzmir sağlık turizminde önemli bir yer kaplıyor. Daha önce tüm sağlık turizmi gelirleri içinde yüzde 1 yeri varken son yıllarda rolünü yüzde 5’e kadar artırdı. Genel olarak sektör gelirleri yerinde sayarken ve bir tık gelirlerken İzmir tam tersi davranış sergilemiş ve   kapladığı alanı   büyüttü.  Genel turizm gelirleri içinde sağlık turizminin payı bir tık düştü. İzmir tam tersi ön plana çıkan, daha büyük bir alan kaplayan bir hale gelmiş. Bugün dünya genelinde sağlık turizmi hizmet olarak evriliyor. Sadece bir operasyon için değil de yaşam kalitelerini de arttıracakları bir destinasyonda tedavileri almayı tercih ediyorlar.  Bu noktada İzmir neden bu başarıyı sağladı net bir şekilde açıklanabilir. Tedaviyle yaşam deneyimini bir araya getiren en önemli destinasyonlardan bir tanesi.  İzmir’de sağlık hizmeti sunumunun kalitesi, ileri tanı tedavi imkanları ve buna erişebilirlik, hasta deneyimi açısından yüksek kapasiteler sunan tedavi merkezleri, iklim rehabilitasyonu ve termal kaynaklar çok önemli. Kronik hastalıkların yönetimi ve uzun süreli bakım hizmetleri için önemli avantajları var. Ege Bölgesi’nde açılmış   sağlık kuruluşlarının   yüzde 63’ü   İzmir’de bulunuyor. Bu da İzmir’in Ege Bölgesi’ndeki gücünü yansıtan bir başka faktör.”


“Sağlık turizmini bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”

İzmir’in sağlık turizmi pazarında payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip olduğunu ifade eden İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise konuşmasında; kentin medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi alanlarındaki potansiyele dikkat çekti. İzmir’in sunduğu imkanların yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı olmadığını aktaran Özgener, “Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız” diye konuştu.

Dünyada rekabet eden şehirlerin sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar olduğunu, İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor. Uzun yıllardır farklı yönleriyle tartışılan, geçtiğimiz günlerde de Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla turizm merkezi statüsü kaldırılan İnciraltı’nı; atıl bir alan olmaktan çıkarıp, İzmir’in geleceğini şekillendirecek stratejik bir dönüşüm projesi olarak ele almamız gerektiğine inanıyoruz.  İzmir’de İnciraltı’nın merkezde olduğu bir Sağlık Turizmi Vadisi modeli oluşturulmasının mümkün olduğuna inanıyoruz. İnciraltı’nın bu model doğrultusunda planlanması; sağlık hizmetlerinin sunulduğu, ileri teknoloji ve Ar-Ge’nin üretildiği, uluslararası hastaların ağırlandığı, aynı zamanda yaşam kalitesi yüksek bir çevre sunan yeni nesil bir destinasyon anlamına geliyor. Çünkü doğru değerlendirilirse, İnciraltı’nın, İzmir’in sağlık turizminde dünya ligine çıkmasını sağlayacak bir kaldıraç olacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle; yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen bu alan için artık kararlılık, uzlaşma ve ortak akıl ile somut adım atma zamanı olduğunu düşünüyoruz” dedi. 


“İzmir’i dünyayı misafir edecek şekilde hazırlamalıyız”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da konuşmasında, “Türkiye’nin güvenli olmadığına dair yoğun dışarıda da bir propaganda yapılıyor. Bu bir ölçüde karşılık buluyor, bir ölçüde de insanlar birbirine verdiği referanslarla bu güvensizliği aşıyor. 2025 yılında sağlık turizmindeki düşüş Türkiye’nin pahalı bir ülke olmasından kaynaklanıyor. Rekabette Türkiye daha pahalı bir ülke konumuna düştü. O nedenle kan kaybediyoruz. Gerçekten güvenli bir ülke miyiz sorusunu objektif olarak sormalıyız. Son zamanlarda artan şiddet olayları ve yeme içme tesisleri başta olmak üzere hizmet sektöründeki kalitenin yeterince denetlenmemesi bizi güvensiz bir ülke durumuna düşürüyor. Sağlık turizminde merdiven altı her şeyi keskin bir tavırla durdurmalıyız” diye konuştu. İzmir’de sağlık turizmi denilince uzun süre akla termal turizmin geldiğini söyleyen Tugay, şu anda sağlık turizmine en çok geliri estetik işlemlerin sağladığını ifade etti.

Konuşmasında üçüncü yaş turizmine de değinen Tugay, “Avrupa’da çok ciddi bir yaşlı nüfus var.  Yaşlı insanları 2-3 ay doğru tesislerde güvenli şekilde konuk edebilirsek inanılmaz bir potansiyel var. Çünkü Türkiye iklimi, doğası tarihi, kültürü ve gastronomisiyle Avrupalı yaşlılar için ilgi duyulan bir ülke. Buraya gelmiyorlar çünkü güvenleri yok. Üçüncü yaş turizmi özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için ciddi bir potansiyel taşıyor” ifadelerinde bulundu. İzmir’in yurtdışında yeterince tanınmadığını aktaran Tugay, “Herkesin İzmir’in tanıtımına özel önem vermesi lazım çünkü insanlar İzmir’i tanımıyor. İzmir’in tanıtımı için kolektif bir çaba içinde olmamız gerekiyor. İzmir’i bütün dünyayı en iyi şekilde misafir edecek şekilde hazırlamalıyız” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM