Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD), aylık üye toplantısını Ontur Otel’de gerçekleştirdi. Etkinliğin bu ayki konuğu, “Topraktan Laboratuvara Uzanan Bir Yolculuk” başlıklı sunumuyla Laetus Beauty markasının kurucusu Elif Bozkurt oldu. Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi odaklı çalışmalar yürüten USKD’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Alkan, derneğin vizyonunu davetlilerle paylaştı.
Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde kadın var
USKD’nin 40 kurucu iş kadını tarafından hayata geçirildiğini belirten Ayla Alkan, üyelerin sivil toplum kuruluşlarında en az 20 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunun altını çizdi. Alkan, “Bu yıl özellikle iklim ve su üzerine odaklanıyoruz ancak tüm çalışmalarımızın temelinde kadın ve toplumsal cinsiyet eşitliği var. Kadının gerçek potansiyelinin ortaya çıkmadığı toplumlarda sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleşemeyeceğine inanıyoruz. Amacımız, kadınların hem üretimde hem satışta dünya çapında yerlere gelmesini ve karar alıcı mekanizmalarda rol almasını sağlamak” diye konuştu.
Toplantının onur konuğu Elif Bozkurt ise kurumsal iş hayatını bırakarak bir lavanta tarlası hayaliyle yola çıkış hikayesini anlattı. “Doğa olmazsa kozmetik de olmaz” felsefesiyle hareket eden Bozkurt, markası Laetus Beauty’nin hammaddelerini Seferihisar’ın Beylerköyü’nde ürettiğini söyledi. Sürdürülebilirlik ilkesiyle ithal hammaddeden kaçınarak tarım ve arıcılık faaliyetlerini bizzat yürüten Bozkurt, florürsüz çilekli çocuk diş macunundan yaşlanma karşıtı bakım kremlerine kadar tamamen doğal ve katkısız ürünler geliştiriyor. İzmir’de doğan bu yerel marka, şimdilerde Hollanda’ya ihracat yapıyor ve Almanya pazarı için gün sayıyor.

“Bilinçli tarım ve sıfır atık şart”
Konuşmasında doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken Elif Bozkurt, köylerde geleneksel yöntemlerle kaynatılarak yapılan sabunların aslında zararlı olabileceğini ve ciddi bir atık sorunu yarattığını belirtti. Sıfır atık prensibinin altını çizen Bozkurt, “Tarımda eğitimli insan gücü çok önemli. Üniversite mezunlarının tarım yapmaması gerektiği gibi bir algı var, oysa tam tersi, tarımı bilinçli insanların yapması gerekiyor. Kurumlarda çok bilgili uzmanlar var ancak çiftçiyi doğru yönlendirme konusunda hala ciddi eksiklikler yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. Özellikle Türkiye’ye özgü endemik bitkilerin, örneğin sadece bu topraklarda yetişen kantaronun kozmetikteki değerine dikkat çeken Bozkurt, “Bir hedefe ulaşmak için inanmak, sabır ve azim şarttır. Ancak ben bunların en başına ‘istikrarı’ koyuyorum. İstikrar olmadığı sürece diğerlerinin hiçbir anlamı kalmıyor” dedi.
Toplantının sonunda Ayla Alkan, topluma rol model olan, üreten kadınların desteklenmesi ve kırsaldaki kadınlara ilham olması için çalışmalarını büyüterek sürdüreceklerini dile getirerek, Elif Bozkurt’a katkılarından ötürü İzmir ile özdeşleşen Selluka çiçeği dikim sertifikası hediye etti.
