Döngüsel ekonomide 4 yılda 4,5 trilyon dolar büyüme potansiyeli

İş Dünyası 5. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası’nda bir araya geldi. Döngüsel ekonomi ana konu başlığı oldu. BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, hedefin döngüsel ekonominin 2030 yılına kadar yaratacağı 4 trilyon 500 milyar dolarlık ekonomik büyüme potansiyelinden Türkiye’nin en yüksek seviyede faydalanması olduğunu dile getirdi. 

Türkiye’de döngüsel ekonomi anlayışının yaygınlaşması ve iş dünyasında etkin bir şekilde uygulanması amacıyla düzenlenen 5. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası’nın ilk günü İzmir’de gerçekleştirildi. İş dünyasından önemli isimlerin katıldığı etkinlikte, döngüsel ekonominin sunduğu fırsatlar detaylı bir şekilde ele alındı. DCube Döngüsel Ekonomi Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik A.Ş.(DCube), Hedefler için İş Dünyası Platformu (B4G) ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) paydaşlıkları, BASİFED iş birliği, EGİAD ve ESİAD katkılarıyla EGİAD Sosyal Kültürel Etkinlik Merkezi Portekiz Sinagogu’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte ulusal gündemdeki gelişmeler değerlendirilirken Sanayinin Döngüsel Dönüşümünde Endüstriyel Simbiyozun Gücü, Döngüsel Tekstilin Gelişimi: 2026 ve sonrası için stratejiler, Türkiye’de Tarım ve Gıdanın Döngüsel Geleceği konulu paneller yer aldı. 

Açılış konuşmasında BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş küresel ekonomide kaynak kullanımının verimsizleştiğine dikkati çekerek döngüsel ekonominin bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizdi. Güneş, “Doğal kaynakların sınırsız olmadığı gerçeğiyle yüzleştiğimiz bu dönemde, sanayimizi yeşil dönüşümle güçlendirmek en büyük önceliğimizdir. Hedefimiz, döngüsel ekonominin 2030 yılına kadar yaratacağı 4 trilyon 500 milyar dolarlık ekonomik büyüme potansiyelinden bölgemizin ve ülkemizin en yüksek seviyede faydalanmasını sağlamaktır” dedi. 

BASİFED Başkan Yardımcısı ve ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise döngüsel ekonominin artık yalnızca çevresel bir yaklaşım değil; sanayinin rekabet gücünü, ihracat kapasitesini ve şehirlerimizin geleceğini doğrudan belirleyen stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu dile getirdi. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon düzenlemeleri dikkate alındığında, bu dönüşümün ertelenebilir bir gündem olmadığının açık olduğunu vurgulayan Zorlu, “İzmir’in güçlü sanayi altyapısı ve yenilikçi kapasitesiyle döngüsel ekonomi alanında öncü şehirlerden biri olma potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz ve çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. 


“Krizlere karşı dayanıklılık döngüsel ekonomi ile mümkün”

D Cube Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi A.Ş. Kurucu Ortağı Gülcan Ergün, “2026 itibariyle görüyoruz ki, artık döngüsellik yalnızca bir söylem değil, hukuki düzenlemeleri, iş modelleri, tasarım süreçleri, tedarik zinciri ve dijital çözümleri ile birlikte tüm sektörleri kapsayan yeni bir ekonomi anlayışı olarak yaygınlaşmakta çünkü döngüsel bir ekonomi, iklim krizi başta olmak üzere küresel ölçekte tüm risklere karşı dayanıklı olmayı sağlayan bir sistem. Türkiye’nin de bu anlamda döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırmak için bizler de DCube ekibi olarak çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütmekteyiz” dedi.


“Türkiye, COP31 ile sıfır atık ve döngüsel ekonomide küresel liderliğini güçlendiriyor”

SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik ise yaptığı konuşmada “Türkiye sıfır atık alanında geliştirdiği uygulamalar ve uluslararası girişimleriyle küresel ölçekte öncü bir rol üstlenmiş durumda. COP31’e ev sahipliği yapacak olmamız da bu birikimi uluslararası platformlara taşımamız için önemli bir fırsat sunuyor. SKD Türkiye olarak beş yıldır gerçekleştirdiğimiz Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası ile iş dünyasını bir araya getirerek, bu vizyona somut katkı sunmaya devam ediyoruz. Güçlü üretim altyapısı ve yenilikçi yaklaşımıyla İzmir sanayisinin de bu süreçte öncü rol üstleneceğine inanıyoruz. Bu yılı döngüsel ekonominin konuşulduğu değil, hız kazandığı bir yıl haline getirmek hepimizin ortak sorumluluğu” ifadelerini kullandı.


“Esas mesele, atık kirliliğini tasarım aşamasında önlemek” 


Hedefler İçin İş Dünyası Yönetim Kurulu Başkanı Onur Ünlü de, “Döngüsel ekonomi, atığı sadece daha iyi yönetmekten ibaret değildir. Esas mesele, daha en başta atığı ve kirliliği tasarım aşamasında önlemek; ürünleri, parçaları ve malzemeleri mümkün olduğunca uzun süre değerinde dolaşımda tutmak; yeniden kullanım, tamir, yenileme, geri kazanım ve geri dönüşümle ekonomik değeri korumaktır. Aynı zamanda doğayı yeniden onarmayı hedefleyen bir sistem dönüşümüdür. Bu yönüyle döngüsel ekonomi, iklim değişikliğiyle mücadele, kirliliğin azaltılması ve biyolojik çeşitliliğin korunması için güçlü bir araçtır” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM