Rekabet Kurumu’nun Google hakkında başlattığı soruşturma sürecinin küresel ölçekte artan eğilimin parçası olduğu ifade ediliyor.
Rekabet Kurumu’nun Google hakkında başlattığı yeni soruşturma, çevrimiçi reklam hizmetlerinde reklamverenlere yönelik farklılaştırılmış faturalandırma ve ticari uygulamaları mercek altına alıyor. Yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilere olan ilginin arttığı bu dönemde başlatılan denetimler, dijital pazarlara yönelik düzenleyici yaklaşımda bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor. Rekabet Uzmanı Avukat Murat Sayın, sürecin münferit bir uygulama olmanın ötesinde küresel ölçekte artan denetim eğiliminin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Faturalandırma süreçlerinde ayrımcılık şüphesi inceleniyor
Rekabet Kurumu, Google’ın müşterilerine farklı tüzel kişilikler üzerinden fatura düzenleyerek reklamverenler arasında eşitsizlik yaratıp yaratmadığını araştırıyor. Avukat Murat Sayın, “Türk vergi mevzuatı kapsamındaki stopaj yükümlülüğünün farklı uygulanmasından kaynaklanan muhtemel eşitsizlikler, soruşturmanın ana odağını oluşturuyor. Google İrlanda veya Türkiye üzerinden faturalandırılan müşterilerin tabi olduğu farklı mali yükümlülüklerin teşebbüsler üzerindeki etkileri detaylı şekilde inceleniyor” dedi.
Tekel gücü Türkiye ekonomisi üzerinde mali yük oluşturuyor
Google’ın arama ve dijital reklam pazarında yüzde 90’ı aşan pazar payı ile hâkim durumda olduğunu belirten Murat Sayın, bu durumun tüketici refahını doğrudan etkilediğine dikkati çekti. Sayın, “Yapılan analizler, Google’ın reklam alanındaki gücünün tercih ekranı gibi çözümlerle sınırlandırılması halinde Türkiye ekonomisinin yaklaşık 4 milyar dolar tasarruf sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Bu çerçevede tercih ekranı uygulaması, varsayılan ayarlar nedeniyle oluşan yapısal engelleri ortadan kaldırarak piyasada rekabetçi dengeyi sağlama potansiyeli taşıyor” ifadelerini kullandı.
Küresel denetim eğilimi Türkiye’deki soruşturmalarla paralellik gösteriyor
Türkiye’nin, büyük dijital platformların piyasa gücünü sınırlamaya yönelik küresel yaklaşımla paralel hareket ettiğini ifade eden Sayın, Google’ın Türkiye’de karşılaştığı denetimlerin kapsamına vurgu yaptı. Sayın, “Son yıllarda sekiz ayrı soruşturmaya konu olan şirketin mevcut uygulamaları, 2018 tarihli Android kararındaki yükümlülüklere uyum açısından da değerlendiriliyor. Bu dosya, Türkiye’deki en ciddi rekabet hukuku incelemelerinden biri olma niteliğini koruyor” dedi.
Yeni nesil teknolojiler için rekabetçi bir zemin gerekiyor
Sayın, yapısal düzenlemelerin yalnızca küresel rakipler için değil, yerel geliştiriciler ve yapay zekâ temelli platformlar için de kritik fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Sayın, çözümün etkilerini şöyle özetledi: “Piyasa halihazırda geleneksel formatları yapay zekâ sistemleriyle birleştiren yeni nesil alternatif modellerin ortaya çıkışına tanıklık ediyor. Tercih ekranı gibi uygulamalar, yerel teknoloji sağlayıcılarının daha geniş kullanıcı kitlelerine erişmesini kolaylaştırarak inovasyonu teşvik edebilir. Sürecin sonunda verilecek kararların, dijital ekosistemde rekabetçi ve sürdürülebilir bir zemin oluşturması bekleniyor.”
