17. ITS Avrupa Kongresi için geri sayım başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde 27-29 Nisan arasında gerçekleşecek
Günlük 34 milyon hareketlilik ve iki kıta arasında gerçekleşen yaklaşık 2 milyon yolculukla küresel ölçekte öne çıkan İstanbul, 17. ITS Avrupa Kongresi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve İSBAK ev sahipliğinde, 27–29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bu prestijli kongrede akıllı ulaşımın geleceği tüm yönleriyle ele alınacak.
Kongrede tema inovasyon olacak
Pek çok Avrupa şehrini geride bırakarak Avrupa’nın en prestijli teknoloji ve ulaşım etkinliklerinden biri olan 17. ITS Avrupa Kongresi’ne ev sahipliği yapma hakkını kazanan İstanbul, bu kapsamda 50’den fazla ülkeden 3 bini aşkın katılımcıyı ağırlayacak. “İnovasyona Köprü Olmak: Entegre, Güvenli ve Kesintisiz Mobilite” temasıyla gerçekleştirilecek kongrede, alanında uzman 100’ü aşkın yabancı konuşmacı; akıllı şehir teknolojileri, entegre ulaşım sistemleri, veri odaklı mobilite çözümleri ve sürdürülebilir ulaşım politikalarını küresel ölçekte tartışmaya açacak.
İstanbul’un iki kıtayı birleştiren stratejik konumu, Türkiye’nin ekonomik, ticaret ve turizm merkezi olması, yoğun ve çok modlu ulaşım yapısı ile gelişmiş akıllı ulaşım altyapısı, kongre için oldukça güçlü bir ev sahipliği zemini oluşturuyor. Günlük 34 milyon yolculuğun gerçekleştirildiği dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul; gerçek zamanlı veri analitiği, yapay zekâ destekli trafik yönetimi, dijital uygulamaları ve entegre ulaşım sistemleriyle dikkat çekiyor.
İstanbul’un günlük ulaşım hareketliliği dünyayı geride bırakıyor
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, ulaşımdaki dönüşüm sürecine vurgu yaptı. Alpkökin, “İstanbul, sahip olduğu çok katmanlı ulaşım yapısı ve sürekli gelişen altyapısıyla akıllı şehir uygulamaları açısından dünya genelinde önemli bir örnek teşkil ediyor. ITS Avrupa Kongresi, şehrimizin bu alandaki birikimini uluslararası paydaşlarla paylaşmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak açısından büyük bir fırsat sunuyor” dedi.
Alpkökin, İstanbul’un ulaşım dinamiklerinin dünya metropolleriyle kıyaslandığında “benzersiz” bir ölçeğe sahip olduğuna dikkati çekti. Alpkökin, “Tokyo, Şanghay ve Londra gibi mega kentlerle benzer yoğunluklardan söz edilse de İstanbul, Haliç ve İstanbul Boğazı gibi ulaşım acısından coğrafi darboğazları olan, 15 milyonu günlük motorlu taşıtlarla ve iki kıta arasında her gün yaklaşık 2 milyon yolculuğun yapıldığı bir mega kenttir. Şehrimizde karayolu, raylı sistemlerin tüm türleri, deniz ulaşımının farklı türleri, yaya hareketliliği ve mikro mobilite türleri aynı kentsel doku içerisinde bütünleşik bir biçimde işleniyor” ifadelerini kullandı.
