Sıcak havada su saklarken dikkat

Sıcak havalarda suların doğru şartlarda saklanması önem taşıyor. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte su tüketimi temel bir ihtiyaçtan öte hayati zorunluluk haline gelirken, ambalajlı suda doğru saklama koşulları her zamankinden fazla önem taşıyor. SUDER, tüketicilerin özellikle yaz aylarında suları serin yerlerde saklamalarını ve ambalajların saklama koşullarına dikkat etmelerini öneriyor  

Yaz mevsimiyle birlikte artan su tüketimi, “güvenli su” kavramını günlük yaşamın en kritik başlıklarından biri haline getiriyor. Ambalajlı sularda güvenin temelini ise izlenebilirlik oluşturuyor. Kaynaktan suyun alınması, üretim tesisine girişi ve raflara çıkana kadar her adımı titizlikle Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenerek tüketiciye sunuluyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı bu noktada tüketicinin bilinçli tercihinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu. Kalebaşı, “Ambalajlı sular hijyen ve gıda güvenliği şartları sağlanan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan üretim tesislerinde şişelenmektedir. Tam otomatik dolum makinelerinde, el değmeden şişelenmekte olup, kaynaktan tüketiciye ulaşana kadarki her adımda çok sıkı denetim altındadır. Ambalajlı sular market raflarındaki en fazla denetlenen ürünlerin başında gelir. Tüketicilerimizin etikette yer alan üretim izin tarihi, üretim yeri ve parti seri numarası gibi detaylara dikkat etmesi, güvenli suya erişimin temel adımıdır” dedi.


“Ambalajlı suların doğru saklanması, üretim kalitesi kadar önem taşıyor”

Ambalajlı suların satın alındıktan sonraki saklanma koşulları ürünün kalitesini koruması açısından büyük önem taşıyor. Su doğal bir maddedir ve duyu organlarımızla çevrede algılayamadığımız kokuları dahi yavaşça kendisine çekme özelliğini taşır. İçme sularının serin, kuru, kokusuz ve doğrudan güneş ışığı almayan ortamlarda muhafaza edilmesi gerekir. Balkon, araç içi veya direk güneş ışığına ve yüksek sıcaklığa maruz kalan alanlarda bırakılan şişelerde tat ve koku değişimleri yaşanabilir. Hijyen ve tazelik açısından da açılmış ambalajlı suların kısa sürede tüketilmesi öneriliyor. Kalebaşı konuyla ilgili açıklamasında; “Ambalajlı suların doğru saklanması, üretim kalitesi kadar kritik bir nokta. Tüketicinin ürünü aldıktan sonra bu şartlara dikkat etmesi, bu konuda bilinçlenmesi son derece önem taşıyor” diye konuştu. 

Özellikle sıcak yaz aylarında ambalajlı suların direk güneş ışığına ve yüksek ısıya maruz bırakılmasının, ürünlerin evlerde veya işletmelerde keskin kokulu maddeler ile aynı ortamda saklanmasının da ürünün kalitesini etkileyebildiğine dikkat çeken Kalebaşı, ambalajlı suların diğer tüm gıda ürünleri gibi serin, kuru ve direkt güneş ışığına maruz kalmayan temiz bir ortamda muhafaza edilmesinin kritik önem taşıdığını hatırlattı. Uygun koşullarda muhafaza edilen ambalajlı sular, son kullanma tarihine kadar güvenle tüketilebilir. Ayrıca açılmış ürünlerde hijyenin korunması ve kısa sürede tüketilmesinin, güvenli içme suyu deneyiminin önemli bir parçası olduğunu belirtti. 

Doğal kaynaklardan elde edilen sular, vücudun yaz aylarında bozulan mineral dengesini doğal yollarla kazanmasına katkıda bulunuyor. Sıcak havalarda yoğun terleme sebebiyle vücutta sodyum, magnezyum ve kalsiyum gibi temel mineraller hızla azalıyor. Doğal mineralli ve doğal kaynak suları, bu kayıpların doğal yolla dengelenmesine katkı sağlıyor ve vücudun mineral dengesini destekliyor. Doğal kaynaklardan elde edilen ambalajlı sular, mineral içeriğini korunduğundan yaz aylarında hidrasyonun önemli bir destekçisi olarak öne çıkıyor. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM