Markalarda ciro artışı enflasyona yetişemiyor

BMD üyelerinin yüzde 62’sinin yıllık ciro artışı enflasyonun altında kaldı 

Cazip indirim kampanyaları ile nakit akışını döndürmeye çalışan markalarda, ciro artışı enflasyonun hızına yetişemiyor. Yıllık TÜFE yüzde 32’nin üzerinde seyrederken Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) üyesi markaların yüzde 62’sinin ciro artışı yüzde 30’un altında kaldı. 

Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün temsilcilerinden BMD, üyeleri arasında gerçekleştirdiği haziran ayı anketinin sonuçlarını açıkladı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, mayıs ayında hazır giyim, ayakkabı, sağlık-kozmetik ve yemek kategorilerinde, hem işlem adedi hem de harcama tutarında en yüksek aylık hacme ulaşıldığını hatırlattı. İndirim kampanyaları ve tatil alışverişinin etkisiyle hazır giyimde haziran ayının da canlı geçtiğini bildiren Öncel, “Hazır giyim markalarımızın yüzde 57’si mayısa göre haziranda adet satışını artırdı. Ayakkabı ve kozmetikte ise daralma dikkat çekiyor. Ayakkabı markalarımızın yüzde 60’ının, kozmetik markalarımızın ise yüzde 86’sının adet satışları azaldı. Genel tabloya baktığımızda ise markalarımızın yüzde 56’sının haziranda adet satışının azaldığını görüyoruz. Adet satışındaki artışa rağmen, markalarımızın yüzde 62’sinin haziran ayı cirosunun mayısın altında kalması dikkat çekiyor. Sadece bu veri bile perakendenin nasıl bir kârsızlık döngüsüne girdiğini ortaya koyuyor. İlk altı aylık verilerde ise daha vahim bir tablo karşımıza çıkıyor. Anketimize katılan markaların yüzde 62’si, 2026’nın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre ciro artışının yüzde 30’dan az olduğunu beyan ediyor” dedi. 


Stopaj ve vergi indirimi gibi radikal önlemlere ihtiyaç var

Sinan Öncel, özellikle giyim ve ayakkabıda tüketiciyi harekete geçirebilmek için yüksek oranlı indirimler yapmak gerektiğinin altını çizdi. Kârsız satışların sektörde nakit sıkışıklığını artırdığını ve bu durumun yönetilmesi giderek zorlaşan bir risk oluşturduğunu vurgulayan Öncel, “Kârsızlık bir yana son zamanlarda birçok markamız zararı büyütmemek için verimsiz mağazaların kapatılması veya metrekarelerinin düşürülmesi gibi seçenekleri değerlendiriyor. Kapanan her mağaza, çalışanlarının çoğunu gençlerin oluşturduğu perakende sektöründe istihdam kaybı anlamına geliyor. Özetle her biri ülkemizin değeri olan markaların yanı sıra perakendenin genelini ilgilendiren ve sosyal boyutu da bulunan bir sorunla karşı karşıyayız. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Dolayısıyla daha fazla zaman kaybetmeden maliyetleri hızla düşürecek radikal adımlar atılmalı. Bu kapsamda belli bir süreyle kirada stopaj indiriminin yanı sıra, hazır giyim ve ayakkabı üretiminde kullanılan hammaddelerin ithalatında uygulanan gümrük vergisinin düşürülmesi sektöre nefes aldırabilir. Ayrıca artık kronik ve boğucu bir sorun haline gelen fahiş kira artış talepleri konusunda perakende sektörünün rahatlatılması gerekiyor. Önerimizin kabul edilmesi halinde sorunun büyük ölçüde aşılacağına inanıyorum” diye konuştu. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM