Tekstilin geleceğini kur-maliyet-verimlilik dengesi kuruyor

ATHİB Başkanı Yusuf Uçurum, “Türk tekstilinin yeniden rekabetçi maliyet yapısına ihtiyacı var. Tekstilin geleceğinde kur, maliyet ve verimlilik dengesi belirleyici olacak” dedi  

Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ATHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Uçurum, Türk tekstil ve hammaddeleri sektörünün küresel rekabette ivme yakalamasının yolunun üretim kabiliyetinden çok rekabetçi maliyet yapısının yeniden tesis edilmesinden geçtiğini söyledi. Türkiye’nin köklü tekstil birikiminin, yetişmiş insan kaynağının ve güçlü üretim altyapısının önemli bir stratejik avantaj olduğunu vurgulayan Başkan Yusuf Uçurum, maliyet-kur dengesinin sektör lehine yeniden kurulması halinde Türk tekstilinin küresel pazarlarda yeniden güçlü bir sıçrama yapabileceğini belirtti.
Uçurum, “Rakiplerimizle eşit rekabet koşullarını yeniden oluşturduğumuzda, Türk tekstili yalnızca mevcut pazarlarını korumakla kalmayacak, yüksek katma değerli üretim ve güçlü markalaşmayla küresel pazarlarda yeniden öncü bir konuma yükselebilecektir” dedi. 

Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde 5,54 milyar dolara ulaştığını, ATHİB’in aynı dönemde 613,3 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdiğini bildiren Uçurum, Türkiye’nin sektör ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 0,8 artmasına karşın miktar bazında yüzde 3 gerilediğine dikkat çekti. Uçurum, miktar ve değer arasındaki ayrışmanın ihracatın birim değerinde artış yaşandığına işaret ettiğini, bununla birlikte küresel pazarlardaki fiyat ve rekabet baskısının sektör üzerindeki etkisini de ortaya koyduğunu ifade etti. 


Üretim kültürü vurgusu  

Sektörün yaklaşık yüzde 60 kapasite kullanım oranlarıyla faaliyet gösterdiğine işaret eden Yusuf Uçurum, mevcut tablonun yalnızca son dönemde yaşanan gelişmelerle açıklanamayacağını vurguladı. Türk tekstilinin özellikle son yıllarda kur ile enflasyon arasındaki dengenin sektör aleyhine bozulmasından etkilendiğini belirten Uçurum, artan girdi maliyetlerinin üretim maliyetlerini yukarı çektiğini ifade etti. Uçurum, “Bizi ihracat yaparken diğer sektörlere göre zorlayan şey emek yoğun bir sektör olmamız, çok fazla kişi istihdam etmemiz ve ürünlerimizde işçilik maliyetinin çok fazla olmasıdır” ifadelerini kullandı.  

Çukurova’nın Adana, Mersin ve Tarsus ekseninde yaklaşık bir asırlık tekstil üretim kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Uçurum, bölgenin Türkiye tekstil sanayisinin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu kaydetti. Uçurum, bu üretim kültürünün yalnızca geçmişten gelen bir ekonomik miras değil, geleceğe taşınması gereken stratejik bir kapasite olduğunu belirtirken, “Asıl mesele bugün kaç milyon dolarlık ihracat yaptığımızdan çok daha büyük. Türkiye’nin yaklaşık 100 yıllık tekstil üretim kültürünü, yetişmiş insan kaynağını, mühendislik birikimini ve üretim altyapısını korumamız gerekiyor. Eğer maliyetler nedeniyle üretim kapasitemizi kaybedersek, kaybettiğimiz yalnızca bugünkü siparişler olmaz. Bir fabrikanın yeniden kurulması mümkün olabilir ancak yıllar içinde oluşmuş üretim ekosistemini, tedarik zincirini ve insan kaynağını yeniden oluşturmak çok daha uzun zaman alır” diye konuştu.  

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM