Araç kiralama sektörünün geleceği şekilleniyor

Türkiye araç kiralama sektöründe hizmet standartlarının yükseltilmesi, tüketicilerin daha güvenli ve şeffaf hizmet alması, kayıt dışılığın azaltılması ve sektörde sürdürülebilir rekabet ortamının oluşturulması açısından büyük önem taşıyan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte tüketicinin korunmasına yönelik de önemli düzenlemeler yer alıyor. Yeni düzenlemeyle ticari araç kiralama faaliyetlerinde yetki belgesi uygulamasından filo standartlarına, kiralanabilecek araçların yaş ve kilometre kriterlerinden rezervasyon ve depozito uygulamalarına kadar sektörün farklı alanlarında kapsamlı standartlar getiriliyor. Kiralama faaliyetlerinin kayıtlı ve yetkin işletmeler tarafından gerçekleştirilmesine yönelik yeni yapı, sektörün kurumsallaşmasına ve haksız rekabetin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.

Kuruluşundan bu yana Türkiye araç kiralama sektörünün gelişimi, ortak standartların oluşturulması ve sektörün kamu nezdinde güçlü biçimde temsil edilmesi için çalışan Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), düzenlemenin hazırlık sürecinde sektörün ihtiyaçlarının, beklentilerinin ve çözüm önerilerinin kamu otoritelerine aktarılmasında aktif rol üstlendi.


“Adil rekabet koşullarına ihtiyacımız vardı”

Yönetmeliğin yayımlanmasını Türkiye araç kiralama sektörü açısından tarihi bir gelişme olarak değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, “Araç kiralama sektörü ülkemizde ekonomiye, istihdama, otomotiv sektörüne, turizme ve genişleyen mobilite ekosistemine çok önemli katkılar sağlayan büyük bir yapı. Bununla birlikte sektörümüzün büyüme potansiyelini gerçek anlamda ortaya çıkarabilmesi için güçlü standartlara, tüketicinin güven duyduğu bir hizmet ortamına ve adil rekabet koşullarına ihtiyacımız vardı” dedi.

Yeni düzenlemenin hem sektörün hem de tüketicinin korunmasını esas alan dengeli bir yapı oluşturduğuna dikkat çeken Tangün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yönetmeliğin en önemli yönlerinden biri, sektörümüzü büyütürken aynı zamanda hizmet kalitesini ve tüketici güvenini yükseltecek olması. Yetki belgesi, filo ve araç standartlarıyla kayıtlı ve kurallara uygun çalışan işletmelerin güçlenmesinin, kayıt dışılığın ve haksız rekabetin azalmasının önü açılıyor. Diğer taraftan depozitodan hasar uygulamalarına, rezervasyondan sigorta ve ek hizmetlere kadar tüketicinin karşılaşabileceği pek çok konuda açık kurallar getiriliyor. Böylece hem tüketicinin haklarının daha güçlü biçimde korunduğu hem de işini doğru yapan şirketlerin adil şartlarda rekabet edebildiği daha sağlıklı bir pazar yapısı oluşacak.”

Tangün, düzenlemenin turizm açısından taşıdığı öneme de dikkat çekerek, “Günlük araç kiralama sektörü turizmin ayrılmaz parçalarından biri. Türkiye’ye gelen milyonlarca ziyaretçinin havalimanından başlayarak ülkemizdeki mobilite deneyiminin önemli bir bölümünü araç kiralama şirketleri oluşturuyor. Güvenilir, şeffaf ve ortak standartlara sahip bir kiralama sektörü, yalnızca sektörümüzün büyümesine değil, Türkiye’nin turizmde sunduğu hizmet kalitesine ve ziyaretçi deneyimine de doğrudan katkı sağlayacak” diye konuştu.


Tüketicinin güvenini güçlendiren yeni dönem

Yeni yönetmelikle kiralamaya konu araçlara ilişkin standartların da daha net hale geldiğini ifade eden Tangün, “Araç yaşı ve kilometresi, bakım, muayene ve sigorta şartları gibi kriterler doğrudan hizmet güvenliğiyle ilgili. Ağır hasarlı, gerekli muayene veya sigorta şartlarını taşımayan araçların sistemin dışında tutulması; tüketiciye daha güvenli ve öngörülebilir bir hizmet sunulması açısından son derece önemli” dedi. Yeni düzenlemede klasik araçlar hariç kiralık araçlara yaş sınırı getirilirken, elektrikli ve diğer araçlar için ayrı kilometre sınırları da belirleniyor.

Tangün, tüketicinin ekonomik haklarının korunmasına yönelik düzenlemelerin de sektör açısından önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Tüketicinin ne kadar depozito ödeyeceğini, hangi koşullarda ücretle karşılaşabileceğini ve olası bir hasarın nasıl tespit edileceğini baştan bilmesi güven ilişkisinin temeli. Yeni düzenleme bu alanlarda önemli bir şeffaflık sağlıyor. Tüketicinin kendisini güvende hissettiği bir sektörün daha hızlı büyüyeceğine inanıyoruz. Çünkü güven arttıkça kiralama hizmetine olan talep de artacak; sahiplikten kullanıma geçiş hızlanacak.”

Araç kiralama sektörünün, sahiplikten kullanım ekonomisine geçişin merkezinde yer aldığını belirten Tangün, “Türkiye’de ticari amaçla kullanılan araçlarda kiralamanın payı Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde. Dolayısıyla önümüzde çok büyük bir büyüme alanı bulunuyor. Ancak bu potansiyelin sağlıklı biçimde hayata geçirilmesi için tüketicinin güven duyduğu, kuralların net olduğu, kayıt dışılığın ve haksız rekabetin önlendiği güçlü bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Yeni yönetmeliğin tam da bu zemini oluşturacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM