Son bir asır kadar dönem ayrı tutulursa öncesinde dünya coğrafyası için ortaya çıkan sorunlar o zamanlardaki daha büyük coğrafyalarda pek yerleşik ve sürdürülebilir olduğu iddia edilemeyecek hakimiyet unsurları arasında en nihayet çatışmalar ile çözümlenirdi. Şurası da bir gerçekti ki yerleşik, toplu yaşam ile iktisadın zaman içerisinde önem kazanması, sosyal hayatın değişimi hem bireyi, hem de ona bağlı giderek kurumsallaşan münasebetleri çeşitli gelişmeler ile etkileyerek uzun bir zaman sürecinde de olsa karşılıklı bağımlılıklar temelinde her nevi genleşme yolu açıldı
Tarihsel süreç içerisinde o günlerin şartlarına göre Atlantik’ten Pasifik’e uzanan müthiş fatihlerin elleri adeta en fazla kendi ömürleri ile sınırlı ve sonrası bölünmelerin kaderine tabi geçişler idi. Gezegen üzerinde tüm çevrelere ulaşabilen merkezlerden hareketlenmeler bakir güç bölgelerine ticari dolaşımı taşıdılar. Zaman içinde egemenliğin niteliği değişti. Nihayet 20.asrın başına gelindiğinde ve sonrasında teşkil edilen ve rötuşlanacak tarafları ile Küresel nitelikler ortaya çıkmaya başladı.
Milletler Cemiyeti(Cemiyet-i Akvam), Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu gibi geniş yayılımların yanı sıra aynı kulvarda sayılabilecek NATO, CENTO, AGİT vb mebzul miktarda sivil toplum kuruluşları genel tabloya küreselleşmenin renkleri olarak katıldılar. Bugünden geriye dönük baktığımızda soğuk savaş döneminin Varşova Paktı gibi Doğu Bloku unsurları da tabloya dahildir.
Bir şekilde Dünya Savaşları adı ile anılan büyük ve yaygın savaşlar, yukarıda siyaseten adları geçen kurumsallar, turizm, eğitim ve kültürel entegrasyonlar elbette iktisadi(uluslar arası sermaye ve şirketler)yelpaze içerisinde olarak Yirminci Asır; “öncü küreselleşme” dönemi olarak nitelendirilebilir.
Tarih boyunca kitleler mensup olunan ırk, kullanılan dil, yaşanılan coğrafya, ait olunan sosyal sınıf, inanç ve adetler gibi farklı kültür değerleri üzerinden tanımlanmışlar, bu ceryan asırlar ve nesiller boyunca toplulukların idare anlayışları, idare biçimlerinin belirlenmesinde geçerli olmuştur, değişiyor olmasını konu ediyorsak da bu gelenek hala etkilidir.
Ancak bilhassa teknolojinin servis ettiği gelişmeler geçen asırdaki öncü küreselleşme motiflerinin hayli ötesinde bir ileri uygulama içine girmiştir. İnternet ağı, uygulama olarak etkileri her geçen gün zaman içerisinde insan hayatını çok yönlü etkileyecek ayrıca onu bu güne kadar ki değerlerinden çok digital dünyanın araçlarının insana vaz edeceği kimlikle yepyeni bir altyapı donatımıdır. Keza salgın dönemi de kesinlikle küresel bir profil olup onun adına genel düzenleme vasıtasıdır. Gerek kitleler, gerekse bireye kadar ulaşan mekanizmalar, devletler arası, kamusal sistem ilişkilerinde ve işletiminde belirgin standartların devreye girmesine imkan tanıyacaktır.
Düzenlemelerin çatışma riski ve güvenlik tehdidi yaratabileceği alanlar, her devrimsel dönüşümde olduğu gibi devlet mekaniğinin tarihi kodları, coğrafi büyüklüğü, demografik yapısı ve en önemlisi ekonomik dayanakları ile kurulmuş olanın, alışılagelmişliğin geleceğe uyumunda veya uyumsuzluğunda saklı olan potansiyele bağlıdır.
