Üçüz dönüşümü sektörün genetiğine işlemek istediklerini söyleyen Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, bu dönüşüm sürecinde deprem güvenliği ve dirençli kentler konusunun da önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Savcı, gelecek dönemin ana gündem maddeleri arasında; binalardaki enerji verimliliği zorunluluklarının artması, döngüsel ekonomi, karbon-nötr vizyonu ve ABD gibi dev pazarlardaki payımızı artırma hedefi olduğunu kaydetti
Türkiye İMSAD’ın düzenlediği 65’inci Gündem Buluşmaları, “Verilerle 2025, Beklentilerle 2026” başlığı altında gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ekonomisindeki güncel görünüm, küresel ekonomik dengeler, inşaat ve yapı sektörünün 2025 yılı performansı ile 2026 yılına ilişkin beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi.
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, “2026 yılına baktığımızda bizi daha kompleks bir küresel ekonomik denklem bekliyor. Ancak bizler bu tür fırtınalı dönemlerde bile yol almayı bilen bir sanayinin temsilcileriyiz. Yeni dönemde en temel önceliğimiz; yeşil, dijital ve sosyal dönüşümü, yani üçüz dönüşümü sektörümüzün genetiğine işlemek olacaktır. Bu dönüşüm sürecinde deprem güvenliği ve dirençli kentler konusu da kritik bir sorumluluk alanı olarak önümüzde durmaktadır. Bunun yanı sıra binalardaki enerji verimliliği zorunluluklarının artması, döngüsel ekonomi, karbon-nötr vizyonu ve ABD gibi dev pazarlardaki payımızı artırma hedefimiz, önümüzdeki dönemin ana gündem maddeleri olacak. Türkiye İMSAD, yeni dönemde de sektörümüzün kutup yıldızı olma misyonunu sürdürecektir. Bizler; bilimin ışığında, verinin gücüyle ve siz değerli üyelerimizin desteğiyle Türkiye’yi bölgesel üretim üssü konumuna taşıyacağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.
32,1 milyar dolar ihracat performansı
Savcı, Türkiye İMSAD’ın yeni döneminde en temel önceliğin veri altyapısını güçlendirmek olduğunu vurguladı. KPMG Türkiye ile yürütülen iş birliği kapsamında Aylık Sektör Raporları, Bileşik ve Dış Ticaret Endekslerinin aynı titizlikle yayınlanmaya devam edileceğini belirten Savcı, endekslerin yer aldığı dijital altyapının da daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale getirildiğini ifade etti. Savcı, 2025 yılının inşaat malzemesi sanayisi açısından “dengelenme ve dayanıklılık” yılı olduğunu belirtti. Küresel dalgalanmalara rağmen sektörün ihracat gücünü koruduğunu ve Türkiye ekonomisine stratejik katkısını sürdürdüğünü dile getiren Savcı, 2025’in inşaat malzemesi sanayisi açısından bir dengelenme ve dayanıklılık testi niteliği taşırken, sektörün bu süreci güçlü bir performansla yönetebildiğini söyledi.
Savcı, “İç pazar hacmimiz yaklaşık 149,6 milyar dolara ulaşırken; toplam pazar büyüklüğümüz 181,7 milyar dolarlık devasa bir hacme erişti. Küresel talepteki tüm dalgalanmalara rağmen 32,1 milyar dolarlık ihracat performansımızla, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 12’lik paya ulaştık. Belki de en gurur verici tablo; sektörümüzün cari dengeye sağladığı yüzde 245 oranındaki pozitif katkıdır. Bu rakam, inşaat malzemesi sanayisinin Türkiye ekonomisi için üretimden öte aynı zamanda stratejik bir döviz üretim merkezi olduğunun en somut kanıtıdır” dedi.

