Kim haklı mı, birlik mi?

Mutlak butlan ilan edildi, CHP genel merkezine polis gücüyle boşaltıldı. Binlerce yorum var. Yorum yapanların açısından baktığımız zaman neredeyse herkes haklı, ancak ortada bir gerçek var; Parti tek ama partiyi temsil eden iki ayrı grup var; birisi genel merkezde Kemal Kılıçdaroğlu diğeri CHP meclis grubunda Özgür Özel. Birisi Genel Başkan, diğeri grup başkanvekili. Hafta sonunda görüntü böyle.

Bu gruplaşmaya neden olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin 38. Kurultayla ilgili kararı değil.  Kurultayı ve sonrasındaki olağanüstü ve olağan kurultaylar yok hükmünde sayıldı ve 38. kurultaya giden parti yöneticileri göreve iade edildi.

Kanımca 4-5 Kasım 2023’teki 38. Kurultaydaki seçimlerin sonrasında gruplaşma başladı. Oysa CHP’nin geçmişinde kim kurultayı kazanırsa kaybeden başkan kazananı kutlar.  38. Kurultay seçimlerinden sonra neden bu gelenek uygulanmadı, bilemiyoruz. Ancak bu durum nasıl hasımlığa dönüştüğü kamuoyunda bilinmiyor.

Dikkatimi çeken konu gerek Özgür Özel’in gerekse Ekrem İmamoğlu’nun Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin genel başkanlık yaptığı makama, yani eski CHP Genel başkanına gereken saygıyı nezaketen bile göstermediğidir. Örnek isterseniz 18 Ağustos 2024 tarihinde Nevşehir Hacıbektaş’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği etkinlikte yaşanan bir durumu aktarayım. Ön sırada ortada Ekrem İmamoğlu oturuyor, sağ tarafında Özgür Özel, onun yanında Kemal beyin önü bomboş ne sehpa var ne de su…

Değerli okuyucularım; önceki genel başkanlara saygı göstermek her partinin olmazsa olmaz nezaketinin yansımasıdır. Husumet bile olsa kamuoyuna bu yansıtılmaz. Bu resimde Kemal Beyi “aşağılayan” bir davranıştır.  

Gerek Özgür Özel’in gerekse Ekrem İmamoğlu’nun basına verdiği demeçlerin neredeyse tamamında dolaylı olarak Kemal bey eleştirildi. Yandaş medyadaki haberciler, CHP’ye yakın haberciler, köşe yazarları sürekli olarak Kılıçdaroğlu’nun tahrik ettiler. Kılıçdaroğlu hiç konuşmadı.

Kemal bey kurultayın iptali konusunda dava açıldığında olası mutlak butlan kararı konusunda da hiç konuşmadı. Ancak ne kadar medyada konuşan, yazan varsa Kemal beyi eleştirdi. Karar çıktıktan sonra da eleştirilerin dozu arttı, hakarete, Sorosçuluğa, AKP aparatlığına, MİT işbirliğine dek onlarca suçlama yapıldı. Bir ilçe başkanı Kemal beyin atılması için dilekçe verdi. Kısaca ne kadar aykırı davranırlarsa o kadar haber olmaya çalışanlar öne çıktı.

Öte yandan “Özgür Özel takımından” olmayan milletvekillerinin ve parti meclis üyelerinin Genel Merkez binasına alınmadığını kimse yazıp söylemiyor. CHP Genel merkezine polis girdi. Kemal beyin bu talimatına çok üzüldük. Acaba “herkes” CHP’yi parçalamaya mı çalışıyor?

Dikkatimi çeken bir söz var; Özgür Özel yeni parti kurup kurmayacakları konusunda bir soruya parti kapanırsa olabilir, şimdi durum öyle değil demişti. Partiden tahliye sırasında da “CHP kapatılmış sayılır” dedi. Bu çok tehlikeli bir söz. Özel ısrarla devam ediyor: İki CHP var, seçilmiş ve atanmış.

CHP’nin bir misyonu var; o da Türkiye Cumhuriyeti devletinin özgür ve bağımsız yaşamasına verdiği katkıdır. Bunun için ulusun birlik içinde olması gerekir. CHP seçmeni geçmişte farklı partilere bölünse de sonunda birleşmiş ve etkin konuma gelmiştir.

CHP’li seçmen, üye ve yöneticilerine sözüm şu; tarihten ders alın, birliğinizi bozmayın, çözümü kendi aranızda gerçekleştirin. Halkın umudu ve gücü olmayı sürdürün.

Önceki İçerik

İskender Odabaşoğlu

Diğer Yazarlar