Küresel atık yönetimi ekipmanları pazarı, kentleşme ve sürdürülebilirlik politikalarının etkisiyle 2034 yılına kadar 33,6 milyar dolara ulaşacak bir büyüme patikasına girdi. Katı atık yönetimi sektöründeki dönüşüm, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan pazarlara kadar geniş bir coğrafyada yatırım iştahını artırıyor. Türkiye’de de Sıfır Atık Projesi kapsamında bugüne kadar 74,5 milyon ton atık ekonomiye kazandırılarak hem çevresel hem ekonomik değer üretildi
Fortune Business Insights’ın hazırladığı sektör raporuna göre, küresel atık yönetimi ekipmanları pazarı 2025 yılında 19,27 milyar dolar seviyesindeydi. Pazarın, 2034 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 6,70 büyüme kaydederek 33,63 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bu büyümede kentleşmenin hızlanması, katı atık miktarındaki artış ve düzenleyici kurumların çevresel standartları sıkılaştırması belirleyici rol oynuyor. Kuzey Amerika halihazırda pazarın yüzde 34,30’luk payıyla en büyük bölgesi konumunda bulunurken, Avrupa ve Asya-Pasifik’te de yatırımlar hız kazanıyor. Sektördeki bu küresel ivme, atık yönetimi ekipmanları üreten üreticiler için ihracat potansiyelini önemli ölçüde genişletiyor.
Sektördeki bu büyüme trendine ilişkin değerlendirmede bulunan BDB Metal Firma Ortağı Alperen Çakır, küresel pazardaki talebin çeşitlenmesiyle birlikte tek çatı altında üretim yapabilen firmaların öne çıktığını söyledi. Çakır şu değerlendirmede bulundu: “Atık yönetimi ekipmanları pazarındaki büyüme, bizim gibi kesimden boyaya, kaynaktan galvanize kadar tüm üretim süreçlerini kendi bünyesinde barındıran firmalar için büyük bir fırsat anlamına geliyor. Biz de bu potansiyeli değerlendirerek 40’tan fazla ülkeye ihracat yapan bir yapı kurduk. Önümüzdeki dönemde hem kapasitemizi hem de ihracat oranımızı artırarak bu büyümeden daha fazla pay almayı hedefliyoruz.”
“İhracat kapasitemizi sürdürülebilir şekilde büyütüyoruz”
Fortune Business Insights’ın 2034 yılına yönelik hazırladığı bir başka sektör raporuna göre, küresel katı atık yönetimi pazarı 2019 yılında 285,16 milyar dolar büyüklüğündeydi. Söz konusu pazarın, yıllık ortalama yüzde 3,3’lük bir büyüme oranıyla 2034 yılına kadar 33,63 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Bu büyüme projeksiyonu, atık toplama, taşıma, geri dönüşüm ve bertaraf hizmetlerinin yanı sıra bu süreçlerde kullanılan ekipman ve altyapı yatırımlarını da kapsıyor. Avrupa, gelişmiş atık-enerji tesisleri ve sıkı çevre düzenlemeleri sayesinde pazarda halihazırda en yüksek payı elinde bulunduruyor. Sanayileşme ve kentleşmenin hız kazandığı bölgelerde ise talep, konteyner, kasa ve geri dönüşüm ünitesi gibi ekipman kategorilerinde daha da belirginleşiyor. Bu tablo, geniş ürün yelpazesine ve yüksek üretim kapasitesine sahip üreticiler için uzun vadeli bir büyüme zemini oluşturuyor.
Çakır, bu büyüme projeksiyonunun sektördeki firmalar için önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti. Küresel pazarın 2034’e kadar büyümeye devam edeceğine dikkat çeken Çakır, bu büyümeden pay almanın yolunun müşterinin bulunduğu ülkenin standart, sistem ve tasarım gereksinimlerine uygun özel çözümler geliştirebilme yeteneği ve entegre üretimden geçtiğini ifade etti. Çakır, BDB Metal’in çöp konteynerinden moloz kasasına, yeraltı sistemlerinden kent mobilyalarına kadar uzanan ürün gamıyla bu alanlardaki ilk üç üretici arasında yer aldığını hatırlattı. Firmanın Ankara’daki 4 fabrikada 200’e yakın personelle sürdürdüğü üretim faaliyetlerinin, büyüyen küresel talebe yanıt verecek kapasiteyi oluşturduğunu sözlerine ekledi.

