Çiftçinin bankalara borcu 1,5 trilyon TL’ye yaklaştı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara kredi borcunun, 2026 yılı temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 28 milyon TL’ye yükseldiğini söyledi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında tarımsal üretimde verim ve rekolte artışı yaşanmasına karşın üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, çiftçinin giderek büyüyen borç yüküne dikkat çekti. Gürer, “Üretici, mahsulü bol olunca daha önceki yıllarda oluşan borçlarını da kapatacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı” dedi.

Gürer, tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca ürün fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını, düşük alım fiyatlarının çiftçinin borç yükünü de artırdığını söyledi. 2026 yılında geçtiğimiz yıla oranla verim ve rekoltede artış yaşandığını belirten Gürer, buna karşın üreticinin beklediği geliri elde edemediğini ifade etti.

Farklı ürünlerde uygulanan düşük alım fiyatlarının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, “2026 yılında geçtiğimiz yıla oranla verimde de rekoltede de artış gerçekleşti. Üretici, mahsulü bol olunca daha önceki yıllarda oluşan borçlarını da kapatacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı. Üzümde, limonda, fındıkta, buğdayda, mercimekte, nohutta, domateste beklediği gelire üretici sahip olamadı. Bunun yansıması tabii borç ödemede de sorunların artmasına neden oldu” ifadelerini kullandı.


Çiftçinin bankalara borcu arttı

Çiftçinin bankacılık sektörüne olan borcunun yıllar içinde katlanarak arttığını belirten Gürer, 2006 yılında 6 milyar 475 milyon TL seviyesinde bulunan tarım sektörünün bankalara kredi borcunun, 2026 yılı temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 28 milyon TL’ye yükseldiğini söyledi.

Gürer, “2006 yılında 6 milyar 475 milyon TL seviyesinde olan tarım sektörünün bankacılık sektörüne kredi borcu, 2026 yılının temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 28 milyon TL’ye kadar yükseldi. Bu, yaklaşık 20 yılda 230 katlık bir artış olduğunu gösteriyor” dedi.

Borç artışının özellikle son yıllarda hızlandığına dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “2022 yılının temmuz ayında 233 milyar 33 milyon TL olan borç, 2023’te 487 milyar 45 milyon TL’ye, 2024’te 714 milyar 981 milyon TL’ye, 2025’te ise 1 trilyon 81 milyar 39 milyon TL’ye çıktı. Temmuz 2026’da ise 1 trilyon 492 milyar TL borç oluştu.”

Gürer, yalnızca son bir yılda yaşanan artışın bile çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu belirterek, “Sadece son bir yılda çiftçinin bankalara olan borcu 411 milyar 249 milyon TL arttı. Bu da yüzde 38 artış demek. Son dört yıl içinde borç yaklaşık 6,4 kat artmış oldu” diye konuştu.


Çiftçi borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor

Çiftçinin üretime devam edebilmek için sürekli artan girdi maliyetlerini karşılamak zorunda kaldığını belirten Gürer, üretim maliyetleri ile üreticinin elde ettiği gelir arasındaki makasın giderek açıldığını belirterek, “Çiftçi tarlasını ekebilmek için gübre, ilaç, mazot, tohum ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Sulama suyundan işçiliğine kadar giderleri her yıl artıyor. Üretim maliyetleri artarken üretimden elde ettiği ürünün geliri ise düşüyor. Borcunu kapatmaya yeni borçla devam ediyor” ifadelerini kullandı.


Takipteki çiftçi borçları arttı

Çiftçinin borçlarını ödeyememesi nedeniyle takipteki kredilerde de ciddi artış yaşandığını kaydeden Gürer, takipteki borçlara ilişkin rakamların da ekonomik tablonun ağırlığını gösterdiğini söyledi.

Gürer, “2006 yılının temmuz ayında 211 milyon 792 bin TL olan takipteki borç miktarı, 2021’de 4 milyar 738 milyon TL’ye, 2025’te 8 milyar 597 milyon TL’ye, 2026 Temmuz’unda ise 26 milyar 602 milyon TL’ye yükseldi. Böylece takipteki çiftçi borçları 20 yılda yaklaşık 125 kat arttı. Yalnızca son bir yıldaki artış bile çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının somut göstergesi. Tarla haczediliyor, traktör haczediliyor. Elindeki avucundaki, ürettiği ürün haczediliyor. Hayvanı haczediliyor ve bu anlamda önemli ve ciddi sorunlar yaşanıyor” dedi.


Çiftçinin bir yıldaki borç artışı, tarımsal destek bütçesinin 2,5 katı

Çiftçinin borç yükündeki artış ile tarımsal destekler arasındaki farkın da dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, 2025 Temmuz’u ile 2026 Temmuz’u arasındaki döneme ilişkin rakamları karşılaştırdı.

Gürer, “2025 Temmuz’undan 2026 Temmuz’una kadar çiftçinin banka borcu 411 milyar TL artarken, 2026 yılı için açıklanan toplam tarımsal destek bütçesi 168 milyar TL seviyesinde kaldı. Yani çiftçinin sadece bir yılda artan borcu, bir yıllık tarımsal destek bütçesinin yaklaşık 2,5 katına ulaştı” dedi. Gürer, çiftçinin borç yükünün azaltılması ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Çiftçinin kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları için kapsamlı bir yapılandırma yapılması gerektiğini belirten Gürer, çözüm önerilerini de sıraladı.

Gürer, “Kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan birikmiş borçların faizleri silinmeli, ana borçlar en az 3 ila 5 yıl faizsiz olarak ertelenmeli ve uzun vadeye yayılarak taksitlendirilmeli. Çiftçinin traktörüne, tarlasına ve tarım ekipmanlarına yönelik icra ve haciz işlemleri, üretimin devamlılığı açısından durdurulmalı. Üretim araçlarını kaybeden çiftçinin üretime devam etmesi mümkün değil” diye konuştu.


“Tarımsal girdilerde vergi yükü azaltılmalı”

Tarımda sürdürülebilir üretim için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini belirten Gürer, mazot, gübre, tohum, elektrik ve sulama suyu başta olmak üzere temel tarımsal girdilerde vergi yükünün azaltılmasını istedi.

Gürer, “Mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama suyu ve diğer temel tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükü de azaltılmalı. Üretim maliyeti düşürülmeli. Çiftçinin ürettiği üründen para kazanabilmesi için maliyetlerin altında kalmayacak, üreticiyi koruyacak, çiftçi refahını önceleyecek bir alım politikası izlenmeli” dedi.

Tarımda kamucu politikaların ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesi gerektiğini belirten mevcut yaklaşımın sürdürülmesi durumunda üretimdeki sorunların daha da büyüyeceği ifade eden Gürer, “Kamucu bir yaklaşımla kooperatifçiliğin de geliştirileceği bir sürece evrilmezsek, her yıl sorunlar katlanarak devam edecek” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM