Kuru üzümde arz bilmecesi!

SEDA GÖK

Çekirdeksiz kuru üzümde yeni sezon, yüksek rekolte ve devreden stok baskısıyla başladı. 2026-2027 sezonunda rekoltenin 350 bin tona yaklaşması beklenirken, geçen sezondan kalan ürünle birlikte piyasadaki toplam arzın 400 bin tona yaklaşması öngörülüyor. TMO’nun 9 numara kuru üzüm için açıkladığı 95 TL’lik alım fiyatı da üretici beklentilerinin altında kalırken, sektör ihracat pazarlarını korumak ile üreticiyi fiyat baskısından korumak arasında sıkıştı.

Ege Bölgesi’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden çekirdeksiz kuru üzümde, son iki sezonda don ve hastalık kaynaklı üretim kayıplarının ardından bu yıl rekoltenin normal seviyelere dönmesi piyasadaki arzı artırdı. Ancak yüksek rekoltenin devreden stokla birleşmesi, yeni sezonda fiyatlamaya ilişkin belirsizliği de artırdı.


Rekolte arttı, fiyat belirsizliği derinleşti

Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün rekolte tahmini 308 bin ton seviyesinde bulunurken, İzmir ve Denizli’deki üretimin de eklenmesiyle Ege genelinde rekoltenin 340-350 bin ton aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre yüksek rekolte tek başına sorun oluşturmazken, asıl risk yeni sezon ürününün devreden stokla birleşmesi.


TMO fiyatı beklentilerin altında kaldı

Piyasanın merakla beklediği TMO alım fiyatı da açıklandı. TMO, 2026 dönemi için 9 numara çekirdeksiz kuru üzümün kilogram fiyatını 95 TL, 10 numara üzümün fiyatını ise 100 TL olarak belirledi. Alımların 15 Eylül’den itibaren başlaması planlanıyor.

Geçen yıl 9 numara için açıklanan fiyat 120 TL olmuştu. Böylece yeni sezon için açıklanan fiyat geçen yılın 25 TL altında kaldı. Sektörde üretim maliyetlerinin mevcut fiyat seviyelerinin üzerinde olduğuna yönelik değerlendirmeler bulunurken, üretici tarafında daha yüksek fiyat beklentisi oluştu.

İhracatçı kesim ise dünya pazarlarında rekabet gücünün korunabilmesi için fiyatın ihracat piyasalarıyla uyumlu olması gerektiğine dikkat çekiyor. TARİŞ Üzüm Birliği’nin 2026 sezonu için açıkladığı brüt 80 TL’lik avans fiyat da üretici beklentilerinin altında kaldı.


Stok miktarı hesapları farklı

Piyasadaki temel soru ise yüksek miktardaki yeni sezon ürününün nasıl eritileceği. Sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine göre geçen sezondan devreden stokun da hesaba katılmasıyla yeni sezonda piyasada 400 bin tona yaklaşan kuru üzüm bulunması söz konusu.

Ancak devreden stokun miktarı konusunda farklı hesaplamalar bulunuyor. Bazı piyasa değerlendirmelerinde mevcut stokun 75 bin tona yakın olduğu ifade edilirken, farklı kaynaklarda bu miktarın 30 bin ton seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu farklı hesaplamalar, yeni sezonda piyasaya çıkacak toplam ürün miktarına ilişkin belirsizliği de beraberinde getiriyor.

Türkiye’nin yıllık kuru üzüm ihracatının 150-200 bin ton bandında gerçekleşmesi ise yüksek rekoltenin tamamının tek sezonda eritilmesini güçleştiriyor.

Geçen sezon 153 bin 593 ton çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı gerçekleştirilirken, 2026’nın ilk 7 ayında ihracat 81 bin 865 tona ulaştı. Ancak ihracat miktarındaki artış gelirlere aynı ölçüde yansımadı.

Ocak-Temmuz 2026 döneminde 81 bin 865 ton ihracattan 256,7 milyon dolar gelir elde edilirken, geçen yılın aynı döneminde 77 bin 397 ton ihracat 281,4 milyon dolar gelir sağlamıştı. Böylece daha yüksek miktarda ihracata karşın ihracat geliri geriledi.


Üretici ve ihracatçı aynı denklemde

Yeni sezonda sektör açısından asıl mesele yalnızca fiyatın hangi seviyede oluşacağı değil, yüksek miktardaki ürünün hangi hızla pazarlanacağı.

Üretici, yüksek girdi maliyetleri nedeniyle ürününü düşük fiyattan satmak istemezken, ihracatçı da yüksek maliyetli ürünü dış pazarda rekabetçi fiyatla satmanın zorluğuyla karşı karşıya bulunuyor. Özellikle Türkiye’nin yıllardır oluşturduğu ihracat pazarlarının korunması, yeni sezondaki fiyatlamanın kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Piyasadan edinilen değerlendirmelere göre üreticinin elindeki yaş üzümü iç piyasaya yönlendirme çabası da sürüyor. Ancak iç piyasada oluşan fiyatların yanı sıra ihracat pazarlarındaki fiyatların da yüksek kalması, ürünün pazarlanmasını zorlaştırıyor.

Bu nedenle hem üretici hem de ihracatçı, bir yandan fiyat belirsizliğini yönetmeye, diğer yandan mevcut pazarları kaybetmemeye çalışıyor.


Üzümde kritik eşik

2026-2027 sezonunda rekoltenin yeniden 350 bin ton seviyesine yaklaşması, geçen sezondan kalan stokların bulunması ve ihracatın henüz bu arzı karşılayacak ölçekte artmaması, piyasadaki fiyat baskısını artırıyor.

Sektör temsilcileri, yüksek rekoltenin doğru fiyatlama ve güçlü ihracatla avantaja çevrilebileceğini belirtiyor. Aksi durumda yeni sezon ürünüyle birlikte depolarda kalan ürünün de piyasaya çıkması, fiyatların daha fazla baskı altında kalmasına yol açabilir.

Kuru üzümde bu sezonun bilmecesi yalnızca “üzümün fiyatı ne olacak?” sorusundan ziyade yüksek rekolte ve devreden stokun, üreticiyi mağdur etmeden ve Türkiye’nin ihracat pazarlarını kaybetmeden nasıl yönetileceği olacak.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM