Pazar, Haziran 16, 2024

“Hatay’daki narenciye işçisi barınacak yer bulamıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’daki narenciye üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Narenciye üretimi açısından Hatay’ın önem taşıdığına dikkat çeken Yıldırım Kara, bu noktada mevsimlik işçinin de önemli yer tuttuğunu söyledi.


“Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor”

Güncel ekonomik ortamda üreticinin rahatlaması adına teşvik uygulamalarının ton başı baz alınarak başlatılması gerektiğini kaydeden Yıldırım-Kara, bu uygulamaların piyasa şartlarına göre düzenlenmesinin önemini aktardı. Taban fiyat uygulamasının da düzenlenmesi çağrısı yapan Yıldırım. Kara, “Üretim maliyetleri günden güne artıyor, taban fiyat uygulaması olmadan da çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Akaryakıt fiyatları ortada, bu artışın durulmayacağı da kesin olarak görülüyor. Diğer yandan, narenciye ürünlerine her yıl 2 kez şeker gübresi verilmesi gerekiyor. Bunun üzerine sulama masrafları, ilaç ve gübreleme maliyetleri var” ifadesinde bulundu.


“Narenciye ürünlerimiz dünya standartlarında oldukça kaliteli”

Arz-talep dengesi içerisinde sağlıklı fiyatlandırmanın sağlanabilmesi için üretim planlaması ve yönlendirme yapılması gerektiğini söyleyen Yıldırım-Kara, “Bu sorunlar çözülmeden üretimin sağlıklı bir hale kavuşması mümkün değil” ifadelerini kullandı.Ülkenin bir üretim ve ticaret modeline ihtiyacı olduğunu kaydeden Yıldırım Kara, Dörtyol-Erzin-Toprakkale hattında 1,5 milyon ton üretim kapasitesinin mevcut olduğunu vurguladı. Bu üretim potansiyelini doğru şekilde kullanmanın önemine dikkat çeken YıldırımKara, “Narenciye ürünlerimiz dünya standartlarında oldukça kaliteli. Yalnızca bunların katma değer yaratacak ürün haline dönüştürülebilmesi gerekiyor. Bu konuda ambalaj-paketleme vb. işlemler bir bütün halinde düşünülmeli” dedi.


“İhracat yapan üretici de mutlaka destek primleri almalı”

Düzenlemeler yapılırken planlama dahilinde narenciyenin meyve suyu haline gelmesi, işlenmesi ya da kurutulması ve soğuk hava depolarında tutulması gibi faktörlerin düşünülmesi gerekliliğini de belirten Yıldırım Kara, “İhracat yapan üretici de mutlaka destek primleri almalı. Burada en büyük destek ÖTV’den muaf tutulmak olacaktır. Tarımsal Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili de girişimler ve çalışmalar hızlandırılmalıdır, katma değer yaratmak istiyorsak buradaki tarım ve sanayi entegrasyonunu sağlamak zorundayız” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM