Pazar, Nisan 21, 2024

“Bölgedeki karbon ayak izi farkındalığı sanayicileri güçlendirecek” 

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Karbon Gözüyle Enerji Yönetim Sistemleri’ne ilişkin çalışmalara yapıyor. Uluslararası standartlara uygun bir enerji yönetim sisteminin yarının rekabetçi ve yeşil ekonomik düzeninde yaratacağı avantajları ele alan EGİAD, konuyu iş dünyasına taşıdı. Enerji yönetimi ve karbon yönetiminin birbiri ile doğrudan ilişkili, birbirini destekleyen süreçlere sahip olduğunu ifade eden EGİAD Başkan Vekili Erkan Karacar, “Yeşili korurken rekabet gücümüzü nasıl arttırabiliriz sorusuna cevaplar bulacağımızı umuyorum. EGİAD olarak bölgemizde karbon ayak izi konusu ile ilgili farkındalığın artmasının sanayicilerimize güç katacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ISO 50001 standardının da ele alındığı bir gündem oluşturmak istedik”

Enerji yönetimi kapsamında yapılan çalışmaların karbon yönetimi çalışmalarına da olumlu katkıda bulunacağını belirten Karacar, “EGİAD olarak yaptığımız ve ana temasını sürdürülebilirlik kavramının oluşturduğu çalışmalar neticesinde stratejik bir yaklaşımla Yeşil Mutabakatın, Türkiye’nin düşük karbonlu üretimi desteklemesini ve bu şekilde yüksek karbonlu ülkelere göre avantajlı konuma gelerek, AB ülkelerine yaptığı ihracatta pazar payını artırmasını sağlayabileceğini tartışmıştık” dedi. Hızlı sanayileşmeyle yıllar içinde, sera gazı emisyonlarının büyük ölçüde arttığını kaydeden Karacar, bu gazlar içinde karbondioksitin en yüksek orana sahip olmasının karbon ayak izinin moda bir kavramdan çok bir gerçeklik olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Karacar, “Bu doğrultuda enerji yönetimi ve karbon ayak izi konusunda farklı çalışmalar dinledik. Bu iki kavramı birbirleriyle olan ilişkileri kapsamında incelemek çok önemli. ISO 50001 standardının da ele alındığı bir gündem oluşturmak istedik” diye konuştu.

“Çıktıyı azaltarak tasarruf yapılabilir”

Onur Enerji Teknik Müdürü ve Yönetici Ortağı, ENSİA Yönetim Kurulu Üyesi Onur Günduru ise, enerji verimliliğinin daha az enerji ile aynı çıktıyı üretebilmekte olduğunu belirtti. Çıktıyı azaltarak da tasarruf yapılabileceğini dile getiren Günduru, “Yüzde 70’ten fazla sera gazı salımı enerji kaynaklı. Bu nedenle, iklim değişikliğine karşı mücadelede en önemli silahlarımızdan birisi enerji verimliliği. Enerjinin verimli kullanımı aynı zamanda su kaynaklarına duyulan ihtiyacın azalması, bakım ihtiyaçlarının azalması ve iş güvenliğinin artması gibi enerji dışı faydalar da sağlar. Enerji verimliliği çalışmaları ile enerji kaynaklı karbon salımı azaltılabilir, enerji faturaları düşürülebilir, şirket karlılığı arttırılarak rekabet gücü yukarı taşınabilir” ifadelerini kullandı. 

Sera gazlarının %44’ünü bina ve endüstriler oluşturuyor

Küresel enflasyon artışının tahminen yarısının enerji fiyatlarının artışından oluştuğunu ifade eden Günduru, “Enerjide büyük ölçüde dışarıya bağımlı olan ülkemizin de bundan etkilenmesi kaçınılmaz. Sera gazlarının yüzde 44’ü binalardan ve endüstriden oluşuyor. Bu nedenle ilk aşamada yapılması gereken mevcut enerji yönetimini sistematik olarak sağlamak ve enerji kullanımını, verimliliğini, alternatiflerini ortaya koymak gerekmekte. En az şekilde etkilenilmesi için konutlardan başlanarak enerji verimliliği tedbirleri alınmalı. Isı yalıtımı olmayan binaların ivedilikle ısı yalıtımları yaptırılmalı. AB Yeşil Mutabakatı’nın uygulanması için 10 yıllık bütçelenmiş olan 1 trilyon Euro çok sayıda temiz enerji yatırımına ve girişimine kaynak sağlayabilecek durumda. Kurum içi liderlerin ve girişimcilerin bu fırsatlara kayıtsız kalmaması gerekli. Enerji verimli bir geleceğe kavuşmak için bugün itibariyle çalışmalara başlanmalı” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM