Perşembe, Şubat 22, 2024
spot_img

Görünür- Gölge

Tabiatın bağrında dünyaya gözünü açan birey o anlık özgün durumuna dönemeyecek biçimde tuğlaların kah yakın çevresi, yaş aldıkça genişleyen dünyası, kah kendisi tarafından örüleceği bir maceranın figürü olarak devam edecektir. Hikayesinin ne nispette kahramanı veya kurbanı olabileceği halinin, özgünlüğünü mümkün olduğunca muhafaza etme farkındalığı ve gücü ile doğru orantılı olabileceği düşünülebilir.

Başından beri doğa ile münasebetlerinde yaşamda tutunabilmek için güçlü olmak gereğini tecrübe eden insanoğlunun, kendi aralarındaki ilişkilerde geliştirdiği araç ve vasıtalarını ekleyip kullanarak gücün hükümran kılınmasının yolunu açmıştır. İş bu çerçevede hakiki manada ‘güç’ sabit kalarak değişen zaman, değişen araç ve vasıtalar, değişik metodların devreye girmesi ile görünür-gölgesi inkişaf etti.

Tıbbi misyoner ve Nobel Barış ödülü sahibi Albert Schweitzer(1875-1965), “Dünya’da On Emir’i uygulamak için 30 milyondan fazla yasa olması beni hiç şaşırtmıyor”. Ateş, barut, tekerlek gibi buluşlar, yazının icadı ile ortaya çıkan medeniyetler, coğrafi konumların büyüklüğü, nüfus, göç hareketleri, klasik savaşlar ile şekillenenlerin hepsi dönemsel görünür güç simgeleriydi.

Ayrıca doğa yasaları haricinde, tesis edilen yasalar düzeni; görünür güç dengelerini tanzim eden, mitolojik, geleneksel, kutsal kaynaklara dayanan, ilaveten homo-ekonomicus esaslı düzenlemelerde yer edinen şüphesiz yönlendirici gölge güç’tür.

Oysa başından beri tabiat içinde barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlar, tarım ve toprak, yerleşiklik gibi faaliyetlerin üstesinden gelebilmek gücün hakiki ve bünyesel örnekleri ile yaşam sürmektir. Zaman içinde nüfustan teknolojiye şölenin süsleri, dekorun mütemmim cüzleri biteviye çoğalmıştır.

Bireysel, kurumsal bazlı olup tarım, sanat, ticaret, sanayide önceleri kitleleri; bölgesel kavrayacak biçimde devam ederek akabinde küresel nitelik kazanan üretim-tüketim dengesinde, olur olmaz ayarsızlıklar, güç temsilinde yarışma’nın krizler dinamiği ile zorladığı yolları açtı. Bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getiren bileşenlerin çok yakında Siber-Fiziksel Sistemlere dönüşmesi ‘güç’ kavramının zamane modelleme süreci olarak nitelendirilebilir.

Demir Uzun

Diğer Yazarlar