Cumartesi, Nisan 5, 2025

Piyasalarda ‘boykot’ rüzgârı esiyor

ŞURA NUR SAVRANOĞLU

Geçtiğimiz hafta yaşanan gözaltılar sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, taraflı davranan ve eylemleri görmezden gelen medya kuruluşları ile bağlı şirketlere karşı boykot başlatacaklarını duyurmuştu. Özel, Saraçhane’de yaptığı açıklamalarda, bazı şirketlerin adını vererek, eylemcilere bu firmaları boykot etmeleri çağrısında bulundu. Özel’in çağrısının ardından, toplumun farklı kesimlerinden destek açıklamaları geldi. Kimi sosyal medya hesapları, boykot listeleri yayınlarken, kimileri de boykot uygulamaları geliştirmeye başladıklarını duyurdu. Bir kesim ise boykotun yeterli olmayacağını, etkili bir muhalefetin zorunlu ihtiyaçlar dışında tüketimi tamamen durdurmaktan geçtiğini savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 26 Mart’ta yaptığı açıklamada, “Hiçbir şirketimizi bunların insafına terk etmeyeceğiz” diyerek, söz konusu gruplara dolaylı bir destek mesajı verdi. Son dönemde Türkiye’de ekonomik boykot çağrıları gündemde yer alırken, finans uzmanları ve ekonomistler bu tür hareketlerin yanlış uygulanması halinde büyük ekonomik sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle bireylerin bankalardan paralarını çekip yastık altına koymalarının finansal sistem üzerinde ciddi bir baskı yaratacağı ifade ediliyor.


“Bilinçli hareket edilmesi gerekiyor”

Ekonomistler, yanlış uygulanacak bir boykotun Türkiye’yi, 2010’lu yıllarda Yunanistan’ın yaşadığı finansal krize sürükleyebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Uzmanlar ise Türkiye’de benzer bir durumun yaşanmaması için vatandaşlara boykot yapmak istediklerinde, paralarını tamamen çekmek yerine başka bir bankaya taşıyarak boykotu gerçekleştirmeleri önerisinde bulunuyor ancak bu şekilde hareket edilmesiyle ekonomide olası bir likidite krizinin önüne geçebileceği ifade ediliyor. Sosyal medyada yayılan ve finansal bilgisi olmayan kişiler tarafından yapılan çağrılara dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen finans uzmanları, manipülasyonlara kapılmamak adına bilinçli hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Paranızı sistemin içinde tutarak ekonomik istikrarı koruyabilirsiniz. Aksi takdirde, ülke ekonomisine farkında olmadan zarar verebilirsiniz” şeklinde uyarılarda bulunuyor.


Piyasada likidite krizi yaşanabilir

Ekonomistler, bankacılık sisteminin çalışma prensibine dikkat çekerek, paranın ekonomiye kazandırılmasının, yatırılan paraların büyük bir kısmının kredi olarak verilmesiyle sağlandığını açıkladı. Ekonomistler, bireylerin bankaya 10 bin TL yatırdığında, bankanın bu paranın 9 bin TL’sini başka bir kişiye kredi olarak verebileceğini söyleyerek, kredi alan kişinin harcadığı paranın tekrar bankaya yatırılarak döngüyü devam ettirdiğini açıkladılar. Bu süreçle ekonominin büyüdüğünü ve başlangıçtaki 10 bin TL’nin ekonomide 100 bin TL’lik bir hareket yaratabileceği vurgusunda bulundular. Bu örnek doğrultusunda son dönemde yaşanan siyasi olayların etkisiyle bireylerin paralarını çekip yastık altına koymaları durumunda bu sistemin tıkanabileceğini ve piyasada likidite krizi yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundular.


“Merkez Bankası rezervlerinden 30 milyar dolar buharlaştı”

Boykotun Türkiye ekonomisine etkilerini sosyal medya hesabı üzerinden değerlendiren Ekonomist Dr. M. Murat Kubilay, yaptığı paylaşımında, “İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili kriz sonrası bir haftada ekonomik göstergeler sert sarsıldı. Merkez Bankası rezervlerinden 30 milyar dolar buharlaştı. Faiz koridoru artırıldı, likidite sıkılaştırıldı. Kısa vadeli faizler yükseldi, faiz indirim beklentileri rafa kalktı” açıklamasında bulundu. Akademisyen Erhan Erkut ise boykotun etkili bir pasif direniş ve baskı yolu olduğunu belirtti.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM