Cuma, Ağustos 29, 2025

Konut piyasasında durgunluk sürüyor

Uzmanlara göre yatırımcılar yüksek getiri sunan mevduat hesaplarını tercih etmeye devam ederken, konut alımlarında hareketlilik sınırlı kalıyor

ŞURA NUR SAVRANOĞLU

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 24 Temmuz tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz ve faiz koridorunda 300 baz puanlık indirime gidildiğini açıklamıştı. Buna göre, Politika faizi (bir hafta vadeli repo) yüzde 46’dan yüzde 43’e, gecelik borç verme faizi yüzde 49’dan yüzde 46’ya, gecelik borçlanma faizi yüzde 44,5’ten yüzde 41,5’e düşürülmüştü. Merkez Bankası’nın faizleri düşürme kararı sonrasında ise borçlanma ve harcamanın daha cazip hale gelmesi neticesinde yurtiçi piyasalarda genel bir hareketlilik yaşanması öngörüldü. Ekonomistler, Merkez Bankası’nın geçen yıl aralık ayında başladığı faiz indirimi sürecine ara vermesinin ardından bu yıl mart ayında yeniden döndüğünü belirtti.

Türkiye’de büyük bir ekonomik büyüklüğe sahip olarak ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan gayrimenkul piyasasının da bu süreçten nasıl etkileneceği merakla bekleniyordu. Ancak Merkez Bankası’nın son faiz indirimi kararını değerlendiren ekonomistler ve sektör temsilcileri bu hamle ile piyasada beklenen canlanmanın yaşanmadığını belirtti. Konuya dair TİCARET Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan WEN Gayrimenkul Ofis Direktörü Fatih Çiftçi, mevduat faizlerinin hâlâ yüksek seviyelerde seyretmesinin ve kredi koşullarının alıcıları sınırlamasının piyasadaki durgunluğun temel nedenleri olduğunu söyledi. Fatih Çiftçi, “Merkez Bankası’nın 2-2,5 puanlık faiz indirimi, piyasada beklenen hareketliliği yaratmadı. Mevduat faizlerinin hâlâ yüzde 40 ile 42 seviyelerinde seyrettiği mevcut ortamda, yatırımcılar paralarını bankalardan çekerek gayrimenkule yönlendirmeyi tercih etmiyor. Çünkü şu an için mevduat, sunduğu yüksek getiriyle en cazip yatırım araçlarından biri konumunda” dedi.


Yüksek fiyatlı konutlarda talep her zaman mevcut

Faiz indiriminin konut talebine etkisini fiyat aralıkları üzerinden değerlendiren Fatih Çiftçi, “5 milyon TL’ye kadar olan konutlarda herhangi bir talep artışı gözlemlenmiyor. 5-10 milyon TL arasındaki segmentte ise yatırımcılar temkinli. ‘Acaba fırsat olur mu?’ diye düşünenler var ama henüz somut bir yatırım kararı alınmış değil. Öte yandan, yüksek fiyatlı konutlarda talep her zaman mevcut. Bu gruptaki alıcılar genellikle büyük mevduat sahipleri ve zaten mevcut faiz oranlarının çok üzerinde getiriler elde edebiliyorlar. Dolayısıyla faiz indirimi, konutun hiçbir segmentinde belirgin bir hareketlilik yaratmadı. Asıl sorun ise kredi faizlerinin yüksekliği ve bankaların sınırlı kredi kullandırması; bu durum piyasayı doğrudan etkiliyor” diye konuştu.

Faiz indiriminin etkisini kredi koşulları üzerinden açıklayan Çiftçi, “Şu anda birçok kişi ya kredi alamıyor ya da yüzde 3,5 ile 4 seviyelerindeki yüksek faiz oranları nedeniyle kredi kullanmak istemiyor. Örneğin, 10 milyon TL’lik bir konut almak isteyen birine banka en fazla 2 milyon TL kredi verebiliyor. Bu da doğal olarak satın alma kararlarını olumsuz yönde etkiliyor” dedi.


“Piyasada ciddi hareketlilik beklemek zor”

Konut alıcılarının en çok hangi faktörlerden çekindiğini açıklayan Çiftçi, “İnsanların kafasındaki en büyük soru şu: ‘Bugün 5 milyon TL’ye aldığım ev, gelecek yıl 7,5 milyon TL olur mu?’ Çünkü şu anda mevduatta duran paraları, yaklaşık bu oranda bir getiri sağlıyor. Paranın gayrimenkule yönelmesi için faiz getirisinin altın ya da dövizin altında kalması gerekiyor. Geçtiğimiz yıl bu enstrümanlar yüzde 30 civarında getiri sağladı. Dolayısıyla mevduat faizleri yüzde 30’un altına düşmeden ya da konut kredisi faizleri yüzde 2’nin, hatta 1,5’in altına inmeden piyasada ciddi bir hareketlilik beklemek zor” açıklamasında bulundu.


“Vatandaşın tek seçeneği parasını mevduatta tutmak”

Sektörün genel görünümüne ve geleceğine dair öngörülerini paylaşan Çiftçi “Bu durum çok sayıda faktöre bağlı. Adalet sisteminin tam anlamıyla işler olduğu, ekonominin sağlıklı şekilde döndüğü, üretimin arttığı ve emekli ile memur maaşlarının gerçek enflasyona uygun şekilde artırıldığı bir ülkede tablo çok daha farklı olurdu. Ancak şu an ne konut kredisi faiz oranları olması gereken seviyelerde ne de kredi miktarları yeterli. Bu şartlar altında vatandaşın elindeki tek seçenek, parasını mevduatta tutmak” ifadelerinde bulundu.

WEN Gayrimenkul Ofis Direktörü Fatih Çiftçi, Merkez Bankası’nın faiz indirimi sonrasında ofise gelen müşteri sayısında herhangi bir artış yaşanmadığına dikkat çekti. Piyasanın şu anda çok durgun olduğunu ifade eden Çiftçi, “Genel olarak talep, hâlihazırda oturmak amacıyla konut arayanlardan geliyor. Yatırım amaçlı alımlarda ise belirgin bir hareketlilik söz konusu değil” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM

Tarihte Bugün