Geçen hafta gül bitkisi için budama başlığını aralamıştık. En önemli noktayı tekrarlayalım. Önce gülünüz yediveren bir cins midir, bunu bilmemiz şarttır? İkincisi ise bir gül bitkisi budandıktan sonra çıkan dalların üzerinden bir ilkbahar geçmeden çiçek vermelerini beklemeyin.

Daha anlaşılır kılmak için ana başlıkları özetlemek gerekiyor. Yoksa aslında iş çok basit. Basit ve tek sefer açan bir gülünüz varsa sonbaharda, Ekim, Kasım aylarında temizlik budaması yaptıktan sonra kesinlikle bir hastalık ya da kuruma yoksa gülü budamıyoruz. Ne zamana kadar? Ta ilkbahar sonu yaz başında çiçek açıp da o çiçek solana kadar. Sabırsız olanlarımız erken davranıp 2025 yazında büyüyen yeni dalları budayanlarımız varsa, bilsin ki 2026 yılında o dallarda çiçeklenme olmayacaktır. Gül ağacı ancak 1 mevsim önce büyümüş dallarda çiçek açar.
Bunların yanında yediveren güllere bakarsak, biliyorsunuz bu çeşit güller dalgalar halinde Temmuz başından, Eylül ayına kadar açar. Sizin her çiçek dalgasından sonra solan çiçekleri, hemen çiçeklerin altından ilk göz üzerinden, ilkelere uygun olarak kesmeniz durumunda daha kompakt bir bitkiniz olacaktır. İşte yediveren güller yazın çiçek açacakları için bu kış sonunda, diğer deyişle 15 Şubat ile 15 Mart arasında budama yapmanız durumunda Haziran ayına kadar, baharda büyüyecek dallarda goncaları göreceksiniz.

Doğal olarak yediveren güllerde de sonbaharda ölü, kuru dalları Ekim ve Kasım aylarında temizledikten sonra kış budamalarını düşünebilirsiniz. Anlayacağınız yediveren güllerde sonbahar ve kış budamaları; tek sefer açan güllerde ise sonbahar ve yaz budamaları önemlidir. Burada bir ayrıntıyı bahsetmeden geçmeyelim. Kış budaması tarihi için, en değişmez kerteriz noktası altınçanak bitkisidir. Altınçanak (Forsythia) goncalarının sarı uçlarını görür görmez budamalara başlayabilirsiniz.
Soğuk bölgelerde daha sonra temizlenmek üzere, sonbahar temizliğinden sonra güllerin köklerini kompost ve kuru yapraklarla doldurarak hafif tepecikler yapabilirsiniz. Bunun yanında özellikle mantar hastalıklarından korunmak için tüm dökülen yaprakları toplamanızı öneriyoruz. Hazır mantar enfeksiyonlarından söz açmışken, bitkilerin ortasını açmayı böylece hava dolaşımını rahatlatmayı unutmayalım. Budamalar sırasında elimizden geldiğince dışa bakan gözlerin üzerinden kesim yaparak bitkinin dışa doğru büyümelerini sağlamalıyız.

Yazımızın sonuna yaklaşıyoruz. Her yazıdan sonra gerek e-iletilerle, gerek WhatsApp ile okuyucu soruları oluyor. Birkaç hafta önce sayfamızın destekçilerinden Vecdi Türk, bize yumak haline gelmiş bir çalı- gül ağacı fotoğrafı yolladı. Aynı yazının altında da bu bitkiye neler yapılabileceğini “gül obur ve azmış, dallar yamuluyor ne yapayım” diye sordu?
Yapılabilecek işleri şöyle özetleyebiliriz:
1) Önce kuru dalları diplerinden kesin.
2) Bitkinin orta bölgesini elden geldiğince budayarak açın. İç bölgelerde bir serçe ya da kızıl gerdanın dolaşabileceği hale getirin. Ayrıca birbirlerini çaprazlayan dalları da budayın.
3) Uzamış dalları 3. ya da 5. ( hatta 7.) gözden budayabilirsiniz.
4) Yere uzanacak ya da kırılacak dalları da diplerinden keserek atabilirsiniz.

Ayrıca Fadime hocamız da bazı güllerinin hala çiçek verdiğini nasıl budayacağını soruyor. Gayet basit. Dengeli bir büyüme varsa budamaları Mart sonuna kadar yapabilir. Nasıl olsa gülü bir süre sonra uyku sürecine girecektir. Sağolsun çiçeklerinin fotoğrafını da bize göndermiş.
Gazetedeki fotoğraflara gelirsek Ayşegül İshakoğlu’nun Okyanusya kıtasından fotoğraf yolladığını yazmıştık. Bu hafta kırmızı bir “kanguru ayağını” (Anigozanthos flavidus) sizinle paylaşıyoruz. Hülya Ünver ise cesaretin ve zerafetin üst boyutunun doğadaki simgesi olarak harika bir kardelen fotoğrafı yollamış. Çorbada tuzu olan herkese teşekkür ediyoruz.
Keyifli Bahçeler…
