Çarşamba, Şubat 11, 2026
spot_img

Günleriniz otomatik pilotta gibi geçiyorsa işlevsel donmaya dikkat!

İşlevsel donmanın, bireyin günlük yaşamını sürdürebilmesine rağmen ortaya çıkan süreğen bir stres hâli olduğunu belirten uzmanlar, kişinin bu süreçte içsel olarak kopuk, donuk ve regülasyonu bozulmuş hissettiğini söyledi

İşlevsel donmanın, bireyin günlük yaşamını devam ettirmesiyle beraber ortaya çıkan sürekli bir stres hâli olduğunu belirten uzmanlar, kişinin bu süreçte içsel olarak kopuk, donuk ve regülasyonu bozulmuş hissettiğini dile getirdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, işlevsel donmanın ne olduğu, kronik stres ve sinir sistemi ile ilişkisi ile belirtileri hakkında bilgi verdi. Kişinin donuk ve kopuk olmasının travmatik yaşantılarla ilişkili olabileceği gibi modern yaşamın getirdiği dijital yük, belirsizlik ve yüksek beklentilerle de tetiklenebileceğini vurgulayan Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “İşlevsel donma, akut ve geçici bir donma tepkisinden farklı olarak süreğen bir hâli tanımlar. Günler otomatik pilotta geçiyormuş gibi yaşanır; başlanmış işleri sürdürmek görece kolayken yeni başlangıçlar zorlayıcıdır” dedi. 

Depresyon ve tükenmişliğe benzese de temel farkın işlevsellik düzeyi olduğunu aktaran Aytop, işlevsel donmanın bu nedenle çoğu zaman fark edilmediğine dikkat çekti. Sorunun motivasyon eksikliği değil, sinir sisteminin aşırı yük altında olması olduğunu ifade eden Aytop, ‘daha çok çabalamak’ yaklaşımının durumu ağırlaştırabileceğini dile getirdi.


Dış işlevsellik korunurken içsel regülasyon bozuluyor!

İşlevsel donmanın, bireyin dış dünyadaki sorumluluklarını sürdürebilmesine rağmen içsel denge ve regülasyonunun bozulduğu; zihin, duygu ve beden arasındaki entegrasyonun zayıfladığı, iyilik hâlinin askıya alındığı bir durum olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu hâl, travmatik bir deneyimle ilişkili olabileceği gibi travma dışı, kronik stres temelli de gelişebilir. Kişi günlük işlevselliğini korur ancak içsel olarak donukluk, kopukluk ve otomatik pilotta yaşama hissi yaşar” dedi.

Stresin, bireyin bedensel ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden uyaranlar karşısında ortaya çıkan zihinsel, duygusal, fiziksel ve davranışsal tepkilerin bütünü olduğunu hatırlatan Aytop, “Hans Selye’ye göre stres, bedenin değişim talebidir; stresörü izleyen bu tepkiler uyum sağlamaya yöneliktir. Bedenin stresle başa çıkma kapasitesi allostaz olarak tanımlanır. Ancak stres kronikleştiğinde allostatik yük birikir ve bu durum fiziksel ve psikolojik yıpranmaya yol açar” diye konuştu. 


“İşlevsel donma, süreğen bir hâli tanımlar”

Akut stres durumlarında beyin ve beden alarm sisteminin devreye girdiğini aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Kortizol, adrenalin ve noradrenalin salınımı artar ve ‘savaş, kaç, donma ya da ödün verme’ tepkileri ortaya çıkar. Donma tepkisi, başlangıçtaki yüksek uyarılmanın ardından sinir sisteminin aktivasyonu belirgin biçimde azaltmasıyla oluşur. Hareket, duygu ve düşünce yavaşlar; dikkat dağılır, bedende ağırlık ve uyuşma hissi ön plana çıkar.” dedi.


“Bazı bireylerde alarm sistemi kapanmaz”

Travmanın gerçek ya da tehdit edilen ölüm, ciddi yaralanma veya cinsel şiddete maruz kalma durumlarını kapsadığını kaydeden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Travmatik yaşantılar tek seferlik, kronik veya karmaşık biçimde ortaya çıkabilir. Travma sonrası belirtiler, olayın kendisinden çok beynin ve bedenin verdiği stres yanıtlarıyla ilişkilidir” dedi. Bazı bireylerde bu alarm sisteminin tehdit ortadan kalksa bile kapanmadığına; stresin kronikleştiğine ve işlevsel donmanın bu süreçte ortaya çıkabilen durumlardan biri hâline geldiğine işaret eden Aytop, bu tablonun depresyon ve travma ile ilişkili bozukluklarla birlikte ya da bağımsız olarak görülebildiğini aktardı.

İşlevsel donmaya çözüm!

İşlevsel donma fark edildiğinde, daha çok zorlamak yerine regülasyonu yeniden inşa etmek gerektiğinin altını çizen Aytop, sözlerini şöyle tamamladı: “Topraklama, farkındalık, nazik fiziksel aktivite, ekran ve stres yükünü azaltma, sosyal destek ve gerektiğinde profesyonel yardım, sinir sisteminin güvenliğe yeniden dönmesini destekler. Psikolojik destek, bireyin içsel kaynaklarını güçlendirmesine, regülasyon becerilerini geliştirmesine ve travmatik ya da kronik stres deneyimlerini güvenli bir bağlamda işlemesine olanak tanır. Bu süreç yalnızca belirtileri hafifletmekle kalmaz; kişinin kendisiyle, ilişkileriyle ve yaşamıyla yeniden temas kurmasını sağlayarak travma sonrası büyümeyi mümkün kılar.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM