SEREN KARAŞAHİN
Lotus Çiçekçilik sahibi ve EGİAD Fahri Üyesi Vakkas İnik, bireysel çiçek tüketiminde azalma olduğunu kaydetti. Türkiye’de çiçek kültürünün oturmadığını belirten İnik, özel günlerde artan çiçek talebinin fiyatları yukarıya çektiğini dile getirdi
İzmir’de çiçekçilik sektöründe 31 yıldır faaliyet gösteren Lotus Çiçeklik’in sahibi EGİAD Fahri Üyesi Vakkas İnik, TİCARET Gazetesi’ne çiçekçilik sektörünün sorunlarını, talepleri ve beklentilerini anlattı. İzmir’in Alsancak semtindeki dükkanında 2004 yılından beri çiçekçiliğe devam eden Vakkas İnik, toplumda çiçek tüketiminde azalma meydana geldiğini gözlemlediğini ve bu durumun ekonomik durumla ilgili olduğunu dile getirdi. Çiçekçilik sektörüne adım attığı dönemle günümüzü kıyaslayan İnik, çiçekçilik anlayışındaki değişimi anlattı. Çiçek satın alımlarında düşüşler olduğunu kaydeden İnik, “İnsanların kişisel çiçek tüketiminde azalmalar var. Bu da Türkiye’nin ekonomik politikasından dolayı insanların ekonomisinin zayıflamasından kaynaklanıyor. Aslında insanlar kültürel olarak daha iyi düzeylere geliyorlar. Kendileri için çiçeği daha iyi tüketmeleri gerekiyor. Çiçek, maddi imkanları olmadığı zaman, insanların ilgisini kestiği bir ürün” dedi.
Çiçekçinin umudu 2026’nın ikinci yarısında
Çiçekçiler, 2025 yılında maliyetlerin artmasıyla zorlandı. 2026’dan umutlu bekleyiş sürüyor. Bu yılın geçen yıldan daha iyi geçeceğini beklediklerinin altını çizen İnik, “2026’yı 2025’ten daha olumlu düşünmek istiyorum. Bu yılın 6’ncı ayından sonra ekonomik olarak daha rahatlayabileceğimizi düşünüyorum. Temennimiz bu yönde. Türkiye rahatladığı zaman bu durum bize de yansır” ifadelerini kullandı.
İşletmelerin giderlerinin çiçek fiyatlarını etkilediğini vurgulayan İnik, bir dükkânın maliyetinin içinde çeşitli giderlerin yer aldığını söyledi. Çiçek tüketiminin özel günlerde tavan yaptığını, dolayısıyla da bu durumun fiyatları yukarı yönlü etkilediğini vurgulayan İnik, “İşletmelerin personel gideri, dükkân kirası, elektrik-su faturası ve soğuk hava deposunun maliyeti gibi gider kalemleri olduğu için bunlar fiyatı direkt etkiliyor. Sirkülasyon olsa bireyin aldığı çiçek başına düşen işletme gideri azalır. Bu da dolaylı olarak insanların cebinde kalır. Sadece özel günlerde çiçek kullanıldığı için çiçek fiyatları mecburen yukarıya doğru çıkıyor” diye konuştu.

“İnsanlar ilk çiçekten kaçıyor”
Satışları değerlendiren İnik, çiçekçi esnafının ekonomik olarak zorlandığını dile getirdi. Türk ekonomisinin zorlandığı dönemlerde vatandaşların çiçeği lüks olarak görmesinden ötürü ilk elden çıkarılacak ürünün çiçek olduğu düşüncesinin yerleştiğini vurgulayan İnik, “Ekonomik olarak zorlanıyoruz. Ülkede ekonomik sorun varsa bize de o sorunlar otomatik olarak yansıyor. Yansımasının sebeplerinden biri de Türkiye’deki algı. Çiçek zevke giriyor. Zevke hitap ettiği için de insanlar ilk olarak çiçekten kaçıyor. Parasını çiçeğe harcamıyor” ifadelerini kullandı.
Çiçeğin kendisine göre lüks tüketim olmadığını ifade eden İnik, “Benim bakış açıma göre çiçek lüks değil. Çiçek insanların ruhunu doyuran bir ürün. İnsanların ruhunun doyurmaya da ihtiyacı var. Bu da çiçeklerle mümkün. Çok uygun fiyatlara da çiçek alınabilir, özellikle mevsim çiçekleri. İnsanlar isterlerse çiçek içinde bir bütçe ayırabilirler” diye konuştu.
“Çiçek kültürü planlama getirebilir”
14 Şubat Sevgililer Günü gibi özel günlerde çiçek fiyatlarında bir artış eğilimi olmasını çiçek kültürünün olmamasıyla bağdaştıran İnik, “Özel günlerde çiçeğe talep çok oluyor. Talep ne kadar çoğalırsa fiyatlar o düzeyde artıyor. Özel günlerin çok handikabı var. Bizim kâr marjımız çok düşük. Masraflar artıyor. Normal günkü kadar biz para kazanamıyoruz. Özel gün demek daha çok mesai, daha çok sirkülasyon, daha çok risk demek. Aslında bizim ülkemizde çiçek kültürü olsa ve her gün çiçek tüketilse, ona göre bir üretim planlaması yapılır. Çiçek her zaman alınacağı için daha da uygun fiyatlara insanlara sunulur. Haftanın belirli günleri çiçek alınabilse fiyatlar yarı yarıya düşebilir” dedi. Satılamayan çiçeklerin ömrünün kısa olduğunu söyleyen İnik, beklenen satışın tutmaması halinde zarar edebileceklerini dile getirdi.

Çiçekçide kalifiye eleman açığı
Öte yandan çiçekçilerin nitelikli eleman sorunundan da bahseden İnik, çiçekçilerin sanat gözüyle bakabilen ve el becerisi olan kişilerle çalışmasının sektörün önünü açacağını dile getirdi. Sektörün yetişmiş eleman problemi olduğunu aktaran İnik, “Eleman konusunda sıkıntılarımız var. Sektörde yetişen eleman yok. Eğitim olarak da tercih edilmiyor. Sanat okullarında çiçekçilik kolu gibi uygulamalar yapılabilir. Bu meslek, herkesin yapabileceği bir iş değil, uygun insanların seçilmesi gerekiyor. El becerisi isteyen bir meslek. Resim çizme yeteneği olmayan, görsel yeteneği olmayanların yapabileceği bir iş değil” diye konuştu. İnik ayrıca İzmir’de çiçekçi ustaların sayısının azaldığı bilgisini verdi. Önceden usta çırak ilişkisiyle eleman yetiştirildiğini söyleyen İnik, günümüzde üniversitelerin etkisiyle kişilerin temelden yetişerek dükkanlarda eğitilmediğini dile getirdi.
Çalışma saatlerinin uzunluğundan bahseden İnik, günde ortalama 11 saat dükkânın açık kaldığını ve bu konuda bir değişiklik olması gerektiğini söyledi. Mesai saatlerinin kısalabileceğini veya vardiyalı sisteme geçilebileceğini ifade eden İnik, vardiyalı sistemde zor geçinen çiçekçinin maliyeti kaldıramayacağını dolayısıyla mesai saatlerinde düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
“İhracat için destek şart”
İnik, çiçek ihracatında Türkiye’deki üreticinin destek alması gerektiğini de dile getirdi. Antalya bölgesinin ihracata yönelik çiçek yetiştirmede daha profesyonel olduğunu söyleyen İnik, “İhracat için üreticinin maddi olarak desteklenmesi gerekiyor. Türkiye’de maalesef bu konuda çok destek yok. Destek olmadan ihracat çok zor” dedi. Hollanda’da üreticilere iyi destekler verildiğine değinen İnik, söz konusu ülkede bu işi profesyonelce yaptıklarını söyledi.
Seyyar ile eşit koşul talebi: “En büyük sorunumuz haksız rekabet”
İnik, sokaklarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin seyyar tezgâh izni verdiği çiçekçilerin, dükkân sahibi olan çiçekçilerle eşit koşulda yarışmadığını dile getirdi. Alsancak’taki dükkân kiralarının çok yüksek olduğunu söyleyen İnik, “Belediyeler, yer tahsis edilen çiçekçileri rakibimiz pozisyonuna getiriyor. Dükkânın dört bir yanında seyyar çiçekçi var. Belirli bir yerde toplanabilirler, insanlar da onlardan ürün almak istiyorsa onların ayağına gidebilir. İzmir’in en güzel yerlerine yüksek bedelli dükkân kiraları ödenirken, bedavaya yakın hizmet veriyorlar. En büyük sorunumuz haksız rekabet. Seyyarların bu kadar göz önünde olması rahatsız edici” bilgisini verdi.

